YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bünyamin Ertekin
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İsrail yakın gelecekte bölünüyor
29 Şubat 2016 14:37

Kıymetli okurlar, bugünkü konumuz İsrail siyasi ve sosyal hayatı üzerinde ağırlıklarını gittikçe daha fazla hissettirmeye başlayan hatta İsrail toplumunu cinnet geçirtecek hale getiren ve nüfusu 7 milyona yaklaşan İsrail'de 1 milyonluk bölümü temsil eden ultra dindar Yahudiler ya da bilinen adı ile Haredi Yahudilerinin durumu hakkındadır.

Peki, bu Haredi Yahudileri kimdir?

Tevrat'ın kurallarını en keskin detaylarına kadar uygulayarak yasamaya çalışan ve genelde siyah/beyaz takım elbiselerle dolaşan, başlarında siyah şapkalar ve şapkanın yanlarından sarkan lüle saçlarıyla ( lüle lüle saçların anlamı ise “o lülelerden tutulup cennete atılacakları” inanışıdır ) tanınan ve kadınların erkeklerden ayrı oturmalarını isteyen evli olan bayanların başları kapalı olan Ultra-Ortodoks Yahudilerdir onlar… Haredi Yahudileri Tevrat'ın hem şekil, hem de ruh olarak hiçbir şekilde değiştirilemeyeceğini ve hükümlerinin zaman aşımına uğramayacağını savunduklarından dolayı Harediler, kutsal kitaplarındaki her emri harfiyen uygulama derdindedirler. Harediler kendilerini Yahudi inancının özüne gerçekten bağlı tek grup olarak görmektedirler. Kendi aralarında iki ana gruba ve onların da dallarına ayrılırlar. Bu gruplar Hasidim ve Litaim diye de adlandırılır.

Siyonistler, yüzyıl boyunca dünya Yahudilerinin yaklaşık yarısını Filistin'e yerleştirmek için büyük çaba sarf etti. İsrail'in taşıma sistemle dünyanın dört bir yanından kendine “Vatandaş” getirmesinden dolayı İsrail’in toplumsal dokusu oldukça dayanıksız ilmeklerle örülü bir vaziyettedir. Laik-dindar çatışması ile artık Yahudi sınıflar arasındaki nefret ve gerilim, İsrail'in gizleyemediği zayıf noktası haline gelmiştir.

Siyonist İsrail’e göre Harediler günden güne büyük bir sosyal problem haline gelmektedir!
Siyonist Laiklere göre çok daha hızlı bir nüfus artışına sahip olan Harediler, İsrail nüfusunun yaklaşık yüzde 15’ini oluşturmaktadır. Mevcut doğum oranları göz önünde bulundurulduğunda 2033 yılında İsrail nüfusunun % 28’i Harediler’den oluşacaktır. Günümüzden 50 yıl sonra ise Harediler % 53’lük bir kesime sahip olurken, laik Yahudiler ise nüfusun ancak % 27’sine sahip olacaktır. Günümüz dünyasında ise 1.3 ila 1.5 milyon Haredi bulunmakta ve en yoğun olarak ABD’nin New York şehrinde Brooklyn bölgesinde de yaşam sürmektedirler. Yüksek doğum oranları ve dindışı evlenmenin yasak olmasıyla Harediler’in sayılarının hızla artacağına ise kesin gözü ile bakılmaktadır. İstatistiklere göre bir Haredi kadın ortalama olarak yaşamı boyunca 6, 7 çocuk doğurmaktadır.

Din ve devlet işlerinin ayrı yürütüldüğü yönetim anlayışını reddeden ve diğer toplumlardan uzak bir hayat yaşayan Haredi Yahudileri, orduda askerlik yapmayı “Bize Tevrat’ta Böyle Emredilmedi” diyerek reddetmektedirler. Harediler’in özellikle erkekleri hiçbir işte çalışmamaktadır. Çalışmaktan kaçınarak sadece sahip oldukları çocuklara yapılan devlet yardımlarıyla geçinmeleri ekonomik anlamda da Siyonist İsrail’i darboğaza sokmaktadır. İsrail ordusunun Harediler yüzünden oluşan asker sayısındaki açıkla birlikte, Harediler’in çalışmaması yüzünden işgücü açığı çok ciddi bir toplumsal rahatsızlık oluşturmaktadır.

