YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
1 Eylül ve Lozan’da çizilen sınır
01 Eylül 2014 09:22

23 Nisan 1920’de açılan Meclis için hep “yeni” derler, “ilk Meclis” diye söz ederler.

Oysa Osmanlı’nın Meclis-i Mebusan’ıdır, Ankara’da açılan o ilk Meclis.

Meclis-i Mebusan İstanbul’da son toplantısında “Misak-ı Milli” sınırlarını çizmiş, “bu topraklardan geri adım atılmayacağını” ilan etmişti. O yüzden 1920’nin Mart ayında işgal kuvvetleri İngilizler tarafından çalışmasına son verildi.

O Meclis’in Ankara’ya gelebilen mebusları ile Ankara’da Meclis toplandı.

Eksik kalan milletvekillerinin yerine başta Mustafa Kemal olmak üzere yenileri seçildi.

O Meclis’in hedefiydi Misak-ı Milli sınırlarını korumak. Suriye’nin kuzeyi, Dicle boyunca Irak’taki Musul vilayeti o sınırların içindeydi.

O ilk Meclis Türk’ü, Kürt’ü, Ermeni’yi, Rum’u, Arap’ı, Arnavut’u, Boşnak’ı içinde barındırıyordu.

Osmanlı’da var olan herkes o Meclis’te var idi. Milli Kurtuluş mücadelesini o Meclis verdi.

Lozan anlaşması imzalanmadan önce o ilk Meclis dağıtıldı. Yapılan seçimlerde ikinci Meclis kuruldu.

İkincisi birinci Meclis’ten çok farklıydı.

Lozan’da dayatılan sınırları kabul etmek durumunda kaldı.

Misak-ı Milli sınırları Lozan’da çizilenler değildi.

Lozan sadece toprak sınırlarını belirlemedi.

Daha tehlikeli olan bir şey yaptı.

Zihinleri sınırladı.

Türkiye’yi yöneten insanların zihin dünyasına ket vurdu.

“Zinhar” dedi, “çizilen sınırların dışında kalan şeyleri düşünme. Yasak.”

Mübadele; bizler Balkanları, Bosna’yı, Rumeli’yi, Ege Adaları’nı düşünmeyelim diye yapıldı.

“Bak” denildi, “oralarda neyin var neyin yok ise getirdik. Unut oraları.”

Bize acımızı bile unutturdular.

Yetmedi, “Doğu ile” dediler ilgilenmeyin “Biz sizi Avrupa’nın bir parçası yapacağız.”

Önce Hilafeti kaldırdılar... İslam Ümmeti ile milletin bağı kesildi...

Ardından “şapka” devrimi yaptılar. “Fes size eskiyi hatırlatıyor, şapka ile Batı’yı hatırlayın” talimatıydı bu.

Yetmedi... Alfabeyi değiştiriverdiler.

Sadece İslam Ümmeti ile değil tüm geçmişimizle, tarihimizle bağımız kesildi.

Ermeni ve Rum’dan sonra Kürt’ü de yok sayma dönemi başladı.

Laiklik, din özgürlüğü değil İslam’ın özgürce yaşanmasının önüne konulan bir engel olarak uygulandı.

Serbest Kalan Zihin Dünyası

Lozan sonrası başlayan bu gidiş, ikinci dünya harbinden sonra “Soğuk Savaş” ile iyice pekiştirildi.

Gladio-NATO düzeni zihinlere bir kat daha sınır çekti.

Suriye hattına döşenen mayınlar ve örülen tel örgü ile bize ne söylenmek isteniyordu?

Şimdi “Yeni Türkiye ne” diye soruyorlar.

Yeni Türkiye Suriye sınırındaki mayınların sökülmesi, tel örgülerin kaldırılmasıdır.

Yeni Türkiye zihin dünyamızın esaretten kurtuluşudur.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması Lozan’da kafamızın içine örülen tel örgülerin kaldırılmasıdır.

Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan olması Türkiye’nin, Lozan’da çizilen sınırın dışında ne bıraktı ise onunla haşır neşir olmasıdır.

1 Eylül 1914 Osmanlı’yı tasfiye eden savaşın başladığı gündür.

O mağlubiyet Lozan’da zihnimize sınır çizilmesi ile sonuçlandı.

1 Eylül 2014’te Meclis’te okunan program Lozan’da zihnimize konulan hududun kaldırıldığının ilanıdır.

Bu 100 yıl sonra gerçekleşen zihin ihtilalidir.

Ruhumuza, beynimize, tarihimize, kültürümüze, aşkımıza, bu millete artık hudut konulamaz.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Pentagon ve CIA’ye verilen sınırsız operasyon izni 24.03.2017Terör koridorunu açamayanlar 100 binlik ordu kuruyor! 22.03.2017ABD durmuyor... Cami bombalıyor, YPG’ye helikopter veriyor 20.03.2017İki fotoğraf: Masada üç Komutan... Arabada bir Bakan 17.03.2017Türkiye elindeki “etkili silahı” ne zaman kullanmalı? 15.03.2017Osmanlı; Doğu’da kazanmadan Batı’da sefere çıkmazdı 13.03.2017Barzani ve Rojava Peşmergesinin önü açılıyor 10.03.2017Almanya ABD’nin yerine ne zaman Ankara’ya düşman oldu? 08.03.2017Erdoğan’ın Almanya tepkisine Bahçeli’den gelen destek 06.03.2017ABD askeri PKK/YPG için ölür zannedenler! 03.03.2017Menbiç’te “Hendek Kazan” 500 ABD Askeri 01.03.2017Mehmetçik El Bab’a girdi ABD her yere silah yığdı 27.02.2017AK Parti’nin “evet” sloganı “Geleceğe cüret et” 24.02.2017ABD Rusya’yı sarıyor, İsrail Suriye’yi vuruyor, PYD ilerliyor 22.02.2017Türkiye yola nasıl devam edecek? Batı mı, bölge ülkeleri mi? 20.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
11:52
 // kir yaser
Cok tesekürler Celal bey cok gec kalmis
Tarihi belgeleri bilgilere bu nesillere aktarmaniza.devamini diler
Kaleminizin kuvvet kaybetmemesi dileklerimle...
02 Eylül 2014 11:52
supersiniz
 // nursena
siz oldukca bizler daha cok bilgi edinecegiz . cok tesekkurler...
01 Eylül 2014 12:23