YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Türkiye'nin önü açılıyor
01 Ekim 2009 17:54

TBMM’nin yeni yasama yılı açılış töreni “Demokratik açılım süreci”nin yeni sayfalarını gösterdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada çok önemli konuların altını çizdi. Hem milletvekillerine hem kurumlara hem de halka, süreç konusunda kayda değer ipuçları verdi.

 

Dünyada öteden beri uygulanan eski güvenlik anlayışları ile yeni güvenlik sorunlarına çözüm bulmanın zorluğuna dikkat çekti. Türkiye’nin bu konuda yeni yöntemler kullanması gerektiğine vurgu yaptı.

 

"Farlılıkları ayrılık vesilesi olarak görmeyelim" derken, “farklılıklara saygılı yaklaşan birlik idealinden” söz etti.

 

Kafkasya’da statüko değişecek:

En dikkat çekici konulardan biri de Kafkaslara yönelik değerlendirmesi idi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kafkaslardaki mevcut statükonun gözden geçirilmesi gerektiğini söylüyor. Belki genel çerçeve içinde sıradan bir cümle gibi geçen bu değerlendirmeyi herkesin iyi yorumlamasında fayda var. Türkiye’nin Azerbaycan, Gürcistan yanında Ermenistan’a dönük açılım sürecinin kapsamının çok daha geniş olduğunu söyleyebiliriz. Abhazya’nın geleceğinden tutun da Nahçivan ve Ermenistan’ın yeni dönem nasıl devam edeceğine kadar birçok konuyu bu doğrultuda değerlendirmekte fayda var.

 

TBMM açılış töreninin en dikkat çekici farklılıklarından biri de Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet komutanlarıyla ilgili. Daha önceleri komutanlar tam kadro Meclis açılış törenlerine geliyor oldukları halde son dönemlerde bu gelenekten vazgeçmişlerdi. Gerekçe ise PKK’nın siyasi uzantısı olarak addettikleri DTP ile aynı çatı altında bulunmamaktı. Bu tutumlarını kaç dönemdir devam ettiriyorlardı. Ama bu defa sürpriz şekilde tutum değişikliği yaptı komutanlar.

 

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve diğer komutanlar tam kadro genel kurul salonunda idiler. Daha önce gerekçe gösterilen DTP’liler de tam kadro Meclis’teydiler.

 

Öyleyse ne oldu da TSK’nın tavrı değişti? Esas soru bu.

 

Bence bunun cevabı açık. Türkiye Devleti, kurumlarıyla çağa uygun yeni bir anlayış değişikliğine gidiyor. Bu değişiklik demokrasinin gereği. TSK bu değişikliklere karşı günümüzde geçerliliğini kaybetmiş farklı gerekçelerle karşı çıkıyor ve direniyordu. Gördü ki bu direnç doğru bir direnç değil. Türkiye’nin geleceği açısından demokrasinin güçlendirilmesinden başka bir çare yok. Demokrasilerde de Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi “farklılıkları ayrılık vesilesi olarak görmemek” gerekiyor. Ordunun komuta kademesi buna ikna olmuş vaziyette. Fotoğraf bunu teyit ediyor.

Bu fotoğraf artık devletin tepesindeki ayrılık-gayrılık rüzgarlarının duracağının işaretidir. TSK, devletin başı ve ordunun başkomutanı olan Cumhurbaşkanı’nın Meclis’te yaptığı konuşmanın arkasında olduğunu ve desteklediğini gösteriyor. Milli birliğin sağlanması için başlatılan içeriye ve dışarıya dönük projelerin bir devlet projesi olduğu bir kere daha açıkça vurgulanmış oluyor.

 

Bu gelişme başta Ergenekon camiası olmak üzere bazı kesimleri doğal olarak üzecektir.

 

Siyasi partiler içinde ise en fazla CHP’yi zor durumda bırakacaktır. Çünkü yürüttüğü yanlış siyasi tavırlarının arkasında orduyu doğal müttefik gibi gören CHP şimdi arkasında sadece Ergenekon cemaatinin kaldığını görecek ve iyice yalnızlaşacaktır. Onun için partiyi zor günler bekliyor.

 

MHP ise demokratik açılımlara karşı yürüttüğü  muhalif tavırda muhtemelen biraz frene  basma ihtiyacı duyacak ama tavrında radikal bir değişiklik yapmasını beklemiyorum.

 

Politikasını gözden geçirmesi gereken en önemli yerlerden bir ise DTP’dir. DTP siyasi ortamı daha fazla gererek bir yere gidemez. Kendi tutumunu top yekün gözden geçirme zamanı geldi de geçiyor artık. Onlar da desteğini aldıkları halkın ve bu ülkenin refahını istiyorlarsa artık yapıcı bir tutum içine girmeliler.

 

Bunun başka çaresi de görünmüyor.

 

Ülkemizin önünde güzel ve yeni bir dönem daha başlıyor. Meclis’te ve siyasette muhtemelen önümüzdeki günlerde sık sık gerilimler olacak ama sonu hayrolacak diye umut ediyorum.

 

Bu ülke için kalbi çarpanları ve gayret edenleri tebrik etmek gerekiyor. Kolay gelsin..

 

Alper TAN

01.10.2009

 

Yazarın Önceki Yazıları
ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.20162017 ve sonrası neler olabilir? 22.12.2016Bu 'terör' değil, dış saldırıdır 17.12.2016İran, müflis batının Truva atı mı? 16.12.20163. Dünya Savaşının Adı "Terör" 12.12.2016Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
programınızı takdir ediyorum
 // Aziz tunç
Şenol bey'in açıklamasına katılıyorum saygılarımı sunarım iyi yayınlar......
22 Ekim 2010 22:54
tebrik
 // Asuman Şirikçi
sayın Alper tan
gerek yazılarınızı gerekse kanala televizyonunda yaptığınız analizlerde umut verici ve halkı yanıltmayıcı yorumlar yaptığınız için size teşekkür ederiz. ben önce haberi kanala haberden dinler okurum saygılarımla...
02 Ekim 2009 00:02