YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
'Yeni Ankara' Yeni Türkiye
09 Ağustos 2008 14:07



Statüko serasında özenle üretilen, Washington suyu ve İsrail ilaçlarıyla büyütülen, yerli bahçıvanlar tarafından bakım, görüm ve ihtiyaçları karşılanan ve NATO tarafından pazarlanan korku siyaseti ile, devleti idare etmek isteyenler artık ortada. Gizlenecek ve saklanacak fazlaca bir yerleri kalmadı.


1957 yılından bu yana Türkiye’de derin faaliyetler yürüten Ergenekon, organize ettiği karanlık eylemleri yarım asır saklamayı başardı. Çünkü şimdiye kadar, kendisini çok geride tutup, vitrine koyduğu kontrollü örgütleri öne çıkararak halkı yanıltabiliyordu. Siyasi, ideolojik ve yapısal olarak birbirinden farklı ve hatta birbirinin düşmanı örgütler kullanılıyor ama bu örgütler yukarda aynı merkezden, tek elden yönetiliyordu. Örgütün militanları yukarda olup bitenden habersiz, kendi davasına hizmet ettiğini zannediyor, anacak gerçekte sadece farkına varmadan Ergenekon’a çalışmış oluyorlardı. Militanlar bilmiyor ama örgüt liderleri göbekten bağlı oldukları gerçek patronları biliyor ve bilerek onlara çalışıyorlardı.


Yarım asırdır bu kahpe oyunlarla on binlerce insanımızı katlettirdiler. Halen 47 bin civarında faili meçhul olay var. Yaralananlar, sakat kalanlar ve olayların maddi manevi mağduru olanlarla sayı milyonları aşmaktadır. Bütün bu karanlık olayların ülkemize verdiği siyasi, sosyal ve ekonomik zararların ise hesabı belli değil.


1 Mart tezkeresini reddi ertesinde Washington’un elinden kurtulan Türkiye, artık bir daha aynı tuzağa düşmemek için bir “Milli Mücadele” veriyor. Yarım asırdan fazla bu ülkeye ihanet eden derin teşkilatlardan hesap sormaya başlandı. Şimdi her şey çorap söküğü gibi açılıyor. Derin statükonun sahte kriterleri ise iskambil kağıdı misali art arda devriliyor. Milliyetçilik yerine maneviyatsız bir kavram olan “ulusalcılık” kavramını tercih eden kesimlerin öncüleri, topluma söyledikleri ve göstermeye çalıştıklarının aksine derin terör örgütleri ile iç içerler. PKK, Hizbullah, İBDA-C, TİT ve DHKP-C gibi örgütlerin Ergenekon’la bağlantıları Savcı Zekeriya Öz’ün hazırladığı ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin içinde tüm açıklığı ile dile getiriliyor.


Burada ulusalcılık anlayışını savunan herkesi bu derin ve ülkeye zararlı örgütlerle ilişkili görmek ise mümkün değil. Son derece iyi niyetli olarak, sadece kendi dünya görüşüne yakın gördüğü için ulusalcı çevreler içinde olanlar ayrı değerlendirilmelidir. Ülkede oluşturulan sanal tehlikeler sebebiyle korkuya ve endişeye düşerek kendisini ulusalcı anlayışa yakın gören önemli bir kesim aslında ne yazık ki yanıltılıyor. Bu kesimin hassasiyetleri istismar edilerek yönlendirilmeye çalışılıyor.


Türkiye’de aslında tam manasıyla bir savaş yaşanıyor. Bu bir demokrasi savaşıdır. Ancak bu savaşta bir tarafın elinde silah, diğer tarafın elinde de sandık ve kalem var. Birinci taraf son derce küçük ama silahlı oldukları için tehlikeli, ikinci taraf ise ülkenin kahir çoğunluğu olduğu ve inandığı için güçlü. Ergenekon iddianamesinin kabulü ile Türkiye’de yeni bir süreç başladı. Yürüttükleri örtülü savaşla millete rağmen, devlete sahip olmaya çalışanlar adaletin önünde hesap verecekler.


Bu yargılamanın neticesi ne olursa olsun, sürecin kendisi, sonuçtan daha önemlidir. Türkiye ve Dünya, bu süreci her bölümü birbirine bağlı arkası yarın dizisi gibi merakla takip edecek. Türkiye’nin gizli tarihi, ülkenin perde arkasından nasıl yönlendirildiği, halkın nasıl istismar edildiği, ne gibi siyasi, sosyal ve ekonomik kirli projeler yürütüldüğü tüm çıplaklığı ile ortaya çıkacaktır.


Suçlu sanılan masumlar, masum görünen katiller, kahraman zannedilen hainler ve hain zannedilen vatanperverler o zaman daha iyi anlaşılacak.


Anayasa Mahkemesi’nde sonucu beklenen Ak Parti’yi kapatma davasının açıklanması da Türkiye için önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Bu sonuç, ülkenin önemli kurumlarının eskisi gibi kolayca yönlendirilemeyeceğinin bariz bir göstergesi. Arzu ettikleri sonucu hiç çekinmeden “bu şekilde karar verilecek” diye açıklayanlar şimdi şaşkın durumdalar.


Bir taraftan kendi içinde tarihiyle yüzleşmeye ve hesaplaşmaya çalışan Türkiye, diğer taraftan da yeni bir dış politika vizyonu ile komşularıyla, çevresiyle ve Dünya ile ilgileniyor. Aslında köklerine dönmenin mücadelesini veriyor. Her ne kadar zor olsa da bu noktada tahmin edilenden çok daha hızlı bir gelişim trendi yaşanıyor. Türkiye, şu an, onu eteğinden tutup çekenlere rağmen dış siyasette mevcut başarılara muvaffak oluyorsa, prangalardan kurtulmuş bir Ankara’nın nelere kadir olabileceğini varın siz hesap edin.


Baştan aşağı anlatmaya çalıştığım gelişmeler hükümetin marifeti imiş gibi anlaşılıyor olabilir. Hemen ifade edelim tüm bu müspet gelişmeler, hükümetten önce devletin temel kurumları tarafından hazırlanıyor. Hükümet ise bu projelere sahip çıkarak uygulamaya çalışıyor. Aslında görünen ve zannedilenin aksine Ankara’da kurumlar arası ve kurumlar ile hükümet arasında tarihte az görünen oranda iyi bir mutabakat var. Kafaları karıştıran husus ise, kurumların içindeki muhalif kanatların, konumlarını kaybetme kaygısını çatışmaya dönüştürmelerinden kaynaklanıyor.


Şimdi Türkiye’nin önünde zor da olsa olumlu bir yol var. Son birkaç yıl içinde “Yeni Ankara” ciddi badireleri, büyük bir ustalıkla atlamayı başardı. Gerekli uyum devam ettiği müddetçe ülkemizin aşamayacağı bir engel yoktur.


30.07.2008

Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.