YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bünyamin Ertekin
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Tasavvuf ile alakalı sorulara cevaplar ( Röportaj )
10 Kasım 2017 13:33

Kıymetli okurlar bu haftaki konumuz gönül dünyamıza hitap ediyor. Konumuz  “Tasavvuf”  ve bu konu ile alakalı Araştırmacı Yazar Sayın Bülent Civan Bey ile bir söyleşimiz oldu. Tasavvuf ile alakalı birçok  soruya cevap bulabileceğiniz bu söyleşiyi istifadenize sunuyorum.

Bünyamin Ertekin Bülent Bey öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Bülent Civan 1966 Tokat doğumluyum. Medeniyet tasavvuru ile ilgili çalışmalar yapmaya gayret ediyorum. Bu hususta müşterek çalışmalar yapıyoruz. Muhtelif dergilerde medeniyet merkezli yazılar yazıyorum. İslam medeniyetinin irfan mecrası olan, tasavvufa özel ilgi duyuyorum. Yayına hazır iki adet kitabım bulunmaktadır.

Bünyamin Ertekin Tasavvuf nedir? Nasıl bir anlam ifade eder? Tasavvuf denilince aklımıza

ne gelmeli?

bunyamin-ertekin2.jpg

Bülent Civan  Tasavvufun, sufiler tarafından çeşitli tanımları yapılmıştır. Bu tanımlar birbirini dışlayan tanımlar değildir. Hepsi bir bütünün farklı buudlarıdır. Her bir tanım tarif edenin kendi idrak zaviyesinden yapılmıştır diyebiliriz. Genel anlamıyla tasavvufu tarif edecek olursak, tasavvuf güzel ahlak demektir. Tasavvufi terbiyede bulunan tüm usuller, buna misal verecek olursak; zikir, rabıta, hatme, riyazet vb. hususların hepsinin meyvesi kişide güzel ahlakı ortaya çıkarmak içindir. Efendimiz (A.S) ‘’ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.”buyuruyor. Büyük şahsiyetlerin tanımı başta olmak üzere, tasavvufun zihnimde ki karşılığını, Al-i İmran suresi 31.ayeti kerime ile anlatmaya gayret edeyim.”(Resulüm) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” Evet; Ayet-i kerimede, kim muhabbetullaha talip ise bana uysun, yani benim yolumda sülük etsin, ilerlesin ki, Allah’ta onu sevsin ve günahlarını bağışlasın buyruluyor. Kısaca; mesele onun ahlakını kuşanmak için, kalbin tasfiyesi ve nefsin tezkiyesi olarak mevzuyu hülasa etmiş olalım.

bunyamin-ertekin1.jpg

Bünyamin Ertekin Efendim tasavvuf bir yolculuk mudur?

 

Bülent Civan  Evet; tasavvufu bir yolculuk olarak da tarif edebiliriz. Bir rehberin refakatinde Allah ve Resulüne doğru bir yolculuk… Büyükler ne demişler:”önce refik, sonra tarik”  olarak ifade etmişler. Tasavvuf klasiklerinde okuduğum bir ifade vardır. Mürşit “ babullahtır” deniliyor; yani Allah (c.c) gidecek yolda mürşit bir kapı gibidir anlamında kullanılıyor. Kapıdan ne yapılır, geçilir… Asıl maksada vasıl olmak için mürşit refakatinde manevi bir yolculuğa çıkılır.,Efendimiz (S.A.V) ahlakını kuşanarak,Onun  kalbine doğru bir yolculuğa çıkılır.Maksat; Allah’ın rızasını tahsil etmektir.Mekke’nin fethi ile fiziki anlamda hicret sona ermiştir;fakat manevi hicret yani yolculuk, kıyamete kadar devam edecektir. Kehf Suresinde, Hz.Musa (A.S) ile Hz. Hızır’ın buluşarak yola çıkmaları, mevzunun idraki anlamında oldukça manidardır.

Bünyamin Ertekin Tasavvuf ile alakalı şüphesi olan Kalplerin mutmain olması için sormak istiyorum Tasavvufun kaynağı nedir? Asr-ı Saadette tasavvuf var mıdır?