Harediler kadınlarla erkeklerin aynı toplu ulaşım araçlarını kullanmasına kesinlikle karşı çıkmaktadırlar. Uçaklarda ve otobüslerde kadınlar ve erkeklerin yan yana oturmasına karşı tepki göstermektedirler. İsrail'de Harediler için kadınların ve erkeklerin otobüsün ayrı ayrı bölümlerini kullandığı (erkekler önde, kadınlar arkada) özel hatlar bulunmaktadır. Harediler’in okullarında ise kız ve erkek öğrenciler ayrı olarak 21 yaşına kadar dini eğitim almaktadırlar. Bu durum ülkedeki laikleri çıldırtmaktadır. İsrail’de gün yoktur ki Harediler’in bu kurallarından dolayı Laiklik yanlıları ile birbirine girmesinler. Bu kavgalar günlük rutin denecek hale gelmiştir.

Ülkede Haredi Yahudilerinden en çok “Siyonist” düşünceye sahip olanlar rahatsız olmaktadır. Harediler’i “Büyük İsrail Devleti ” önünde en büyük engel olarak görmektedirler. Siyonistler Harediler’i hiç çalışmadıkları halde bir düzine çocuk yaptıkları, sadece devlet yardımıyla geçindikleri, akıllı olmadıkları, orduya katılmadıklarından dolayı “asalak ve parazit” olarak nitelendirirler. Bunun da ötesinde bir işe başvurduklarında, toplumdaki önyargılardan dolayı Harediler daima işe alınacak son adaylar olmaktadır. Hemen hemen tüm işverenler Harediler’in kesinlikle tembel ve beceriksiz olduklarına inanmaktadırlar.

Aslında reel olarak bakmak gerekirse zaten Harediler Siyonistlerin aksine toplum içerisinde son derece barışçıl olarak göze çarpmaktadır. Olabildiğince kendilerine ait mahallelerde yaşayan, başka toplumların inançlarına karışmayan ve mümkün olan seviyede karşılıklı hoşgörüye bağlı kalarak yaşamaya çalışmaktadırlar. İp zaten burada kopuyor Harediler Siyonistlere benzemediklerinden dolayı pek çok İsrailli’ye göre çok büyük bir iç tehdit olarak algılanıyor. Laik-Dindar ayrışması, İsrail’in zayıf noktasını beslediği için Siyonistler adına en ciddi toplumsal tehlikedir. 

Siyonistler güç kaybı olmasın diye ayrışmayı gizliyorlar

Harediler’in az evvel anlattığımız dinsel bakışları ve yaşantıları, Yahudi gruplar arasındaki ayrışmayı ve düşmanlığı derinleştirdiği de açık bir gerçektir. Siyonistlerin Filistin’de yaptığı katliamlar hep gündemde olduğu için iki farklı Yahudi grubu arasında yıllardır devam eden gerilim dış dünya tarafından pek de fark edilememektedir. Bu sayede Siyonistler İsrail toplumunun hep birlik beraberlik içinde olduğu görüntüsünü ustalıkla vermeye devam etmektedir. Ancak bugüne kadar işe yaramış görünen bu strateji bence artık çökmüştür. Haredi toplumu ekonomik ve askeri düzene entegre edilemediği sürece İsrail’in iç güvenlik adına ciddi bir açık ortaya çıkacak ve bununla beraber diğer Yahudi gruplar ile Harediler arasındaki çatışmalar artarak ilerleyecektir. 

