YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Provakasyonlara dikkat!
25 Şubat 2008 14:46
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin başlamasına artık bir aydan daha az bir zaman kaldı. Daha önceden hazırlanan ve bir kısmı sahnelenen ama başarılı olamayan gölge oyunlarının geri kalan bölümlerinin sırası geldikçe gösterime girmesi için hazırlıklar yapıldığını duyuyoruz.
Hrant Dink cinayeti ile Türkiye’yi, uluslar arası alanda sıkıntıya sokmak, toplumda karamsarlık oluşturmak istediler.
Öcalan’ın zehirlenmesi provakasyonu ile PKK terörü yeniden kışkırtılmak istendi.
Topluma yansımadan telafi edilen sansasyon oluşturmaya dönük hadiseler geride kalırken önümüzdeki haftalarda yeni tahrik edici hadiselerin planlandığı anlaşılıyor.
Apo zehirlendi fitnesi yayarak Türk-Kürt kardeşliğini zehirlemeye çalışıp hedefine ulaşamayanlar, Türk milliyetçileri ve sivrilmiş Kürtçüler arasından yeni hedefler seçerek huzuru sabote edebilirler.
8 Mart kadınlar gününü provake ederek 11 ilde güvenlik güçleri ile halkı karşı karşıya getirme girişimi devletin ve halkın sağduyusu sayesinde akim bırakıldı.
O günlerde bölgeyi dolaşarak uyarıcı mesajlar veren ve Nevruz kutlamaları öncesi sağduyu çağrısı yapan Kara kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Işık Koşaner’in bu konulardaki hassasiyetleri son derece önemliydi.
Bu arada sivil toplum kuruluşlarını oyuna getirerek sanal tehlikeler icat edip sokağa dökmek isteyenler var.
Üniversite öğretim üyeleri ve öğrencileri hareketlendirerek “rejim tehlikede” nakaratı üzerinden amacına ulaşmayı umanlar var. Planlanan provakasyonların öncelikli amacı, cumhurbaşkanlığı seçiminin gerçek demokratik seçimlerle yapılmasının önüne geçmek, bundan önce de olduğu gibi, demokratik görünümlü güdümlü bir seçimle statükocu birini halka rağmen Çankaya’ya oturtmak. Daha sonra da ülkede kurumlar arası çatışmalarla yönetimde istikrarsız bir süreç oluşturup, bu istikrarsızlıkları kullanarak içerde ve dışarıda Türkiye’nin bileğini rahatça bükebilmek.
Bu okyanus ötesi planlara ne yazık ki ülkemizde gönüllü veya maaşlı taşeronluk eden kesimler var. Bunlar eski güçlerine sahip olmasalar ve eskiden olduğu gibi bir bütün olarak hareket edemeseler bile hala mide bulandıran ve huzur bozan işler yapabiliyorlar. Bu kiralık güruhun bundan sonra da milletin huzurunu bozmaya yönelik işlerine karşı herkesin dikkatli olması ve oyuna gelmemesi gerekir.
Bu konuda önemli makamlara önemli görevler düşüyor. Cumhurbaşkanı Sezer, bu hükümete başından bu yana tavırlı davrandı. Gerçi bundan önceki hükümete farklı davranmadığını da biliyoruz. Ama her şeye rağmen biz, vatandaşlar olarak en başta, şafak sayarak köşkte son günlerini doldurmaya çalışan sayın cumhurbaşkanı Sezer’in toplumda tansiyonu yükseltmeye çalışan ve cumhurbaşkanlığı seçimini provake etmeye uğraşan kesimleri uyararak cumhurun başkanı olduğunu göstermesini bekliyoruz. Bunu yapmayacaksa bile en azından gerilimi tırmandıracak tutum ve davranışlara teşebbüs etmemesini umuyoruz. Çünkü bir vatandaş olarak bunu istemek hakkımız. Umarız sayın cumhurbaşkanı da önümüzdeki günlerde bu gerilime doğrudan veya dolaylı katkıda bulunmaz. Çünkü bu gerilimin ülkeye de kimseye de faydası olmayacaktır.
Yazarın Önceki Yazıları
Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.