YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bünyamin Ertekin
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Ramazan ayında Türbe ziyaretlerine dikkat!
06 Temmuz 2015 09:17

Ramazan ayının gelmesi ile yoğunlaşan manevi atmosferin etkisi ile insanlarımız dini mekânlara yapılan ziyaretlerini sıklaştırırlar. Genelde bu ziyaretler ülkemizde Allah (cc) Peygamberlerinin,  Allah (cc) dostlarının, Din-i Mübin-i İslam uğruna şehit olanların türbelerine yapılır. Halkımızın bu konuya ilgisi muhabbeti öylesine ziyadedir ki! Bu mekânlardan iftar saatlerinde canlı televizyon programları dahi yapılır. Konya'da Hz. Mevlana’ya, İstanbul'da Eyüp Sultan Hazretlerine, Ankara'da Hacı Bayram Veli Hazretlerine, Bursa'da Emir Sultan Hazretlerine, kısacası uzaklık yakınlık gözetmeksizin, ülkemizin dört bir tarafına türbe ziyaretleri yapılır.

Peki, Ramazan ayında insanımız hangi amaçla, akın akın türbeleri ziyaret ederler? İlk bakıldığında ziyarete gelen insanların birçoğu iş bulma, eş bulma, ev alma, araba alma, sınav kazanma ve sınıf geçme vb gibi amaçlarla bu mekânlara geldiği kanaati hâsıl olur. Ancak bizim insanımız Allah (cc) ‘in sevgilerine karşı her zaman muhabbetlidir, Evliya'ya saygılıdır. O yüzden bu ziyaretleri sadece dünyevi beklentilerden mütevvelit olarak görmemek gerekir. Kalplerde saklananı bilen Allah (cc) dir. O yüzden bilmeden yorum yapmak karşımızdakilerle helalleşmeyi gerektirir.

'Bu ziyaretlerin dinimize göre bir sakıncası var mı' diye soracak olursak, ölümü hatırlamanın, ölümden ibret almanın, ahreti ve kişinin kendi ölümünü düşünmesi için, kabirleri ziyaret etmek sünnet olduğu bilgisi çıkar önümüze. Ayrıca İslâm âlimleri ve büyük mutasavvıflara göre Peygamber Efendimiz (sav), diğer peygamberler (as), ashabı-ı kiram (ra), Allah dostu Evliyaların (ks), şehitlerin kabirlerinin ziyaret edilmesinde bir sakınca olmadığı aksine faydalar hâsıl olduğu aktarılmaktadır.

Yapılan türbe ziyaretlerinde nasıl davranmak gerekir? Süleyman Hilmi Tunahan Hazetleri buyuruyor ki “ Ariflerin ölümü gafillerin gözünden kaybolmak içindir” müminler ölmez; onlar için ölüm, mekân değiştirmekten ibarettir. Allah’ın sevgili kulları, fani dünyadan ayrıldılar diye, onun katındaki itibar ve değerlerinden bir şey kaybetmezler. Öyle ise, bizlerin de huzuruna gidilen zat-ı muhterem sağ iken nasıl saygı duyuluyorsa aynı hürmetle ziyaret etmemiz gerekmektedir. Huzura gelindiğinde önce sünnet üzere "Esselâmü aleyküm ey bu diyarın mü'min ve Müslüman halkı! Biz de inşallah sizlere kavuşacağız. Allah'tan kendimize ve sizlere afiyet dileriz." diye selam verilir, ardından vakti olanlar Yasin-i şerif okuyabilirler. Vakit çok müsait değil ise 1 Fatiha 11 İhlâsı şerif okunması zatın ruhuna hediye edilmesi efdaldir. Ancak unutulmamalıdır ki! türbe ziyaretinde;

·        Para atılmaz.

·        Adak adanmaz.

·        Mum yakılmaz ve mum yakmak suretiyle dileklerde bulunulmaz.

