YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bünyamin Ertekin
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Hikmet ve Muhittin kardeşler
10 Mart 2016 09:20

Bu yazımda sizlere iki özel insandan, Hikmet ve Muhittin Altunsoy isimli iki mübarek kardeşten bahis etmek istiyorum. Onlar vücutlarında yaklaşık 40 yıldır kendilerini kemiren sinir ucu hastalığına rağmen iki teslimiyet abidesi Allah ve resulünün güzel dostları…

Hastalıktan dolayı günden güne vücut fonksiyonları zayıflamasına rağmen şükür etmeye davam ediyorlar. Önce ayakları tutmaz oldu daha sonra elleri şimdi de gözleri ve hastalık son olarak konuşmalarını zayıflattı. Bunlar bir tarafa zaten kendileri de hastalıklarından bahsetmeyi hiç sevmiyorlar. Hastalığın ilerleyişine inat onlar sanki en sağlıklıdan daha sağlıklı imiş edasında, adeta hastalığıyla dalga geçercesine yokmuş gibi davranıyorlar.

Türkiye’nin hatta dünyanın birçok yerinden ziyaretçileri gelir, ziyaretçiler arasında bazen bir kanaat önderi ya da bir şeyh efendi, bazen devletimizin bir bakanı oluyor. Bazen ziyarete girmek için özellikle bayramlarda sizden öncekileri beklemek zorunda kalıyorsunuz. Bu yazıyı okuduktan sonra ziyaret ettiğinizde karşınızda her halleri ile Allah'a teslim olmuş kullar göreceksiniz. Ardından gördüğünüz manzara karşısında engelli olan onlar mı yoksa biz miyiz diye kendi kendinize soracaksınız. Çünkü onlar peygamber efendimizin (s.a.v) “Engellilerin, bu imtihanlarını sabırlı şekilde ve isyan etmeden yaşamaları halinde engelli olan uzuvlarına cennette kavuşacaklardır“ hadis-i şerifini iyi biliyorlar ve cennette şimdikinden daha sağlıklı olacaklarını bilmenin rahatlığı ile bu hallerinden hiç mi hiç şikayet etmiyorlar.

Engelli olmanın doğal olarak hayat içerisinde birtakım zorlukları bulunuyor. Ancak iddia ediyorum bu mübarekler Allah'ın ipine sarılarak tüm zorlukları yenmişler. Fiziksel engelin gerçek engel olmadığını, asıl engelin zihinlerde bulunduğunun en bariz örnekleri onlar. Fiziksel olarak engelli olsalar da azim ve gayretle çabalayanlar her türlü sonucu elde ederler. Bu güzel insanlar da evde durdukları yerde Allah, kul habibine ümmet olmak için çabalamışlar ve inanın başarılı olmuşlar. Başarılı olduklarını nereden biliyorum. Yüzlerine bir kez bakarsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Ve tabi ki Ayşe ana

Ayşe ana Hikmet ve Muhittin kardeşlerin öz anneleridir. 25 yıl önce eşi vefat etmiş O günden bu güne dişini tırnağına takarak evlatlarına hakkı ile bakmış bir anne o, onu anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır. Siz deyin fedakâr ben deyim cefakâr nasıl tanımlarım bilemiyorum ama her halde onu anlatacak en güzel ifade cennet anası demek olur herhalde. Kardeşlerin bütün bakımını ilerleyen yaşına rağmen Ayşe ana yapmaya devam ediyor. Ancak sadece yatırıp kaldırmakta zorluk çekiyor Onun da çaresi bulunmuş, şimdilerde rahmeti rahmana tevdi ettiğimiz bir büyüğümüz eve vinç yaptırmış Ayşe annede kardeşleri vinç yardımı ile yatırıp kaldırıyor.

Sohbet ve ilim meclisi sevdalıları

Hikmet ve muhittin kardeşleri evi adeta bir tekke gibi ama öyle bildiğiniz tekkelerden değil. Bu tekke ehlisünnet olan herkese açık, hemen hemen haftanın her günü bir grup, evde program yapıyor. Bazen günler çakışıyor, o zaman da program müştereken devam ediyor. Dünya Müslümanlarının hayal edipte başaramadığı birlik ve beraberlik Hikmet ve Muhittin kardeşin evinde gerçekleşiyor.

Namaz Aşıkları, namaz kılmayan adam

Bu güzel insanlardan bir arkadaşıma bahis etmiştim. Bir Ramazan günü o arkadaş da kardeşleri ziyaret etmek istedi, beraberce yanlarına geldik. Hikmet abi cemaat ile namaz kılmanın fazileti ile ilgili bir hadis-i şerif okudu ve ardından birlikte cemaat ile namaz kıldık. Ancak benim ile beraber ziyarete gelen arkadaşım namaz kılmadı bizi seyretti. Kardeşler cemaatle namazın faziletini bildiklerinden “biri gelsede namazı cemaatle kılsak “ diye hep gelecek bir kişinin yolunu gözlerler. Namazın ardından müsaade aldık ve kardeşlerin evinden ayrıldık. Dışarı çıkınca yanımdaki arkadaşım kıpkırmızı olmuştu ve dedi ki “ Abi bana yazıklar olsun sapa sağlam adamım elim ayağım tutuyor ancak bu abiler namaz kılar iken ben seyrettim, hayatımda bu kadar utandığımı hatırlamıyorum, çok utanıyorum. Bundan sonra namazlarımı kılacağım” dedi.