Bülent Civan  Tasavvufun kaynağı, Kur’an ve Sünnettir. Bunun dışında bulunan her bir iddia tasavvuf değildir; aynı zamanda batıldır. Tasavvuf bir ilim mecrasıdır… Tüm ilim mecralarında olduğu gibi Nübüvvete dayanır. İslam’da bilginin kaynağı Nübüvvettir. Felsefi ifadesi ile söyleyecek olursak, İslam epistemolojisi Nübüvvete dayanır; Vahyi Nübüvvet vesilesi ile öğreniyor ve tatbik ediyoruz. Kısaca söyleyecek olursak, tasavvuf; Allah Resulünün batınından neşet etmiştir. Ona dayanmayan hiçbir ilim hakikate vasıl olamaz.

Bu konuda Cibril (a.s) hadisi olarak bilinen hadis meşhurdur. Cibrili Eminin Efendimiz (S.A.V) sorduğu, iman nedir, İslam nedir, ihsan nedir sorularıyla devam eden hadis ehli tarafından tefsir edildiğinde, iman nedir sorusu, kelam ilmine İslam nedir sorusu fıkıh ilmi ve şeriat ilimlerine, ihsan nedir sorusuna verilen cevabında tasavvuf ilmine tekabül ettiği ifade edilmiştir. Bu soruların hepsi İslam’ın bütününe şamil sorulardır.

Tasavvufun kaynağını açıkladıktan sonra, Asr-ı Saadette tasavvuf var mı sorunuza geçeyim. Allah Resulü (A.S) İslam’ın mutlak müderrisidir. Sahabe-i Kiram efendilerimiz de mutlak talebedir. İslam’ı öncelikle Sahabe-i Kiram hazaratı tatbik etmiştir.

Sahabenin her biri Efendimizin her halini hayata geçirme, tatbik etme gayreti içerisinde olmuşlar. İsim olarak tasavvuf mefhumu geçmese de Saadet asrında tasavvuf ilmi yaşanır bir halde mevcuttu. Züht hayatı olarak ta söylenebilir. Sonraki asırlarda tasavvuf ve müesses hali olan tarikatlar olarak da mevcudiyetlerini sürdürmeye devam etmişlerdir.

Bünyamin Ertekin   Günümüzde bazı kimseler Tasavvufun kaynağını yabancı kültürlere dayama gayreti içine girmişler. Tasavvuf’u Yunan mitolojisi, Hint Mistizmi ile birlikte değerlendiriyorlar ve hatta çok üzücü ki tasavvufa ayrı bir din gözüyle bakanlar bile var.Konuyu  bu yönünü bize biraz açar mısınız?

Bülent Civan Biraz öncede beyan ettiğimiz gibi Kur’an ve Sünnete dayanmayan,kaynağını başka yerlerde arayan hiçbir tanım,İslam tasavvuf ilmi değildir.Tasavvufun ölçüsü Şeriattır.Yunan mitolojisi olsun,Hint mistizmi olsun,bu kavramlar bizim bilgi evrenimize ait mefhumlar değildir.İslam bilgi evreninin dışında bulunan kavramlar ile tasavvufa bakmak,zihni evrenimizin ne derece, başta batı uygarlığı olmak üzere, başka bilgi evrenlerinin kavramları tarafından istila edildiğinin bir göstergesidir.Tasavvufa ayrı bir din gözüyle bakanların hiçbir dayanağı olamaz.Dayanak olarak bir şeyler söylemiş olsalar bile,söyledikleri İslam dininin dışındadır.

Asırlardır devam eden tasavvuf geleneğini görmemek zır cahillikten başka bir şey değildir.Şu husus kesinlikle bilinmelidir ki tasavvuf Kur’an ve Sünnetin içselleştirilmesinden başka bir şey değildir.İslam’ı hakkıyla tatbik etmenin önünde engel olan nefs terbiye edilir, kalpte tasfiye edilerek Allah’tan gayrı kalpte ne varsa çıkartılır.Tasavvuf bu şekilde İslam’ı en derunu bir usulde yaşamaktır.

