YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Vatanı kurtarmak
25 Şubat 2008 15:03
Memur, vatandaşa ve devlete karşı esas vazifesi olan işleri yapmaz, mesai saati içinde siyasi kulis faaliyetleri yürütüp, hükümet kurup hükümet yıkar. “Ben başbakan olsaydım, ben bakan olsaydım, ben müsteşar olsaydım, ben genel müdür olsaydım” şeklinde başlayıp devam eden cümlelerle vatan kurtarır. Ama o saatte yapması gereken esas iş aksamaktadır ve hizmet bekleyen vatandaş mağdur olmaktadır. Ama o vatan kurtarır.

Muhalefet partisi, “ben iktidar olduğum zaman” diye başlayan nutuklarla vatandaşa yeri göğü vaat eder. Hükümet olur, öncekilerin yolundan gidip, yağlı ihaleleri yandaş müteahhitlerle paylaşmanın rehaveti içinde verilen tüm sözleri unutup, düzene ayak uydurur. Sonra iktidardan düşer. Şimdi dürüstlük abidesi kesilmiştir. Halkı yeniden hatırlar ve utanmadan yine aynı vaatleri değişik bir üslupla yeniden dillendirmeye başlar. Vatan kurtarır.

Medya, halka ve hükümetlere dürüstlük dersi verir. Ama halkı kendi menfaatleri doğrultusunda bilgilendirir, yönlendirir. Yönetim karşıtı yayınlarla yontmaya çalışır. Yontamazsa saldırmaya “ders vermeye” devam eder, yontabilirse yumuşatır, görmez, göstermez, o değilden yönetime hizmet eder. Ama hortumun vanası kısılmaya başlarsa yeniden saldırı başlar. Arşivdeki resimler, videolar, belgeler havada uçuşur. Bu arada vatan kurtarır.

Üniversiteler, bilimsel araştırmalarıyla Dünyada esamisi okunmayan bir çukurdadır. İşi, sadece bilimsel araştırma ve buluşlar olması, ülkenin gelişiminin dinamosu ve tamamen siyaset dışı olması gerekir. Ama bu kurumlarda bilim dışında ne ararsan bulursun. Üniversiteler, birincil görev olarak rejimi korurlar. Bu konuda sık sık orduyu darbeye davet ederek Atatürkçülük(!) yaparlar. Başı kapalı kızları eğitim kurumlarının içine sokmamak için seferberlik ilan ederler. Sonra bazı mahfillerde hiç yüzleri kızarmadan bu ülkede kız çocuklarının okutulmadığından ve cahil bırakıldığından dem vurarak ne kadar çağdaş ve modern bir düşünceye sahip olduklarını göstermeye çalışarak salondan ve dinleyenlerden alkış beklerler. Birileri de, bu sözleri hiç sorgulamadan şakşakçılık yapar. Alan da veren de memnundur. Vatan kurtarırlar.

Uzmanlarımız, bilmedikleri konularda açıklamalar yapar, raporlar yazar, ahkam keser, ülkeye yön vermeye çalışırlar. Raporlar açıklanır, uygulanır ve hiç faydası olmamıştır. Yine aynı adamlara yeniden rapor hazırlatılır. Onlar yeniden ihya edilir. Kimse bunu sorgulamaz, sorgulamak isteyenlerin sesi duyulmaz veya duyurulmaz. Vatan kurtarılır.

28 Şubat olur, nerden çıktığı belli olmayan örgütler(!), tarikatlar(!) şeyhler türer. Siyasete müdahale edilir. Bu örgütler(!), tarikatlar(!), şeyhler(!) hiç dokunmadan buharlaşır. Bu arada milletin 57 milyar Doları müdahaleye destek verenlerin kasalarına aktarılmıştır. Adalet kimseden hesap sormaz. Çünkü bunlar göz bebeğimiz olan kahramanlardır, vatan kurtarılmıştır.

YÖK’e göre cumhurbaşkanlığı seçimi için “toplantı yeter sayısı 367 olmalıdır. Çünkü TBMM temsil niteliğini kaybetmiştir.” Ama üniversite hocalarının en çok oy verdiği kişileri değil de en az oy alan kişileri rektör olarak tayin eden cumhurbaşkanı adildir(!) ve onun atadığı rektörler temsil niteliği taşımaktadır(!). Çünkü vatan kurtarılmaktadır.

Milletin oylarıyla milletvekili seçilen bir kadın yargısız infazla tekme tokat meclis dışına atılırken buna alkış tutan kadınlar, mecliste kadınları temsil adaleti olmadığını iddia ederek, bıyık takıp, kadınlar için pozitif ayrımcılık isterler. Ve bu durum takdirle karşılanır. Çünkü vatan kurtarılmaktadır.

TSK’da generalken darbe yapamayanlar, emekli olunca STK ile darbe yapmak için milleti sokağa dökmeye çalışırlar. Siyasetçileri partilerini anti demokratik yöntemlerle suçlayanlar sivil toplum örgütlerini emir komuta zinciri ile yönetmeye kalkışırlar. Bazıları hiç sorgulamadan, doğal olarak destek verir. Çünkü vatan kurtarılmaktadır.

Gerçek manada dış düşmanlara karşı gıkını çıkaramayan hatta onlarla kol kola verenler, silahlarını “iç düşman” saydıkları millete çevirirler. Düşmanın bile veremediği sıkıntıyı kendi halkına verirler. Ama önemli değil. Çünkü vatan kurtarılmaktadır.

On yıllık aralıklarla darbeler yapılır. Her darbe sonunda darbe yapılan kesim daha fazla güçlenir. Çözüm yeni bir darbe daha yapmaktır. Yapılır. Ülke her darbede on yıl, yirmi yıl geriye gider. Ne önemi var. Yapan en güvenilir kurumdur. Çünkü vatan kurtarılmaktadır.

Sen neymişsin be vatan. Herkes seni kurtarıyor, ama sen bir türlü kurtulmak istemiyorsun. Bak, işi gücü bıraktık, biz de vatan kurtarıyoruz. Bari sen kurtul da, biz de kurtulalım. Ama biliyoruz. Sen bizim için, kurtulmuyorsun. Sen kurtulursan biz neyi kurtaracağız, nerden geçimimizi sağlayacağız artık.
Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.