Dua Neferleri

Hikmet ve Muhittin abi derler ki! Cenab-ı Allah hiçbir şeyi öylesine yaratmamıştır.Her şeyin bir sebebi var görevi var. Bizim de görevimiz tutmayan ellerimizi açıp ümmeti Muhammed’e dua etmek, Allah bizleri ümmeti Muhammed’e dua edelim diye yaratmış.”

Kur'an Aşıkları

Elleri tutarken Kur'an-ı Kerim ellerinden hiç düşmezdi. Ellerinden sonra önlerine konulan Kur'an-ı okurlardı şimdi gözleri de görmez olunca ezberinde olanları okuyorlar ve bol bol Kur'an-ı Kerim dinliyorlar.

Gözleri görmüyor ancak gönülleri görüyor

Allah dostları, kişinin maddi gözü zayıf olsa bile, ihlasla muhabbetle Allah ve habibi edibi Hz. Muhammed Mustafa'yı sevdiği zaman kalp gözünün açık olabileceğinin altını çizmiştir. Çünkü Muhammed Mustafa'yı sevmek evliyalık kapılarının anahtarıdır.

Birin acıması

Bir gün bir ziyaretimiz esnasında yanımdaki arkadaş hayıflanarak yazık yazık dedi. Yıllardır tekerli sandalyede yatalak. Hikmet abi ona şu şekilde cevap verdi, "Kardeşim lütfen bize üzülmeyin. Bizim üzülecek bir şeyimiz yok. Allah bizden ayaklarımızı aldı ellerimizi aldı gözlerimizi aldı ama bize kadri kıymeti değeri yüksek öyle bir nimet verdi ki... O nimet kendine inanma nimetidir. İmandır biz sağlam olsa idikte imansız olsa dik ne olurdu halimiz. Aman kardeşim biz halimizden şikayetçi değiliz Allah imandan, Kur'an-ı Kerim den ayırmasın. Bu ev dolusu param olsa caddeler dolusu arabam olsa sağlımız yerinde olsa ama imanım olmasa ne olurdu halim. Ben halimden memnunum Allah’ım sana şükürler olsun. Ama illaki üzülmek istiyorsan dışarıda imandan özürlü o kadar insan var ki lütfen onlara üzül ve onlara dua et dedi.” Bu cevap karşısında mecliste bulunanların birçoğu gözyaşı döküyordu.

Evlerinden Emribil Maruf yapıyorlar

Hikmet abi yıllardır okuduğu eserlerden edindiği bilgi ile eve gelenlere, Muhittin abi de elleri sağlam iken kurduğu internet sitesi aracılığı ile aslında Cenab-ı Allah’n tüm müminlere emrettiği (Emribil Maruf Nehiyai Münker) iyiliği emrediyor kötülükten men ediyorlar.  

Günümüz ikiyüzlü, hilekâr, çıkarcı, menfaatperest insanlarından bunalmışken yaşamları boyunca her zaman ve her koşulda kişisel hırs ve çıkarları uğruna toplumsal çıkarları göz ardı eden vicdanı engelliler ile birlikte yan yana yaşar iken Hikmet abi, Muhittin Abi ve Cennet Anası Ayşe ana gibi insanların varlığı içimizi ferahlatıyor ve bize insan olduğumuzu hatırlatıyor. Öğle değil mi değerli okurlar? Allah, bu abilerimizi ve annemizi başımızdan eksik etmesin. 

Son olarak bu hafta kısmet olursa Umreye gidiyorum hakkınızı helal edin. Umre sonrası görüşmek üzere.

Yazarın Önceki Yazıları
İdrar Kokulu Pis Avrupa 15.03.2017Ehl-i sünnet dışı düşüncelerin akıbeti 06.03.2017Ehl-i Sünnet İslam’ın bilgi evrenidir 27.02.2017Büyük taaruz 13.02.2017Haydi STK'lar Büyük Kuşatmaya Karşı Evet Platformlarına 03.02.2017Büyük Kuşatma 24.01.2017İsrail yakın gelecekte bölünüyor 29.02.201614 Şubat Ahlaksızlığı Yayma Günü 12.02.2016Haydi Konak Belediyesi Yapabilirsin… 05.02.2016İzmir'den tarihi ayıp! 26.01.2016Affet bizi Reyhan öğretmen! 23.01.2016Hastanelerde din görevlileri gerekliliği 2 'Serap Hanımın İbretlik Sonu' 18.01.2016Hastanelere Bir An Evvel Din Görevlisi İstiyoruz 11.01.2016Noel (Yılbaşı) kutlama tehlikesi 29.12.2015Menemen'de iftira atmışlardı şimdi artık iade-i itibarı zamanı 23.12.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // Eneshan69
Allah razı olsun çok güzel bir yazı olmuş gönlümüzde olanları kaleme dökmüş duygularımızı dile getirmişsin ALLAH ahirette cemali gölgesinde bizleri bu dostlar ile beraber eylesin...
12 Mart 2016 22:05
 // nadiire koçak
Allah razi olsın...
10 Mart 2016 15:59
 // Aynur YILDIRIM.
Çok güzel bir paylaşım. Allah razı olsun. Umreniz, şimdiden hayırlı olsun .Rabbim yapacağınız duaları ve ibadetleri makbul eylesin....
10 Mart 2016 13:06