YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Rumlardan savaş sondajı
19 Eylül 2011 17:55

Kıbrıs Rum kesimi, Kıbrıs Türklerini yok sayarak tek taraflı bir kararla petrol sondajı yapmaya başladı. Arama işini, Noble Energy isimli bir ABD şirketi yapıyor. Rumlar Kıbrıs adasının tek hakiminin kendileri olduğu tezini güçlendirmeye çalışıyorlar. Bir taraftan kalıcı barış ve nihai çözüm için, KKTC Cumhurbaşkanı ile doğrudan görüşmeler yapıp diğer taraftan da tek taraflı petrol araması yapmaya kalkışmak nedir? Elini sıktığınız adamın ayağına basmak değil midir?

Türkiye komşularıyla sıfır sorun çerçevesinde Yunanistan ve Rumlarla da dostane ilişkiler içindeyken geçmişin olumsuz izlerini silmeye çalışırken Kıbrıs açıklarında tek taraflı kararla petrol aramaya kalkışmak tahrik etmenin daniskasıdır. 2008’de başlayan ABD merkezli mali krizin etkileri sürerken, Amerika ve Avrupa’da piyasalar ikinci kez dip yapmak üzere iken, Kıbrıs Rumlarının garantörü Yunanistan iflas bayrağını çekti çekecekken, Avrupa Birliği’nin dağılıp dağılmayacağı tartışılırken Rumlar neden kaşınıyorlar?

Acaba Rumlar durduk yerde kaşınıyor mu yoksa onları da tahrik ve teşvik edenler var mı? Mavi Marmara olayından sonra Ankara’nın Telaviv’le ilişkileri iyice bozulunca hatırlanacağı üzere İsrail yönetimi Atina ile göstere göstere bazı temaslara geçmişti. BM’nin Mavi Marmara raporunun NYT gazetesine sızdırılmasından sonra Ankara’nın sert tepkisi üzerine İsrail Dışişleri Bakanı Liberman’ın Türkiye’ye karşı Ermenileri ve PKK’yı destekleriz dediği İsrail medyasına düştü. Öte yandan Ankara ise hem tüm dünyada hem de özellikle Ortadoğu’da her geçen gün gücünü ve etkinliğini arttırıyor. Üstelik ABD, Avrupa ve terörist devlet İsrail’in her tür oyunlarına rağmen arttırıyor. Türkiye’nin bölgede artan ilişkisi ve etkisi yönetimlerle sınırlı da değil. Çünkü Türkiye bölgede halk temeline dayanan ilişkiler bina ediyor. İsrail ise kendi etrafına beton, kin ve nefretle yükselen duvarlar örüyor.

İsrail ve ABD’nin derin odakları bazı Avrupa ülkelerinin de desteği ile parlayan Türkiye yıldızını karartma çabasına girdiler. Pek fazla umutları olmasa bile bunu denemek istiyorlar. Ancak İsrail ve ABD Türkiye’nin düşmanlık oklarının kendilerine yönelmemesi için bunu maşa kullanarak yapmak istiyorlar. Bu süreçte gerçekçi görünecek ve kimse tarafından pek de yadırganmayacak maşa ise Kıbrıs Rumları..

Hem Rumlar hem de Yunanistan, kendi halklarını, tarih boyunca Türkiye düşmanlığı üzerinden devlet etrafında motive etti. Ankara da bunu aynı şekilde kendi açısından kullandı. Yani devletler toplumlarını kendilerine bağlamak için simetrik bir düşmanlık unsuru kullandılar. Bu, uzunca süre işe yaradı da.. Ancak bu düşmanlık siyaseti iki tarafta da orduları ön plana çıkardı. Halkın refahı için yatırıma ve kalkınmaya harcanacak paralar silaha harcandı. Hem Yunanistan’da hem Türkiye’de askeri darbeler yaşandı. Sivil siyaset üniformalı siyasetin gölgesinde cılız kaldı az gelişti, geç gelişti.

Silaha harcanan paralar ve ülke kaynaklarının yanlış sarf edilmesi iki tarafta da mali krizlere yol açtı. Ama çok şükür ki neticede Türkiye işi toparladı. Ancak Yunanistan batmak üzere.. Şu sıralar Yunan hükümeti, halkın ekonomik krizi düşünmesini engelleyecek veya ekonomik krizi ikinci plana düşürecek bir gelişme bekliyor olabilir. Böylece halk tabanında zaten var olan bir Türkiye düşmanlığı üzerinden ekonomik kriz halka unutturulamasa da halkı tepkisiz hale getirebilir.

Mesela Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türkler arasında veya Türkiye ile Kıbrıs Rumları arasında çıkacak bir siyasi veya silahlı çatışma bu işe yarayabilir. Ama anlaşılıyor ki Yunanistan’ı da Rumları da arkadan dürten ve kışkırtan birileri var. Bunları Türkiye’ye karşı dürten en önemli iki aktör İsrail ve ABD’nin bazı odakları.. İsrail ve ABD, doğrudan kendileri hedef olmadan farklı bir yöntemle Türkiye’nin siyasi ve askeri gücünü test etmeye çalışıyorlar. Yani bu süreçte Yunanistan ve Rumlar yem ve maşa olarak kullanılıyorlar. İsrail ve derin ABD, Yeni Türkiye’ye karşı dublör kullanma niyetindeler..

Yeni Ankara’nın içerdeki ve bölgedeki gücü çeşitli yönleriyle göze batıyor. İsrail ve dostları bu gücün ölçüsünü ve derinliğini daha iyi anlamak istiyorlar. Mavi Marmara konusunda özür dilememenin altındaki saiklerden biri de buydu. Türkiye içindeki yakın dostları da onları motive ediyorlar.

Ankara ise gerekli hallerde savaş dahil tüm seçenekleri masada tutuyor. Bazıları Türkiye’nin böyle bir işe girişmesini macera olarak düşünebilirler. Türkiye’ye rağmen Rumların Doğu Akdeniz’de petrol aramasına Türkiye’nin göz yumması Ankara’nın bölgede ve dünyada önemli bir aktör olma iddiasını çöpe götürecek bir girişimdir. Onun için de her seçenek göze alınmış durumda görünüyor. Eğer Türkiye’ninki bir macera ise sizce Rumların yapmaya çalıştığı nedir? Türkiye Akdeniz’i İsrail ve Rumların egemenliğine mi bırakacak?

Akdeniz’den petrol çıkar mı bilinmez. Lakin bu sondajdan savaş çıkar. Böyle giderse Rum kemsinden ve İsrail’den belki gaz da çıkabilir. Ama neresinden çıkar? O, ilerleyen süreçte belli olacak..

Alper TAN
19.09.2011
 

Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
türkün ne yapacağı belli olmaz
 // ebed yolcusu
onlar sınaya dursunlar bizi lakin arslan uyandı...tilki de oyununu oynayacak......
20 Eylül 2011 16:59