YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
SARAI “CIA”
04 Şubat 2013 13:42

 

Yaklaşık on günden beri Sarai Sierra haberleriyle meşgulüz. “Amerikalı amatör fotoğrafçı bir genç kadın, daha önce hiç gelmediği ama fotoğraf cenneti olarak gördüğü İstanbul’a çekimler yapmak üzere gelmiş. Çok sevdiği İstanbul’da talihsiz biçimde kaybolmuş.” Polisimiz seferber vaziyette.. Günlerce,  İstanbulsever Amerikalı amatör fotoğrafçıyı aradı. Sonunda amatör fotoğrafçının cesedi Sarayburnu’nda bulundu. Canice, başı ezilerek öldürülmüş ve bir kenara atılmış. Tabi ki tablo son derece vahşice ve dramatik.

Madalyonun bu tarafı insani açıdan rahatsız edici. Peki ülkemizde her zaman dolduruşa gelme konusunda sabıkalı olan ve birçok haberi pek sorgulamadan manşetlerden kullanan medyamızın olağan olarak üzerinde durmadığı tarafına gelince..

Bu kadın eğer bir fotoğrafçı ise elinde neden bir fotoğraf makinesi yok?

Kadın amatör fotoğrafçı imiş fotoğraf makinesi alacak kadar parası yoktur diye mi bakmalıyız? Öyleyse fotoğraf makinesi alacak kadar parası olmayan birisi hayatında ilk defa yurt dışına çıkıp bir haftada ülkeyi dolaşacak kadar seyahat ve konaklama masraflarını nasıl karşılıyor? Acaba İstanbul’a ilk kez mi gelmiş? Yoksa daha önce de farklı kimliklerde gelmiş olabilir mi?

“Yanındaki tablet bilgisayarla amatör fotoğrafçılık yapıyormuş” deniliyor. Ne zamandan beri tablet bilgisayar ya da cep telefonu ile uluslararası fotoğrafçılık yapılıyormuş?

Sarai Sierra, fotojenik açıdan çok sevdiği İstanbul’da çekimler yapmak üzere, Amerika’dan Türkiye’ye geliyor. Yanında fotoğraf makinesi yok. Ama bu süre zarfında Türkiye dışında iki ülkeye daha gidip geliyor. Amerikalı hanım bu arada Almanya ve Hollanda’nın da çok sevdiği fotoğraflarını çekiyor!

Fotoğraf makinesi alacak kadar parası bulunmayan kadıncağız, alışverişlerde nedense kredi kartı kullanmıyor. Hep nakit çalışıyor.

İstanbul’da kaldığı süre zarfında otelde kalmayı tercih etmiyor. Nedense Tarlabaşı'da kiraladığı evde kalıyor! Bu arada Sierra’nın takip edildiği anlaşılıyor. Tablet bilgisayarla amatör fotoğrafçılık(!) yapan biri neden takip edilirse..

Bu arada kocasının, “Hayatında ilk kez yurt dışına çıkmıştı” dediği hanım efendi, tek başına Türkiye'ye geldikten sonra Hollanda ve Almanya'ya geçip ardından tekrar İstanbul'a dönüyor.

Psikoloji eğitimi almış olan kadın, 33 yaşında,  14 yıldır evli ve 2 çocuk annesi.

Sarai Sierra kaybolunca sadece Türkiye polisi değil FBI ve CIA de seferber oluyor. Tabii diyeceksiniz ki Amerikan vatandaşı kıymetlidir. 2010 yılında İsrail’in Mavi Marmara gemisine saldırısında, ABD vatandaşı Furkan öldürüldüğünde Washington yönetimi hiç de oralı olmamıştı.

Demem o ki Türkiye’de çoğu zaman olduğu gibi yine kritik bir zamandan geçiyoruz. Her duyduğumuz haberin doğru olduğunu düşünmeyelim. Duyduğumuz veya gördüğümüz şeyin zannedildiği gibi olmayabileceğini hiç aklımızdan çıkarmayalım.