Siyonistler karşı Haredilere destek

Gizli elleri ile ülkemizdeki ve İslam âlemindeki etnik ve mezhepsel unsurları kışkırtarak ümmet-i Muhammedi karıştırmaya çalışan Siyonist İsrail’e karşı biz de onların başının belası olan, çalışmadan İsrail devletinden geçinen ve böylelikle Siyonist İsrail devletinin kanını emip zayıflatan, askerlik yapmayarak askeri açığa neden olan ve böylelikle farkında olmadan olası Müslüman kayıplarının azalmasına vesile olan Harediler’i destekleyelim. Hatta Harediler’e İsrail’de ayrı bir toprak versinler. İsrail’i bölsünler yada İsrail  Harediler’e kalsın! Harediler’in İnsan hakları çiğnenmesin! Yaşasın Harediler için Özgürlük!!!

Öyle değil mi, “Kısasa Kısas” “Sev beni seveyim seni” Bu ayrışma bence daha da körüklenmelidir, bu yara kaşınmalı iltihaplanmalı ve kangren haline gelmeli ve netice ile bu vücut çökmelidir. Sonuçta bir habis urdan, bir virüsten bahsediyoruz. Masum çoluk çocuk ne varsa öldürmekten lezzet alan Cehennem odunlarından bahsediyoruz. İnşallah, bu Siyonist katillerin ustalıkla yaptıkları planlarla dahi engelleyemedikleri büyük ayrışmalar ve yırtılmaların yaşanacağı günleri bekliyoruz! Terörist devlete karşı sabırsızız, ancak metanetle bekliyoruz. İnanıyoruz ki, alınan mazlumların âhı elbette aheste aheste çıkacaktır.

Yazarın Önceki Yazıları
Kadim Tekkelerde Muharrem Ayı ve Aşure 13.10.2017Sahabeye (Ra) Dil Uzatmanın Tehlikesi 05.10.2017Aşure Günü ve Gecesi Neler Yapmalı? 29.09.2017"Göç, Suriyeliler ve Entegrasyon" Çalıştayı 26.09.2017Roman Çalıştayından İzlenimler 07.09.2017İmam Hatip tanıtım programı yapılması zoruna gidenlere! 05.09.2017İzmir de Narko Terör Çalıştayı ve Sonuç Bildirimi 22.08.2017Ülkemiz de Tarikatlar ve Cemaatler Birliği Kurulmalı 08.08.2017Gönül Erleri Sayesinde Uyuşturucudan Kurtulan Genç ( Röportaj ) 31.07.2017Uyuşturucu İle Mücadele Eden Gönül Erleri (Röportaj) 15.07.2017Ülkemiz Kimyasal Saldırı Altında 03.07.2017Şeker Bayramı Değil! Ramazan Bayramı 24.06.2017Haydi, İzmir Kadir Gecesi Konak Meydanına 17.06.2017Bir Roman Şeyh Şaban Hoca 27.04.2017Tarikatlar ve İslami Gruplar için Referandum İmtihanı 11.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
sesi
 // vicdanin
Sabi yavrularin ahi yerde kalmaz elbet cikacak bir gun ...
09 Mart 2016 Çarşamba 05:25
 // İlhan
İnşallah kardeşim. Enkısa zamanda kahrolurlar....
07 Mart 2016 11:20
Sabra ve Şatilla
 // Mehmet Uğur
Kıymetli yazar, elinize yüreğinize sağlık...
18 Eylül 1982’de Sabra ve Şatilla kampında, ardında şişmiş cesetler, tecavüz edilmiş, işkenceye uğramış ve sonra da katledilmiş kadınlar ve bebekler bırakan bir kasap olan Ariel Şaron'u yeri gelmişken nefret ve lanetle anıyorum... Bu katil geberdiğinde başsağlığı ve taziye veren FETÖ'yü Allah'a havale ediyorum.. Kimin ne olduğunu ve kimlere hizmet ettiğinin bilinmesi açısından bahsetmek istedim... Selamlar, Saygılar......
02 Mart 2016 Çarşamba 11:21