Bünyamin Ertekin    Dört hak mezhebin imamlarının tasavvufla ilişkisi ne idi? Onların bu husustaki görüşlerinden bahseder misiniz?

Bülent Civan  Dört büyük imamın hayatları tetkik edildiğinde, dördününde züht hayatı yaşadıklarını görürsünüz. İçtihat sahibi müçtehit olmalarına rağmen, züht sahibi sofilerle görüştüklerini de kaynaklardan öğreniyoruz. Bu hususta İmam Gazali Hz. Nakleder: İmam Şafi r.a soruyorlar: Şeyban-i Rai’nin yanına gidiyorsun? Onda ne buluyorsun? İmam cevap verir: o benim bilmediklerimi biliyor. Buradan tasavvuf ilmini anlıyoruz. İmam Şafi ki müçtehit… Bu günkü anlamıyla bir tarikat dersi mi aldılar mı onu bilemiyorum. Şu husus unutulmamalı:”Bilmiyorsanız ehli zikir olan ilim sahiplerinden sorun”emri ilahisine uyarak sorma nezaketini göstermişlerdir. Ayrıca İmam-ı Azamın, Cafer-i Sadık ile ilgili sözleri de  malumdur. Son iki senem olmasaydı Numan helakteydi sözleri de meşhurdur. Bunlar bize büyük İmamların kendileri takva sahipleri olmalarına rağmen, züht ehli bilinen sufiler ile de münasebetlerinin olduğunu göstermektedir.

Bünyamin Ertekin internete girip arama yaptığınızda çok farklı Tasavvuf tanımı ile karşılaşıyoruz her birine tasavvuf olarak inanacak olup da İşimiz var Bu konu çok önemli Bunu bize açıklarsanız sevinirim

Bülent Civan  Yaşadığımız çağ kaos çağıdır. Bilgi kirlenmesinin yoğun olarak yaşandığı bir zaman dilimindeyiz. İslam’ın bilgi evreninin, dağıldığı bir dönemdeyiz. Kadimde olduğu gibi bilgi gümrüklerimiz yok. Onun için, internette olan her bilgiye itibar etmemek gerekir. Tasavvufla ilgili yazılmış, birçok nitelikli eser mevcut. Günümüzde tasavvufun tanımından başlayarak anlatan eserlere ulaşmak gerekir. Araştıran kişi dert ehli ise derdini dert edinirse bir türlü bu eserlere ulaşır.

 

Yazarın Önceki Yazıları
İzmir için 92 yıl sonra Tarihi bir an! 20.10.2017Kadim Tekkelerde Muharrem Ayı ve Aşure 13.10.2017Sahabeye (Ra) Dil Uzatmanın Tehlikesi 05.10.2017Aşure Günü ve Gecesi Neler Yapmalı? 29.09.2017"Göç, Suriyeliler ve Entegrasyon" Çalıştayı 26.09.2017Roman Çalıştayından İzlenimler 07.09.2017İmam Hatip tanıtım programı yapılması zoruna gidenlere! 05.09.2017İzmir de Narko Terör Çalıştayı ve Sonuç Bildirimi 22.08.2017Ülkemiz de Tarikatlar ve Cemaatler Birliği Kurulmalı 08.08.2017Gönül Erleri Sayesinde Uyuşturucudan Kurtulan Genç ( Röportaj ) 31.07.2017Uyuşturucu İle Mücadele Eden Gönül Erleri (Röportaj) 15.07.2017Ülkemiz Kimyasal Saldırı Altında 03.07.2017Şeker Bayramı Değil! Ramazan Bayramı 24.06.2017Haydi, İzmir Kadir Gecesi Konak Meydanına 17.06.2017Bir Roman Şeyh Şaban Hoca 27.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // Kürşat
Allah razı olsun reis çok güzel...
12 Kasım 2017 22:03
 // Emrah GÖKKAYA
güzel ve verimli bir söyleşi olmuş Bülent bey ve size verdiğiniz kıymetli bilgiler için teşekkür ederim hocam...
11 Kasım 2017 01:05