YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bünyamin Ertekin
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Hastanelere Bir An Evvel Din Görevlisi İstiyoruz
11 Ocak 2016 15:11

Kıymetli okurlarım, bu makaleyi geçirdiğim böbrek ameliyatı sonrası yattığım yataktan yazıyorum. İçinde bulunduğum halet-i rûhiyenin verdiği tesir ile böyle bir yazı yazma ihtiyacı duydum. 

Hastanelerde din görevlisi eksikliğini yıllardır toplumca hissettiğimiz ancak onca olumsuzluk içinde pek dile getirilmemiş bir sorundur. İnsanlar kendilerinin veya yakınlarının başlarına gelen hastalıklar karşısında en yakındaki hastanelere giderler. Hastalık ve musibet anları kişinin Allah'a en yakın olduğu anlardır.  

Allah'a düşmanlığından ağzını doldura doldura, salyaları aka aka Hz. Allah’ın varlığına ve birliğine inanmadıklarını dile getiren ateistler bile bırakın başına hastalık ve bir musibet gelmesini, ayağı ufacık bir taşa takılsın "Allah" der  ve Allah’a sığınır. Biz de ise 80 yıldır laiklik safsatasını dayatanlar (Batı dünyası ve İsrail) kendileri her fırsatta hastanelerinde papazlarıyla, hahamlarıyla kendi dini öğütlerini vermekte bir sakınca görmemekteler.

Mesela bir Yahudi veya Hıristiyan istedikleri anda hastanede bulunan kendi din görevlilerini çağırarak sözüm ona İncil ve Tevrat ayetlerinden okunmasını çok rahat isteyebilmektedirler. Söz konusu uygulamada hasta ve yakınlarıyla tek tek ya da grup halinde dini sohbet edilebilecek ofisler tahsis edilmektedir.

Hastalığın durumuna göre gerekirse kapalı devre televizyon sistemleri ile de dini sohbetler yapılabilmekte, hatta hastanenin kadrosunda görevli olan rahip ya da rahibeler, her sabah hastaları tek tek ziyaret edip dua ettikten sonra hasta şikâyetlerini başhemşireye ileterek hasta ve idare arasında köprü vazifesi görmektedirler.

Örneklerde aktardığım gibi bu program dünyanın çeşitli yerlerindeki hastanelerde, hasta ve yakınlarına moral-destek amacıyla istihdam edilen din görevlileri tarafından sorunsuzca devam etmektedir.

Ülkemizde ise Allah'a inancı tam, Rasulullah’a (S.A.V) muhabbeti ziyadesiyle fazla olan insanımız, maalesef en sıkıntılı zamanında, musibetlerin ve belaların en şiddetli olduğu hastalıkta bile hastanelerde bu en doğal dinî ve vicdanî hakkından mahrum bırakılmıştır. Neden bedenimizi doktorlarımız tedavi için uğraşırken bu musibetlerin, hastalığın en yoğun olduğu zamanda konu ile alakalı Kur'an-ı Kerim ayetleri ve Hz. Peygamberin (S.A.V) hadisleriyle içimizi rahatlatacak tabiri caiz ise “hastalara dini terapi” yaparak  ruhumuzu tedavi edecek kadrolu din görevlileri olmasın? Yine vefat anı yaklaşmış hastalarımız sekerat anında neden kaderine terk ediliyor? Ruhun bedenden ayrılacağı, şeytandan imanın kurtarma mücadelesinin verildiği o anda, neden bir kez dahi kelime-i tevhidi telkin edecek kimse bulunmamakta? Ya da hayatî riski çok fazla bir ameliyata girerken isteyen vatandaşlarımıza tövbe-istiğfar yaptıracak, imanını tazelendirecek bir din görevlisi neden bulunmamaktadır? Hastalarımız yattıkları odalarında neden elini ağzına götürmüş, sus işareti yapan hemşire resmine mahkûm ediliyorlar? Hâlbuki aşağıda sizlere aktaracağım hadisler levhalara yazılıp duvarlara asılsa olmaz mı?  Mevzuyla alakalı birkaç hadis-i şerif:

“Hasta insan sabrederse inlemesine sevap yazılır, sabretmez de isyan ederse sevaptan mahrum kalır.”(Ramuz el ehadis 517/6) 

“Hastanın iniltisi tesbih, feryadı Allah, Estağfurullah ve Lâ-ilahe-illallahtır.”

