YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bünyamin Ertekin
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Menemen'de iftira atmışlardı şimdi artık iade-i itibarı zamanı
23 Aralık 2015 09:23

Bugün yıl dönümünü yaşadığımız Menemen olaylarında türlü türlü iftiralara maruz bırakılan Esat Erbilî Hazretleri’nin I. Dünya Savaşında kaleme almış olduğu mektup bence iade-i itibar getirebilecek cinsten.

I. Dünya Savaşı'na 1914 senesi sonunda katılan Osmanlı Devleti’nin, cihad-ı ekber’i ilân etmesi meşâyih ve ulemayı ayağa kaldırmaya yetmişti. Esad Erbilî hazretleri vatan namına, kalemle birlikte kılıcı kuşanmaktan çekinmemişti.

Din adamlarını tasfiye eylem planı çerçevesinde “Menemen Olayları” sebep gösterilerek İstanbul Erenköy’deki evinden alınıp İzmir Menemen ilçesine getirilerek hakkında idam kararı verilen ancak 87 yaşında gözaltında iken basit bir zehirlenme vakası adı altında Şehit olan Esat Erbilî Efendi hazretlerinin başkanı olduğu “Cem’iyyet-i Sûfiyye” adlı bir kurum var idi. Bu kurum vasıtası ile bir taraftan tekkelerin başına ehliyetli kimselerin görevlendirmesi için çalışıyordu, bir taraftan da “Tasavvuf” ve “Beyan-ül Hak” gibi mecmualarda tasavvuf içerikli yazılar yazmaya devam ediyordu.

Ayrıca Esat Efendi’nin başkanı olduğu kurum adına da yazdığı bir mektubatı vardı. Mektubat’ın 28. sayfasında tarikat mensuplarını açıkça cihada davet ediyordu. Evet, yanlış okumadınız! Menemen olayları sebep gösterilerek “Vatan Hainliği!” ile suçlanan bu mübarek insan, tüm Tarikat mensuplarını Allah yolunda vatan savunmasına davet ediyordu.

İlgili davet, adı geçen Mektubatın Hicri 1340 (1921-1922) senesinde basılan nüshasında, yer almaktadır ve Ehl-i Tarikatın hepsini kılıç kuşanmaya davet etmektedir. Zira vatan zor durumdadır. Her ne kadar mürit ve müridanın, derviş ve dervişanın işleri ilim ile irfan ile meşgul olmak olsa bile, elleri kalem tutmaya, dilleri mürekkep yalamaya alışkın ise de söz konusu olan vatandır. Zaten Hz Peygamberimiz Muhammed Mustafa (S.A.V) Hadis-i Şerifinde “Vatan Sevgisi İmandandır” buyurmuyor mu idi?

İşte bu bağlılıkla kaleme alınıp ardından kılıç kuşanılan Mektubatın 28. Sayfası;

Esat Erbilî’den:

“Cihâd-ı Ekber’e (En Büyük Cihada) Davet”

“Taraf-ı fakiranemden vaki olan davetten ve hürmete layık tasavvuf büyüklerini bugün, bu feyiz saçan camide toplamaktan maksadım, mukaddes cihat hakkında açıklanması lâzım gelen bir hakikatin ifâdesinden ibârettir.

Hepimizin mâlûmu olduğu üzere dîn-i mübîn-i İslâmın can düşmanı, dünya ve ahiret saadetimizin amansız düşmanı olan zorbaların, kurtuluşa ermiş İslâm ümmeti olan muazzam Osmanlı milletinin “Hafazanallâhu Teâlâ” (Allah korusun!) esas yıkımına ve bütün tevhit ehli müminlerin beka, sebat ve devamlılık kaynağı bulunan İslam’ın muazzam hilafetinin sancaklarına göz dikip iştah kabarttıkları dikkatten kaçmayan bir husustur. İşte bu fesat çıkaran maksada ve lanet olası gayelerine muvaffak olmak ve bu bozguncu fikirlerine dayanarak İslam beldelerine saçmış ve ciğergâhımıza kadar saplamış oldukları savaş ateşinin hüzün veren, bıktıran kıvılcımını söndürmek ve kindar sinelerindeki gurur pisliğini imha etmek, Hz. Hüda’nın (C.C) beğendiği halis niyetle yeryüzünün halifesi, iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı birbirinden ayırt eden, açıkça ortaya koyan dinin koruyucusu, dindar, beğenilen padişahımız efendimiz hazretlerinin adet haline gelmiş isabetli iradeleriyle cihat emrinin dünyaya yayılması ferman buyrulmuştur.