·        Mezar taşına ve türbe demirlerine el-yüz sürülmez, kabir öpülmez.

·        Türbe yakınlarındaki ağaçlara iplikler, bezler, paçavralar, çaput lar bağlanmaz.

·        Taş, para yapıştırılmaz.

·        Türbelerin içinde yatılmaz

·        Yiyecek bırakılmaz.

·        Eğilerek, emekleyerek girilmez

·        Türbe ve yatır etrafında dönülmek sureti ile kabir etrafında tavaf edilmez.

·        Türbelerin yanında kurban kesilmez.

 

Bu gibi haller asla İslami bir davranış değildir. O yüzden bu gibi davranışlardan uzak durmak gerekmektedir.

oruc-baba.jpg

Bu vesile ile türbe ziyaretine gitmek isteyen kardeşlerimize de üzülerek hatırlatmak isterim ki! Halkımızda türbe ziyaretleri sırasında farklı inanışlar ve bir takım bidatler göze çarpmaktadır. İlk bakışta Rahmani gibi gözüken bu ziyaretler, dikkat edilmez ise insanı şirke kadar götürebillir “ Ben falan türbeye gittim, Ben falan zatı ziyaret ettim, falan babanın kabrine gittim ve bana çocuk verdi, eş verdi, iş verdi… vb kelimeler” çok tehlikelidir. Unutulmamalıdır ki! Alemlerin sahibi olan Allah (cc) hazretlerinin her şeye gücü yeter. Büyük mutasavvıf Gavsul Azam Seyyid Ahmet Er Rufai Hazretleri El Burhan mueyyed adlı eserde bu tehlikeye dikkat çekmekte ve aynen şu şekilde buyurmaktadır.

“Hak tealanın kulları olan Evliya’dan yârdım isterseniz, sakın görülecek yardımı onların verdiğine inanmayınız! Çünkü böyle bir itikad şirke girer. Ne var ki, evliyalar Cenab-ı Hakk’ın muhabbetine mazhar olduklarından, istenilecek her şey onların yüzü suyu hürmetine, Cenab-ı Hak’dan istenir. Çünkü verecek olan Allah (cc) dır  başkası değildir...”

Değerli okurlar, sonuç olarak bahsi geçen maneviyat büyükleri maddeten vefat etmiş olsalar da manen diridirler. Hayattayken onları ziyaret ne kadar faydalı ise, vefatlarından sonra da türbelerini ziyaret edip, ruhlarına Fatiha göndermek o kadar faydalıdır. Rabbim bizlere Dostlarınla dost olmayı, Düşmanlarına da düşman olmayı nasip etsin. ÂMİN 

 

Yazarın Önceki Yazıları
Hikmet ve Muhittin kardeşler 10.03.2016İsrail yakın gelecekte bölünüyor 29.02.201614 Şubat Ahlaksızlığı Yayma Günü 12.02.2016Haydi Konak Belediyesi Yapabilirsin… 05.02.2016İzmir'den tarihi ayıp! 26.01.2016Affet bizi Reyhan öğretmen! 23.01.2016Hastanelerde din görevlileri gerekliliği 2 'Serap Hanımın İbretlik Sonu' 18.01.2016Hastanelere Bir An Evvel Din Görevlisi İstiyoruz 11.01.2016Noel (Yılbaşı) kutlama tehlikesi 29.12.2015Menemen'de iftira atmışlardı şimdi artık iade-i itibarı zamanı 23.12.2015Bu işte bir HINZIR'lık var 24.08.2015Evliya olmak ister misiniz? 17.08.2015Bir Âlimin ölümü bir Âlemin ölümü gibidir. 11.08.2015İzmir gerçekten gavur mu? 03.08.2015Şeyh Küşteri Hz.leri ve Karagöz Oyunu 23.07.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
ilgi
 // seven
Allah razı olsun hayırlı iş yapalım derken bi de zora düşmemek lazım...
07 Temmuz 2015 Salı 13:39