Her ne kadar İstanbul emniyeti bunu doğrulamamış olsa da Sarai Sierra’nın, Amerikan İstihbarat Merkezi CIA’nın mensubu olduğu ve Türkiye, Almanya ve Hollanda’ya görevini yapmak üzere uğradığı kesin görünüyor. Amatör fotoğrafçılık tamamen hikaye ve işin kılıfı. Elektronik iz bırakmamak için kredi kartı kullanmıyor ve otelde de kalmıyor.

Bu arada CIA demekle MOSSAD demek arasında fazla bir fark olmadığını unutmamak gerekir. Çünkü iç içe çalışan iki ayrı ama neredeyse her konuda müttefik istihbarat teşkilatından söz ediyoruz.

İsrail’in ve Amerikalı Neoconların hiç sevmedikleri ve engellemek için ellerinden geleni yaptıkları yeni Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Kongre’de onaylanmasından sonra ilk ziyaretini Türkiye’ye yapacağını açıklamasından sonra olan bazı olaylar dikkat çekici. 1 Şubat günü  Ankara’da ABD elçiliği önünde kendini patlatan DHKP-C’linin eylemi bunlardan biri. Saldırıda kendini patlatan terörist Türk. Saldırıda hayatını kaybeden güvenlik görevlisi de Türk. Ölen ya da yaralanan Amerikalı yok. Amerikan elçiliğinin güvenlik kulübesinde birkaç taş kırılmış bir de kapı tahrip olmuş. Ölen de öldürülen de Türk. Ama saldırı ABD’ye yapılmış oluyor.

Acaba birileri, ABD’nin İslam ülkeleriyle ABD’nin ilişkilerini normalleştirmeye çalışmak isteyen John Kerry’ye ayar yapmaya çalışıyor olabilirler mi? Bu saldırı gerçekte ABD’ye değil de Türkiye’nin imajına yapılmış olabilir mi?

Önümüzdeki süreçte başka ne gibi provokatif olaylar olacak? PKK’nın çözüm sürecine girdiği şu dönemde başka olumsuzluklar da olabilir. Güçlü bir kararlılık ve sağlam bir iradeye ayrıca da iyi bir öfke yönetimine her zamankinden daha fazla ihtiyaç olabilir.

Çünkü Türkiye’nin her geçen gün daha da bağımsızlaşan iç ve dış politikasından hem ABD hem Avrupa hem de bazı komşularımız son derece rahatsızlar. Rahatsızlık duyanlar da bunu çeşitli şekillerde ortaya koyacaklar.

Bizim de buna hazırlıklı olmamız gerekiyor..

Farkındayım. Aklınızdaki soru şu: Peki Sarai Sierra’yı kim öldürdü?

-Onu bilmiyoruz.

 

Alper TAN

04.02.2013 

 

Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
CIA'İN ACI (!) KAYBI!
 // Hatice PALAZ ERDEMİR
Sarai Sierra'nın kaybolduğu ilk günden itibaren çıkan haberlerin ayrıntıları, bu hanımın sade bir ev hanımı (?!) olmadığını açıkça ortaya koyuyordu zaten. Amerikan İstihbarat Merkezi CIA, görevini tamamlamış bir elemanını, muhtemelen kendi servisleri yoluyla ve ülke dışında bir yerde ortadan kaldırmış olmalı. Bir de bu ülke "Bahar'ı (İlkbahar mı, sonbahar mı bir türlü anlaşılamadı!" getirmek istedikleri önemli bir bölgede olunca hedeflerine birkaç noktadan ulaşmış olacaklarlardır herhalde. S...
12 Şubat 2013 22:14
Oyunlara seyirci
 // H. Erdemir
Merhaba Alper Bey'im,
Kaleminize kuvvet. Yazdığınız gibi 'birileri oynadığını zannediyor' diğerleri de bunları 'seyrediyormuş gibi' yapıyor. Diğer taraftan kervan da yoluna devam ediyor. Çevrede Türkiye'ye yeni elbiseler diken ve kendilerince biçimlendirenler var. Ancak bu topraklarda yaşayanlar dışarıdan kendilerine biçilen oyunları oynamayanların örnekleriyle doludur.
Güzel yazılarınızın devamlı olması temennisiyle......
12 Şubat 2013 20:12