18 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,033
  • BIST82.363
  • Dolar3,7764
  • Euro4,0385
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6634
  • İstanbul8 °C
  • Ankara0 °C
  • İzmir7 °C
  • Konya-3 °C
  • Adana10 °C
  • Antalya9 °C
  • Diyarbakır-2 °C
  • Bursa7 °C
  • Kayseri-2 °C
  • Kocaeli6 °C
  • Şanlıurfa3 °C
  • Gaziantep2 °C
  • İçel11 °C
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI!
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Stratfor-Osmanlı-CHP ve Millet
06 Nisan 2009 14:59


Oktay Ekşi gibi doğuştan Osmanlı düşmanı unsurlar uyuz olacaklar belki ama ABD'li ünlü stratejist, Stratfor'un Başkanı George Friedman, Türkiye'nin bölgesindeki gücünü artırmaya başladığını ve 2040 yılına kadar Osmanlı toprakları üzerinde yeniden hâkimiyet sağlayacağını söylemiş..
Türkiye'nin yeniden imparatorluk kuracağını öngören George Friedman, ABD'nin en önemli stratejik araştırma merkezi olan Stratfor'un başkanı. Bu düşünce merkezinin Pentagon’a yakınlığından söz ediliyor. Ancak yakınlıktan öte bir organik ilişki söz konusu. Startfor denilen düşünce kuruluşu ABD istihbarat teşkilatı CIA ve ABD savunma bakanlığı Pentagon’un uzmanlarından oluşan ve bu kurumlara strateji üreten bir merkez. Yani ABD’nin dolaylı bir resmi kurumu. Bu kurumun başkanı ve dünyaca ünlü stratejist George Friedman, 2040 yılına kadar Türkiye'nin bölgesinde tek süper güç olacağını ve eski Osmanlı toprakları üzerinde yeniden söz sahibi olacağı öngörüsünde bulunuyor.
Türkiye doğal lider:
"Türkiye'nin eski Osmanlı coğrafyasında kuracağı egemenliğin izlerini şimdiden görebilirsiniz" diyen George Friedman, "Süreç zaten başladı. Eğer İslam coğrafyasına bakarsanız, Türkiye'nin bu ülkelerdeki ağırlığının giderek arttığını görebilirsiniz. Bölgeyi domine etmeye başladı bile. Balkanlar'da ise Arnavutluk ve hatta Sırbistanla ilişkileri gelişiyor. Kafkasya'da ise Gürcistan ve Azerbaycan ile güçlü bir ittifak kurdu. Gelecekte olmasını öngördüğüm şeylerin şu anda gelişmekte olduğunu görüyorum" diye devam ediyor. Friedman, Türkiye’nin doğası gereği lider bir ülke olduğunu vurguluyor.
Friedman, Türkiye'nin canlı bir ekonomiye ve çok güçlü orduya sahip olduğuna dikkat çekiyor. 2020'ye kadar Dünyanın en büyük ekonomileri arasında 10'uncu sıraya çıkacağı öngörüsünde bulunuyor. Türkiye’nin coğrafi yapısının en önemli avantaj olduğunu söylüyor, “Kısacası, bölgesel güç olmak için gerekli her şey Türkiye'de mevcut ve bölgede başka benzeriniz yok" diyor.


 



ABD, bu fiili durumu kendisi açısından avantaj olarak mı görüyor yoksa tehlike olarak mı? Avantaj olarak görmesi düşünülemez. Çünkü ABD’nin BOP çerçevesinde silahla bombayla, kanla elde etmeye çalıştığı şeyi, Türkiye, tarihiyle, kültürüyle, siyasetiyle ve diplomasiyle insanca elde ediyor. ABD, bölgedeki hakimiyetini kaybediyor. Ama bir gerçeği ifade etmekten de çekinmiyor.



Miladi tarih 1 Mart:
Türkiye’nin kat ettiği bu mesafenin miladı Türk milletinin 1 Mart 2003’te ABD taleplerine “Hayır” demesi ile başladı.



Hayırlı gelişmelere vesile olan bu “Hayır” tavrında CHP’nin de payının olduğu açık bir gerçek. Ancak 1 Mart 2003 sonrası Türkiye’sinin ABD prangalarından tamamen kurtulmak için geliştirdiği yeni rota konusunda CHP memnuniyetsiz durumda. CHP, bir yandan söylem olarak ABD karşıtı dil kullanırken, eylem olarak ABD siyasetine zemin hazırlayan bir yol takip ediyor.



CHP demokratikleşme adımlarına karşı. Özgürlüklerin gelmesine karşı. Darbe anayasasının değiştirilmesine karşı. Fakir fukaraya yardım edilmesine karşı. Terör örgütlerinin tasfiye edilmesine dolaylı olarak karşı. Türkiye’nin uluslar arası alanda ön plana çıkmasını eleştiriyor. Türkiye’nin bölgesinde söz sahibi olmak için attığı adımlara destek olmuyor. Aksine engel olmaya çalışıyor.



CHP, ülkedeki demokratik sürecin durdurulması için şimdiye kadar ordudan, yargıdan, sivil toplumdan ve medyadan medet bekledi. Sürekli olarak kaşınıp durdu.



Ancak Genel Başkan Deniz Baykal’ın 3 Martta yaptığı grup konuşmasına bakılacak olursa CHP’nin aklının başına geldiği ve çözüm olarak halkı hatırladığı anlaşılıyor. Yani “göbeğini kaşıyan” “sırtında çuval taşıyan” “çaresizlikten üşüyen” “bidon kafalı” “beyaz donla denize giren” veya “çobanlık yapan” vatandaşla da iyi geçinmesi gerektiğini gördüğü ortaya çıkıyor. Sabaha karşı gelecekleri umuduyla bel bağladığı kurtarıcıları da eleştiren Baykal artık çaresiz ve halka mahkum. Onun da “kurtarıcılardan” kurtulmaya çalıştığını anlıyoruz.



..ve CHP Milleti keşfetti:



Bakın ne diyor Sayın Baykal: “Böyle bir tablo içindeyiz. Böyle bir tablodan çıkış, ancak milletin kararı ve iradesiyle olacaktır. Milletin dışında, Türkiye'yi bu olumsuz gidişten kurtaracak hiçbir güç yoktur, kalmamıştır. Türkiye'yi bu noktaya getiren sürece teslim olmuş, katkı vermiş hiçbir çevreden, bu gidişi durduracak bir arayış beklemeye hiçbirimizin hakkı yoktur. Çıkış, milletin kendi öz iradesi ve kararıdır. Ancak milletimiz bu gidişe son verebilir.”
Türkiye’nin şanlı bir geleceğe doğru yol aldığını stratejik hasmı Washington bile teyit ederken Türkiye’deki statükonun yılmaz savunucusu CHP’nin de doksan sene gecikerek bile olsa milleti keşfetmiş olması önemli bir gelişme.
04.03.2009


Not: Oktay Ekşi'nin yazısını okumak ve ilgili haberi izlemek için tıklayın



Yazarın Önceki Yazıları
ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.20162017 ve sonrası neler olabilir? 22.12.2016Bu 'terör' değil, dış saldırıdır 17.12.2016İran, müflis batının Truva atı mı? 16.12.20163. Dünya Savaşının Adı "Terör" 12.12.2016Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.