YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Öcalan silah bırak çağrısı yaptı, peki şimdi ne olacak?
28 Şubat 2015 18:31

Ülkemizin yakın geçmişinde kirletilmiş tarihler var. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 27 Nisan bunlardan bazıları. Kirletilmiş bu tarihleri temizlememiz gerekiyor. 12 Eylül tarihinin temizlenmesi anlamında 2010’daki Anayasa referandumu 12 Eylül’de yapıldı.

Bir adım da bu gün atıldı. 28 Şubat darbecilerinin kirlettiği tarihin temizlenmesi anlamında bir adım atıldı. Abdullah Öcalan’ın PKK’ya silah bırakma çağrısının bu güne denk gelmesi güzel bir tevafuk. Umarız bu çağrının gereği yapılır ve silahlar bırakılır. Biz de bundan sonra 28 Şubat’ı, 1997 darbesiyle değil, PKK’nın silah bırakması ve terörün sona ermesiyle anarız ve bu 28 Şubat’ın binlerce yıl devam etmesini dileriz.

Öcalan’ın bugün yaptığı silah bırakma çağrısının devamında neler bekleniyor. Çok özet olarak buna temas etmek istiyoruz.

PKK’nın bir an evvel kongresini toplaması ve Öcalan’ın çağrısı üzerine Türkiye'ye karşı silah bıraktığını açıklaması.

PKK’nın dağdaki silahlı eylemcileri ile cadde-sokak şehirleri karıştırarak kamu düzenini bozan tüm elemanların çekilmesi.

Bağımsızlık ve özerklik gibi aşırı talepler olmadan, güçlendirilmiş yerel yönetimlerin oluşturulması.

Vatandaşlık hakları ve kültürel taleplerin yeni anayasada yer alacak şekilde yeniden tanımlanması.

Herhangi bir suça karışmamış PKK’lıların eve dönüşü için gerekli adımların atılması ve bunlar için siyaset yapma imkanlarının sağlanması.

Bu mutabakatın ve silah bırakma çağrısının tam yerine getirilmesi için PKK kongresinin karar alması, mutabakatla alınan kararlara uymayanlara karşı devlet ve PKK yönetiminin birlikte mücadele etmesi..

Silah bırakarak Yeni Türkiye’yi benimsemiş olan PKK ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti artık çok daha farklı bir noktaya geliyor. Irak Kürdistanı’nı da yanına alan Yeni Türkiye, Ortadoğu’daki sorunların çözümünde çok daha etkin ve daha güçlü bir aşamaya ulaşacaktır.

Kısacası bu çok olumlu ve güzel bir adım atıldı bugün. Ama hepimiz bilmeliyiz ki her şey toz-pembe değil. HDP, PKK ve KCK içinde çözüm istemeyen bazı gruplar var. Merak edenler ortak açıklamadan bir-iki saat sonra konuşan Selahattin Demirtaş’ın suratına bakabilirler. Bunlar çözümü sabote etmek için girişimlerini sürdürebilirler.

Hiç kimse Mehmetçiğin ve Memo’nun kanını kirli siyasete alet etmemelidir. Bu tür girişimler olduğunda bunu yapanlara hep birlikte tepki göstermeli ve geri gidişe engel olmalıyız.

Çözümün bu noktaya gelmesi için çalışanları kutluyoruz. Sürecin bozulmaması için dua ediyoruz.

Yazarın Önceki Yazıları
Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.