YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Nevruz'a dikkat!
25 Şubat 2008 11:09
21 Mart günü, yıllarca belli bir kesim tarafından bayram adı altında, terörist eylem yapma günü olarak değerlendirildi. Devletimiz de bunun bayram olduğunu kabul etmemekte direndi. Eylemlere karşı güvenlik güçleri her yıl tedbirler aldı ve mücadele etti. Bir süre sonra “Aslında Nevruz tarihten bu yana tevarüs eden Türk Bayramıdır” şeklinde bir söylem değişikliği ile Nevruz, resmi olarak da kutlanılan bir gün oldu, devlet katında meşruiyet kazandı. Böylece, devlet bu politika değişikliği ile belli bir kesimin istismar etmeye çalıştığı oyuncağı elinden almış oldu. Doğru yaptı. Nevruz bu ülkede yaşayan herkesin bayramıdır. Bayram gibi kutlanmalıdır.

Doğuda görev yaptığım yıllarda, bazı çatışmaların ortasında da kalarak Nevruz’un nasıl istismar edildiğini, çocuk yaştaki yavruların ve gencecik canların nasıl feda edildiğini, batılı provokatörlerin, yerli işbirlikçileri ile neler çevirdiklerini çıplak gözle film gibi izledim. Nevruz öncesinde uçaklara dolup Türkiye’nin doğu illerine gelerek, aslında çok da gizlenmeden yaptıkları faaliyetleri biliyoruz. Olayları provoke ettikten sonra batılı yayın kuruluşlarının haberleri çarpıtarak nasıl verdiklerini de hatırlıyoruz. Acı olan şey, bu gerçekleri kendi insanımıza anlatamayışımız, anlatmak için bir gayret içinde olamayışımız. Anlatmaya çalışırken bile, üslubumuzdan dolayı farkına varmadan tahriklere neden oluşumuz.

Dünya hakimiyeti için projeler hazırlayanlar bu projelerini uluslararası provokasyonlarla süslüyorlar! Yazıyor, senaryolaştırıyor, sahneliyor, izliyor ve bize de izlettiriyorlar. Her oyundan sonra reyting yapacak yeni oyunların peşine düşüyorlar. Dehşet verici olan, içerde ölenin de öldürenin de, zarar verenin de zarara uğrayanın da bizden olması. Bu provokasyonları yapanlar her halde, her defasında geğirerek katıla katıla gülüyorlardır ne kadar başarılı olduklarına.

11 Eylül provokasyonu ile başlayan yeni Amerikan yüzyılı ütopyası, dünyaya kan ve irinden, barut ve gözyaşından, işkence ve tecavüzden, zulüm ve esaretten başka bir şey getirmedi. Bazı ülkelerde kanlı savaşlar sürerken bazılarına hazırlık yapılmakta, bazıları da değişik şekillerde provokasyonlara tabi tutulmakta. Avrupa’da karikatür provokasyonu yapılırken Irak’ta bu, Şii-Sünni çatışmasına dönüştürülmek isteniyor. Bizim ülkemizde de Nevruz bahanesiyle Türk-Kürt çatışmasına dönüştürülmek istenebilir. Bu yıl bu konuda daha fazla hazırlık yapılmış olma ihtimali çok yüksek.

Bundan önceki yıllarda Nevruz Bayramı bayram olmanın çok ötesinde stresin, ağıtların, gözyaşlarının günü olarak geçti. Gelin bu defa kendimize güldürmeyelim, gelin düşmanları sevindirmeyelim. Zaten yeterince ve hatta fazlasıyla düşmana (!) sahibiz. Gelin yeni düşmanlıklara neden olmayalım. Bu defa dostlarımızı ve ülkemizi sevindirelim. Bayramı bayram gibi kutlayalım. Adam gibi kutlayalım. Bu defa oyunları bozalım. Provokasyona gelmeyelim.

Lütfen...
Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.