“Yâ eyyühellezîne âmenû etîullâhe ve etîurrasül ve üli’l-emri minküm [Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin, sizden olan ülü’l-emre de. Nisa 4/59]” âyet-i kerîmesinin yüce hükümleri uyulması cihetinde mevcut tevhid ehline farz ve lâzım olduğu gibi büyük peygamberler aleyhimü’s-selâm efendilerimiz hazretlerinin mirasçısı olmak gibi bir meziyet ve fazileti hâiz olan, yine peygamberliğine sığınılacak Hz Muhammed aleyhi’s-salatü ve’s-selam efendimizin yüce eserine; sözce ve fiilce ve halce uymakla şereflenmiş bulunan bütün tasavvuf büyükleri ve ulemaya itaat etmek borcumuzdur. Ve özellikle insanları irşad ederek doğru yola ileten ve ders veren tarîkatdaşlarımızın ve âlemde yerleşmiş, saygın umum din karındaşlarımızın, işbu en büyük cihada iştirak ettiklerini güzel bir şekilde işitmek de şükür ve iftihar etmemize sebep olmuştur.

Buna ek olarak, Konya vilâyetinde hoş kokusuyla medfun bulunan, gerçeğe ulaşmış olan âriflerin en büyüğü, tevhid ehlinin imamı Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (Allah onu ve onun sırrını aziz ve mübârek etsin ve yolunda gidenlerin nefislerinde ve kalplerinde onun faydalarını daim kılsın) hazretlerinin şerefli merkez tekkesinde postnişîn bulunan [Veled] Çelebi Efendi hazretleri dahi kendi yönetiminde olduğu hâlde yüce Mevlevi tarikatı mensuplarından ve sevenlerinden oluşturdukları gönüllü tabura katılmak niyetiyle Dersaadet (Huzur Şehri İstanbul) civarındaki Mevlevi büyükleri ve dedelerinin ve diğer değerli tarikat şeyhlerinin ve dervişlerinin yüce şeyhlik makamı tarafından celb ve davet buyrularak icrâ-yı nasihatlar ve teşviklerle vilayet valisi tarafından gelen istek yazısı bildirilmiş olduğundan Dersaadet ve değişik bölgelerinde bulunan kerem sahibi şeyhler ve dervişlerin dahi işbu büyük cihâd emrine ve mukaddes gazaya hemen süratle katılmaları yaratılışları gereğidir. Adı geçen istek bildirimi, bu hususta davet meclisimize havale edilmiş ve bütün şeyh efendilerin de haberdar edilmeleri uygun görülmüştür.

Allah yolunda cihad Kur’anın birçok yüce ayetleri ve Hazret-i Peygamberin (ASM) hadis-i şerifleriyle kesin ve sabit bir hüküm olarak yücelik, meziyet, üstünlük ve kutsallık açısından temin edeceği ahiret saadeti ve selameti hakkında enine boyuna bahsetmek, hazır bulunan muhterem zatlara karşı fazla ve belki de ma’lûmu i’lâm kabîlinden görünür.

Geçen maruzatımıza daha fazla bir şey ilâve etmek varsa o da şerîat-ı garrâ-yı Ahmediyye ve tarîkat-i garrâ-yı Muhammediyyemizin cihâd hakkındaki dâvetlerine güçleri olup Allah rızası için ve ihlâsla, saf ve temiz bir şekilde Allah rızasını hedef alarak icâbet edecek olan zatların isimlerinin kaydettirilmesiyle gönderilme şeklinin tahdîd ve tayîn edileceğinden ibârettir.

