YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
PKK bitiş yolunda -2
06 Nisan 2009 15:01

Bir önceki yazıda PKK’nın çökertilmesi konusunda bu güne kadar olanları kısaca özetlemeye çalıştık. PKK’nın tamamen tasfiye edilmesi için bundan sonra takip edilecek stratejiye gelince: Mesut Barzani’nin Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile PKK’nın anlaşması sağlanarak, dağlardaki geri kalan silahlı teröristler Kuzey Irak Kürt bölgelerine indirilip silah bıraktırılacak. İndirilen teröristleri Türk güvenlik güçleri ve Türk savcılar da sorgulayacak. Bunlardan teröre bulaşmamış olanlar, isterlerse Türkiye’ye dönebilecekler. Örgütün lider kadrosu ise Kuzey Irak ve Avrupa’da zorunlu ikamete tabi tutulacaklar. Bu konuda Almanya, Hollanda ve Belçika gibi ülkelerle temaslar devam ediyor.



Erbil’de 3’lü mekanizma:
PKK’nın tasfiyesi için Kuzey Irak’ta bir merkez kurulacak. Bu merkez büyük ihtimalle Erbil’de olacak. Merkez, Irak, Türkiye ve ABD’li yetkililerden meydana gelecek. Sivillerden ve askerlerden oluşturulacak olan merkezde Irak adına Barzani yönetimi etkin olacak. ABD ulusal güvenlik ajansı  NSA’nın (National Security Agency) Başkanı General Keith Alexander’ın Şubat ayında yaptığı Ankara temasları sırasında MİT ve Genelkurmay’la yaptığı istişareler neticesinde Irak’ta oluşturulacak olan merkezle ilgili son kararlar verilmiş durumda. Kuzey Irak’taki PKK oluşumlarının silah bırakma sürecini bu merkez takip edecek.   



Emre Taner faktörü:
MİT Müsteşarı Emre Taner’in PKK’nin bitirilmesi konusunda seleflerinden daha farklı bir strateji izlediği görülüyor. Kuzey Irak’ta kurulacak üçlü mekanizmanın mimarının Emre Taner olduğunu söyleyebiliriz. Emre Taner’in MİT Müsteşarlığı döneminde son üç yıldan bu yana Kuzey Irak Kürt Yönetimi ile yapılan sıkı çalışmaların son aşaması olarak bu noktaya gelindi.



DTP ise büyük bir telaş içinde. Devletin, Kürt vatandaşlara yönelik açılımları onları ciddi şekilde rahatsız ediyor. Saçma sapan bahaneler ileri sürerek TRT’nin Kürtçe yayınlarını eleştiriyorlar. Çünkü yıllardır istismar ettikleri bir malzeme ellerinden alınmış oldu. DTP, 29 Mart seçimleri öncesinde ülkede gerilim üreterek Kürt seçmeni çekebileceğini zannediyor. O sebeple PKK yandaşları şehirlerde tedhiş olayları çıkarmaya çalışıyor. DTP, TRT’nin Kürtçe yayınlarının önünü kesmek için Meclis grup toplantısında Kürtçe konuşma yaparak sabotaj yaptı. Böylece statükonun ve Ergenekon’un kanla dönen değirmenine su taşıyorlar.



Devlet Kürt’lerle barışıyor:
Devlet, hatalarını düzeltmeye ve tamir etmeye başladı. Kürt gerçeğinin kabulü, üniversitelerde kurulacak Kürt dili ve edebiyatı bölümü, anadil öğretimi, TRT Şeş ile 24 saat Kürtçe yayın başlatılması gibi gelişmeler ve bu problemin çözümü için başlatılan samimi arayışlar büyük değişimin eseridir. Tunceli’de yapılan ve eleştirilere yol açan beyaz eşya yardımları Ak Parti iktidarının siyasi amaçlı yardımları değil devlet kararıyla yapılan yardımlardır.



26 Şubat 2009 tarihinde yapılan MGK toplantısında alınan kararlar PKK’nın tamamen bitirilmesi için içerdeki ve uluslararası alandaki tüm stratejilerin belirlenmesi anlamına gelmektedir. Önümüzdeki yaz aylarında bazı anayasal değişikliklere de hazır olmamız gerekmektedir. Örneğin Kürtçe’nin ikinci resmi dil olması gibi.



Kürt Konferansı:
Türkiye’nin PKK sorunu ve Kürt meselesinin çözümü için Barzani yönetimi, uluslararası konferans düzenlenmesi üzerinde duruyor. Buna göre Kuzey Irak Yönetimi, Uluslararası Kürt Konferansı tertip edecek. Konferansa Türkiye başta olmak üzere İran, Suriye gibi tüm bölge ülkelerinden katılımlar olacak. ABD ve Avrupa’dan da katılımcılar veya gözlemciler yer alacak. Bu konferans sonunda PKK’ya güçlü bir şekilde “silah bırakma” çağrısı yapılacak. Barzani yönetimi, önce konferans ve çağrının yapılmasını sonra da PKK’nın silah bırakması için ikna edilmesi veya baskı yapılmasını tavsiye ediyor.



