YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Vazifesi provokasyon olanlar
25 Şubat 2008 11:20
Türkiye ne zaman düzlüğe doğru çıkmaya başlasa, vazifesi provokasyon olanlar, bundan medet umanlar, bundan geçim sağlayanlar, bunlarla ülke yönetenler devreye girerler. Çünkü bu ülkenin çok zayıf olması istenmediği gibi uygun görülen gücün üstünde kuvvetlenmesi de istenmiyor. Her vakit iç ve dış müdahaleye açık ve bu müdahaleden sarsılacak şekilde tutulması isteniyor. Yani illa ki dışardan kontrol edilebilir vaziyette olması gerekiyor.
Türkiye'nin ABD'den bağımsız bir dış siyaset takip etmesi, bu ülkeye Irak Savaşı'nda istediği desteği vermemesi, Suriye konusunda milli menfaatlerini gözetmesi, İran konusunda yüz vermemesi, ABD'nin ve Avrupa'nın aforoz ettiği Hamas'la görüşmesi, İKÖ ve Türk Dünyası'na yönelik önemli projeler yürütmesi içerde ve dışarıda bazılarını çileden çıkarmaktadır.
Dışarıdakiler artık Türkiye'nin tamamen kendi kontrollerinden çıkmak üzere olduğundan hareketle şimdi neye mal olursa olsun bunu engellemek zorunda olduklarını düşünerek son barutlarını harcama çabasındalar. Son barutlarını diyorum, çünkü; artık gerçek ülkücüler kendilerini ve ideolojilerini başkalarına kullandırmıyorlar. Mutedil sol anlayış, Aleviler, Kürtler, dindarlar oyuna, provokasyona gelmiyorlar. Toplumun, ülkesini seven tüm kesimleri son zamanlarda Türkiye için Türkiye tarafında yerlerini almıştır. Bu birlik görüntüsü bazılarını rahatsız etmekte ve çileden çıkarmaktadır. Pazartesiden itibaren düşen borsa ve yükselen Dolar para piyasalarının doğal hareketlerinden değil, Türkiye'yi dize getirmek isteyenlerin operasyonlarından kaynaklanmıştır. Bu oyunlara hazırlıklı olan Türkiye dize gelmemiş, tehditlere de boyun eğmemiştir.
Para piyasalarıyla oynayarak diz çöktürülemeyince ülkemizin uzun yıllardır alışık olduğu eskimiş taktikler devreye sokulmuş, Danıştay'da vuku bulan menfur olay yaşanmıştır. Danıştay'da kurşun yağdıran haydut, Allah'ın askeri değil olsa olsa başka bir devletin askeri olabilir. Dışardan ve içerden bu oyunu oynayanlar bu kahpe yöntemlerle, Türkiye'yi yıldıracaklarını zannediyorlarsa çok yanılıyorlar. Türkiye'yi top yekun bu tezgahın karşısında bulacaklar. Danıştay'da kurşun sıkan ruhunu satmış cahil avukatın, eylemden birkaç gün önce İstanbul'da kimlerle görüştüğü ve bu tezgahı kimlerle planladığı açıklandığında; Türkiye bazı gerçekleri daha net görecektir.
Danıştay'daki vahşi saldırıyı bahane ederek kimse eskimiş taktiklerle dindar insanları suçlamaya kalkışmasın. Kimse kan ve cenaze üzerinden siyaset yapmaya, prim sağlamaya çalışmasın. Birbirimizi suçlamak yerine olayların gerçek faillerinin ve arkasına saklananların kimler olduğunu araştıralım. Sağlam ve sağduyulu davrandığımız müddetçe bunu yapanların başarılı olmaları mümkün değildir.
Gerçeği görmek istiyorsak gözlerimizi detaylardan ziyade genel resme çevirmeliyiz. Karşılıklı birbirimizi suçlamalar, öfkeli hareketler ve akıl dışı değerlendirmeler sadece ülkeyi karıştırmak isteyenlere yarayacaktır. Katilin ağzından çıktığı söylenen "türban için vurdum" lafının ardına sığınarak sonuca ulaşmak isteyenler gerçeğin dışında her yere ulaşabilirler ama hedeflerine asla ulaşamazlar.
Yazarın Önceki Yazıları
Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.