 “Hastanın nefesi sadaka, uyuması ibadet, bir yandan diğer yana dönmesi Allah’ın yolunda savaşan kulun cihadı gibidir.”

 “Allah Teâlâ hazretleri, meleklerine: ‘Kuluma sıhhatliyken işlediği amelin daha iyisini yazın’ buyuruyor.” 

“Allah Teâlâ kulunu sevdiğinde ona çeşitli belalar verir. Sabrederse onu korur, razı olursa Allah Teâlâ o kişiyi seçilmiş kullar arasına kaydeder.”

Şimdi kıymetli okurlar, canlar canı, gönüller sultanı Hz Peygamberimiz Muhammed Mustafa (S.A.V)’in güzel hadis-i şeriflerini okudunuz. Bir anlığına gözlerinizi kapatın ve bir hastane odasında inim inim inlediğinizi düşünün o anda yatağınızın karşısında asılı olan bu hadis-i şerifleri gördüğünüzde ne hissedersiniz? Tabi ki huzur ve rahatlık hissedersiniz. Kişinin psikolojisinin ve moralinin iyi olması hastalığın büyük bir kısmını yenmesi demektir.

Kişilik haklarıyla alakalı bu mühim uygulama aslında Ülkemizde 1995 yılında yürürlüğe girmiş, fakat mâlûmunuz olan bazı azgın azınlığın engelleme talepleri üzerine “laikliğe aykırı olduğu” gerekçesiyle durdurulmuştur! Ancak çok sevindiricidir ki, 2015 yılı Ocak ayı itibari ile Sağlık Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında hastanelerde manevi destek sunulmasına ilişkin protokol imzalandı. İnşallah, dünyanın çeşitli ülkelerindeki bu uygulamalar, şu an pilot bölge uygulaması aşamasında olsa da kısa bir zaman sonra yurdumuzun tamamında olacaktır. Zaten olması da elzemdir! Netice itibari ile buradan, pilot bölge uygulaması aşamasında olan hastanelerde din görevlisi uygulamasının bir an evvel tüm hastanelerde hayata geçmesini ve hastane duvarlarına yukarıda belirttiğim ayet ve hadislerden asılmasını Allah’ına cc kitabına Resulü Hz Muhammed Mustafa sav’e bağlı  milletimiz adına istiyoruz! Bu vesile ile İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Bölümünde başarılı bir şekilde ameliyatımı gerçekleştiren, işinin erbabı Doç. Dr. Tansu Değirmenci Bey’e teşekkür ediyorum, sağlıcakla kalın!

 

Yazarın Önceki Yazıları
Vefatının yıldönümü anısına Bediüzzaman 25.03.2017İdrar Kokulu Pis Avrupa 15.03.2017Ehl-i sünnet dışı düşüncelerin akıbeti 06.03.2017Ehl-i Sünnet İslam’ın bilgi evrenidir 27.02.2017Büyük taaruz 13.02.2017Haydi STK'lar Büyük Kuşatmaya Karşı Evet Platformlarına 03.02.2017Büyük Kuşatma 24.01.2017Hikmet ve Muhittin kardeşler 10.03.2016İsrail yakın gelecekte bölünüyor 29.02.201614 Şubat Ahlaksızlığı Yayma Günü 12.02.2016Haydi Konak Belediyesi Yapabilirsin… 05.02.2016İzmir'den tarihi ayıp! 26.01.2016Affet bizi Reyhan öğretmen! 23.01.2016Hastanelerde din görevlileri gerekliliği 2 'Serap Hanımın İbretlik Sonu' 18.01.2016Noel (Yılbaşı) kutlama tehlikesi 29.12.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Kişi
 // İstekli
Nerede o günler bakalım da görelim...
14 Ocak 2016 Perşembe 13:07
hastalar Allah desin
 // ali
Tamamen katılıyorum ...
11 Ocak 2016 Pazartesi 22:43
 // Melih Derinsu
Tamamen katılıyorum. Hatta Amerikan ordusunun her taburunda kadrolu bir din işleri subayı mevcut. TSK ise yıllardır din işleri subayı almamakta. Darısı başımıza....
11 Ocak 2016 17:33