Barzani’nin bu teklifine Türkiye şu anda tereddütle yaklaşıyor. Barzani’nin bir bakıma samimiyeti konusunda emin olmak istiyor. Barzani yönetimi ise Ankara’yı iknaya çalışıyor. Barzani samimiyetini gösterir, güvence verirse Türkiye’nin buna hayır demeyeceği anlaşılıyor.



Genelkurmay ne diyor?
Türk Genelkurmay’ının 20 Ocak 2009 tarihli İç İstihbarat Raporu ise bu gelişmeleri teyit ediyor.



PKK’nın sonu:
Karşılıklı çabalardan anlaşılıyor ki Ankara ile Barzani yönetimi bir şekilde anlaşarak PKK’yı ortadan kaldırma konusunda kararlı. Öncelikle örgüt mensuplarının bir şekilde ikna edilerek indirilmeleri sağlanacak. Bu noktadan sonra PKK’nın silahlı mensuplarının % 80-90 arası kısmının ikna edilip indirilmesinin zor olmadığı ifade ediliyor. Silah bırakma işinin bu yılın Haziran-Temmuz aylarına kadar gerçekleşebileceği belirtiliyor.



Kendi rızaları ile silah bırakmak istemeyenleri ise trajik bir son bekliyor. Her şeye rağmen silah bırakmak istemeyenler için TSK ile Barzani kuvvetlerinin ortak operasyon yapmaları ve örgütün tamamen tasfiyesi konusunda mutabakat sağlanmış görünüyor. 2009 sonuna kadar bu aşamaların hepsinin tamamlanması ve Türkiye’yi çeyrek asırdan bu yana yıpratan belanın temizlenmesi bekleniyor.



Bu noktada şunu da hemen ifade etmekte fayda var. Türkiye’de 1970-80 arası sağ-sol anarşisi ve Ermeni ASALA örgütü vardı. Bunlar bitti. Yerine PKK terörü geldi. Ülkede İslamcı-Laikçi gerilimi devreye sokuldu. Türkiye rahat bırakılmadı.



Bu terör ve kargaşa ortamının mimarı Derin Devlet-ABD-NATO hattı idi. Şimdi PKK tasfiye olursa, “ülkede terör tamamen bitmiş olacak” beklentisi oluşabilir. Ancak bu beklenti için henüz erken. Çünkü şimdiye kadar PKK’yı Türkiye’ye karşı kullananlar PKK bittikten sonra bu örgütten yeni türevler oluşturabilirler veya yeni terör örgütlerini bela etmeye çalışabilirler. O sebeplerle temkinli olmakta fayda var.



2008’in Ramazan Bayramında yapılan Aktütün provokasyonu Ergenekon-PKK bağlantısını iyice gün yüzüne çıkardı. Ergenekon-PKK ilişkisinin deşifre olmasından sonra yani Aktütün saldırısı ardından PKK örgütünün büyük eylemler yap(a)mamış olması son derece manidar.



PKK’nın İran kolu PJAK, 2008 sonunda kendini tasfiye etti. Sıra şimdi Türkiye kolunda. PKK’nın tamamen tasfiyesi ile ülkenin kanını emen Ergenekon yapılanmasının silahlı eylem gücünün beli iyice kırılmış olacak.



ABD Türkiye’ye niçin destek oluyor?
Ergenekon ve PKK’yı Türkiye’ye karşı kullanmakta olan ABD ne oldu da örgütün tasfiyesi konusunda destek oluyor diye sormak gerekiyor. ABD, Afganistan ve Irak’ta batağa saplandı. Üstüne bir de mali krizle savaşmak zorunda kaldı. Obama yönetimi bu bataklardan kurtulmak istiyor. Bu arada ABD’nin Orta Asya’daki en önemli merkezlerinden biri olan Manas üssünü Kırgızistan kapatma kararı aldı. Washington, Afganistan ve Irak’ta kapana girmiş vaziyette. Irak’ta bulunan 130 bin askeri geri çekmek istiyor. Bu askerleri sadece Türkiye üzerinden geri çekebilir. Yani ABD için Irak’tan asker çıkarmak, neredeyse Irak’ı işgal etmekten daha zor vaziyette. O sebeple Washington’un Ankara’yı buna ikna etmek için PKK’yı satmaktan başka çıkar yolu kalmadı.


İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN



Yazarın Önceki Yazıları
ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.