Arzu buyuran şahıslar önümüzdeki Cumartesi gününden itibaren hemen davet meclisimize mürâcaatta bulunmaları hâlisâne tavsiye ve beyân olunur. 29 Aralık 1914”

Menemen’deki olay ile hiçbir alakası olmadığı halde idam cezası alan ancak ilerleyen yaşından dolayı cezası infaz edilemeyen Esat Erbilî Hazretleri 4 Mart 1931’de gece vakti zehirlenme sonucu vefat eder. Ölüsünden bile korktukları için naşı ailesine teslim edilmez. Menemen’de defnedilir. Kabrinin yerinin gizli olduğu söylense de bilen bilir. Kabri olayların yaşandığı yıllarda cezaevi olan alana sonradan yapılan Safa Camii’nde Kütüphane gibi gözüken ve üzerinde aslında sanduka olması gerekir iken bir masanın altındadır.

Şimdi soruyorum size, bir milletin var oluş mücadelesinde ilerlemiş yaşına rağmen ön saflarda koşturan, mürekkebi şehidin kanından daha değerli olan büyük bir âlime reva mıdır bu yapılanlar? Yaşı ilerlediği için asamayıp zehirlendi süsü ile kimsenin görmediği bir çukura gömüp onu unutturacağınızı mı zannettiniz? Bilakis, siz yaptığınız bu amelle ona cennetin sekiz kapısını sonuna kadar araladınız, ancak kendinize de ateşten döşekler hazırladınız!

Netice itibari ile diyorum ki, bu ayrılık son bulsun! Sadece bilenler değil, artık her vatandaş bu güzide ecdadının kabrini saygı ile Fatihalar ile ziyaret etsin. Bunun için Nakşibendî Tarikat-ı Halidiye Kolu Şeyhi Esat Erbilî’den resmen özür dilenip “İade-i İtibar” yapılsın kabr-i şeriflerinin yeri resmen ilan edilsin ve kabrinin bulunduğu yere sonraki nesillere bu üzücü olayı unutturmamak adına büyük bir Cami yapılsın. Mübareğin yaşantısına uygun İslami ilimlerin okunduğu bir medrese ya da İslami İlimler Fakültesinin bir şubesi açılsın ve hasretle geçen yıllara inat görkemli bir türbe inşa edilsin.

Yazarın Önceki Yazıları
Bir Roman Şeyh Şaban Hoca 27.04.2017Tarikatlar ve İslami Gruplar için Referandum İmtihanı 11.04.2017Receb-i Şerif ve Üç Aylar 05.04.2017Vefatının yıldönümü anısına Bediüzzaman 25.03.2017İdrar Kokulu Pis Avrupa 15.03.2017Ehl-i sünnet dışı düşüncelerin akıbeti 06.03.2017Ehl-i Sünnet İslam’ın bilgi evrenidir 27.02.2017Büyük taaruz 13.02.2017Haydi STK'lar Büyük Kuşatmaya Karşı Evet Platformlarına 03.02.2017Büyük Kuşatma 24.01.2017Hikmet ve Muhittin kardeşler 10.03.2016İsrail yakın gelecekte bölünüyor 29.02.201614 Şubat Ahlaksızlığı Yayma Günü 12.02.2016Haydi Konak Belediyesi Yapabilirsin… 05.02.2016İzmir'den tarihi ayıp! 26.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
dervişi
 // kalenderi
kardeşim sağ ol yerinde bir tespit bende dört gözle bekliyorum iade itibarı...
23 Aralık 2015 Çarşamba 19:23
inşaAllah
 // Kafkasyalı
İnşaAllah böyle mühim bir vazife şu anki hükümetimize nasip olur.Geçmişte yapılan bir takım yanlış şeylerin düzeltilmesi dileğiyle......
23 Aralık 2015 Çarşamba 13:46