YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Sandıktan çıkan mesajlar
06 Nisan 2009 15:13

29 Mart seçimleri ile vatandaş herkese ince mesajlar verdi. Şimdi bu mesajları kimler nasıl okuyacak onu takip etmek lazım. Partiler çeşitli hesaplar yaparak bu sonuçtan kendilerine göre başarılar çıkarabilirler. Ama isterlerse vatandaşın verdiği mesajı doğru anlamak için hatalarını da görebilirler.


Tabi herkes ilk önce iktidar partisi açısından bir değerlendirme yapacaktır. Bu seçimi 2007 ile mukayese isabetli olmaz. Türkiye 22 Temmuz’a Ergenekon organizasyonu Cumhuriyet mitingleri ve 27 Nisan korsan bildirisinin tepkisi ile gitti. Seçmen darbe zihniyeti taşıyanlara şiddetli tepki gösterdi. Bu sayede Ak Parti oyları zirve yaptı. Bu tablo 2007’ye göre 2009’da Türkiye’nin daha fazla normalleştiğini gösteriyor. Bitmese bile kutuplaşmanın azaldığının da bir işareti sayılabilir. Ancak sonuçlar, beklentiler açısından Ak Parti’yi tatmin etmedi. Çünkü herkesin tahmini bundan daha fazla oy alacağı yönündeydi.


Ak Parti oyları neden düştü?


Deniz feneri davasının Ak Parti seçmenini etkilediği anlaşılıyor. Başbakanın tek başına bu kadar öne çıkması, popüler kişiliği parti kadrolarının gevşemesine ve rehavetine yol açtı. Davos çıkışının oluşturduğu atmosfer bunu daha da tetikledi. Bakanlar, vekiller ve hatta adaylar yeterince çalışmadılar. “Nasıl olsa kazanacağız” yaklaşımı vatandaşa da yansıtıldı. Bu yaklaşım ters tepti. AKP ile ilgili yolsuzluk iddiaları seçmen üzerinde etkili oldu. Seçmen inanmasa bile kuşkulandı. Farklı alternatiflere yöneldi. Ak Parti ile ilgili yolsuzluk iddiaları belli oranda inandırıcı da oldu.


Ceketimizi koysak kazanırız anlayışı cezalandırıldı. Mali krizle ilgili gelişmeler vatandaşı etkiledi. O da kayıplara yol açtı. Başbakanın kredi kartı borcu olanlara ve kriz sebebiyle işçi çıkaran işadamlarına yönelik tehditleri ve suçlamaları geri tepti. “Oy vermezsen” hizmet alamazsın anlamına gelen amacını aşan sözler iade edildi.


TRT Şeş ve Kürt açılımları milliyetçi oyları olumsuz etkiledi. Ak Parti bu açığı Kürt seçmenden tamamlayabilecekken TRT Şeş ve Kürt açılımı konusundaki bazı açıklamaları başbakanın sözlerinin samimiyetini sorgulanır hale getirdi. Ak Partinin bu ikircikli yaklaşımı milliyetçi oyları ürkütürken Kürt seçmene de inandırıcı gelmedi. Ak Parti’nin bu açılımları CHP’nin çarşaf açılımına benzedi. Ak Parti eskiden kalma saplantılardan kurtulmalı ve daha cesur adımlar atabilmeliydi.


Bulunan her levhaya, her duvara, resim, poster veya reklam yapıştırmak belli bir zaman sonra sempatiye değil antipatiye dönüşüyor. İnsanlar bunun kaynağını sorgulamaya başlıyor. Bunun faydası mı zararı mı oluyor iyi hesap edilmesi gerekir.


Bu seçimde baraj olmaması seçmenin daha rahat hareket etmesine sebep oldu. Ak Parti’den ayrılan oylar Ak Parti’nin fikren tam karşısında olan partilere değil Ak Parti zihniyetine yakın diğer partilere gitti. Giden adresler, SP, DP ve BBP gibi yakın partilerdi. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatına yol açan kazanın duygusal ortamı ve arama operasyonunda çıkan kuşkular, bir, bir buçuk puan oyun bu partiye yönelmesine yol açtı.


Ak Parti’nin % 40 civarında kemikleşmiş oyunun olduğu yaklaşık % 10’lık bir kitlenin de duruma göre gelip gidebileceği anlaşılıyor.


Seçmenin 22 Temmuz’da verdiği desteğin karşılığının verilemediği sonucu ise en önemlisi. Hükümet Anayasa değişikliğini yapamadı. Ağırdan aldı. AB reformları yavaşladı. Partide rehavet ve atalet ön plana çıkmaya başladı. Metal yorgunluğu alametleri belirdi. Başbakanın tek başına mücadelesi yeterli gelmedi.


Parti yönetiminin baştan aşağı gözden geçirilmesi, kabinede de ciddi bir tazelenme gerekebilir. Şimdi Ak Parti gerçekçi bir analiz yaparak mesajı alır ve şimdiye kadar yapamadığı reformlara hız verirse tekrar toparlanma şansı var. Kaybettiği oyların önemli bir bölümü tekrar dönebilir.


CHP:


Ergenekon davasındaki kutuplaşmanın CHP’ye yaradığı görülüyor. Ancak 22 Temmuz’a göre CHP nispi olarak oylarını arttırmış görünse de iktidar olma konusunda bir alternatif olamayacağı bir kere daha teyit edilmiş oldu. CHP’nin çarşaf ve Kur’an Kursu gibi açılımlarının bir fayda sağlamadığı ortada. Faydanın aksine bu açılımlar seçimin ardından CHP kadroları arasında bir hesaplaşmaya bile yol açabilir. Bu açılımlar CHP’yi bölünmeye ve Baykal’ı indirmeye kadar götürebilir. Ergenekon davasındaki süreçler CHP’yi iç çatışmalara sürükleyebilir.


MHP:


MHP istikrarlı biçimde yükseliyor ve güçleniyor. MHP’nin Cumhurbaşkanı seçimindeki pozitif siyaseti, başörtüsü konusundaki desteği, asker vesayetine karşı durması gibi yapıcı muhalefet stratejisi başarılı oluyor. Ergenekon davasında, sürece daha açık destek verir ve bunu topluma iyi izah ederse yeni kitlesel destekler alabilir. Türkiye’de milliyetçi seçmenin oranı bellidir ve sınırları var. Milliyetçi kesimlere ilave olarak daha mütedeyyin kesimlere de hitap eden bir açılımı eklerse MHP iktidar alternatifi olabilir.


DTP:


Belli sayıda belediyeyi aşmasına imkan veren “kimlik” siyaseti yine işine yaradı gibi görünse de iktidar partisi, attığı adımların samimiyetini hissettirdiği zaman tablo hızla değişebilir. Bu yıl sonuna kadar PKK’nın dağılması ve yürüyen Ergenekon davasındaki gerçeklerin ortaya çıkması ile DTP seçmeni karşısında zor durumlarla karşılaşabilir.


Saadet Partisi ve Demokrat Parti de bu seçimde toparlanmaya başladığının işaretlerini verdiler. “İşaret fişeği” Saadet için olumlu. Süleyman Soylu’nun istifası partiyi nasıl etkiler takip etmek lazım.


Umarım herkes vatandaşın mesajını doğru algılar ve kendine çekidüzen verir.


 

Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.