YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Naylon Gandi'nin Sonu
21 Kasım 2009 16:50

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, demokratik açılımlar çerçevesinde Meclis Genel Kurulu'nda 10 Kasım günü PKK’nın dağdan indirilmesinin tartışıldığı toplantıda dehşet verici bir konuşma yapmış ve şunları söylemişti:
"Maalesef bu ülkenin anaları çok ağladı. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı'nda 200 bin şehidimiz vardı, hepsinin anası ağladı. Kimse çıkıp 'bu savaşı bitirelim' demedi. Kurtuluş Savaşı'nda, Şeyh Sait isyanında, Dersim isyanında, Kıbrıs'ta analar ağlamadı mı? Kimse 'analar ağlamasın, mücadeleyi durduralım' dedi mi?”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in bu sözleri bazı sivil toplum kuruluşlarınca protesto edildi. Öymen'i ırkçılıkla suçlayanlar, Hitler’e benzetenler, istifa çağrısı yapanlar oldu. Alevi camianın önde gelenleri sert tepki gösterdiler. Çünkü şimdiye kadar oy vererek besledikleri partinin en tepesinde yer alan, üstelik yıllarca üst düzey diplomatlık yapmış biri katliamı savunuyordu. Anaların ağlamasından çekinmeyin çağrısı yapıyordu.
Ben CHP’nin kadim çizgisinde bir çelişki görmüyorum. Onur Öymen son derece tutarlı bir konuşma yaptı. Şu an yöneticisi olduğu partinin 1937’de kendi halkına nasıl bir “katliam” uyguladığını açıkça itiraf etti. Kendi partisinin yaptıklarını sahiplendi. CHP’nin başından bu yana hiç değişmediğini, eğer eline fırsat geçirirse Dersim’de 1937 yaptıklarını yine gözünü kırpmadan yapabileceğini gösterdi. Açık konuştuğu için Onur Öymen’i tebrik etmek gerekir.
Burada gülünç olan sahte kahraman Naylon Gandi, Kemal Kılıçtaroğlu’nun içine düştüğü zavallı durum. Naylon Gandi hemen Dersim’e gitti. Her zaman olduğu gibi dürüstlük ve dayılanma numarası yaptı. Onur Öymen'i, "Bir an önce gereğini yapmaya" davet etti. “Onur Öymen'in gereğini yapmasıyla hem CHP'nin hem de halkın rahatlayacağını” dile getirdi. Onur Öymen ise ona cevap verdi. Parti yönetimindeki görevinden istifayı düşünmediğini belirterek, “Ben bu konuşmayı yaparken konuşmam bittiğinde en hararetli alkışlayanlardan biri de Kılıçdaroğlu’ydu” deyiverdi. Ayrıca “Ben Kılıçdaroğlu ile görüştüm. Yüz yüzeyken bana böyle bir şey söylemedi” dedi.  Onur Öymen, gereğini yap diyen Naylon Gandi’ye “Gereğini yapıyorum. Ne zamandan beri Atatürk’ün yaptıklarına sahip çıkmak suç haline geldi?” karşılığını verdi. Böylece Onur Öymen, “Dersim katliamını” veya kendi ifadesi ile Dersim’de “anaların ağlamasını” Atatürk’ün işi olarak göstermiş oldu. CHP olarak da Dersim’de yapılanları sahiplendi.
Bunun üzerine Naylon Gandi, Dersim’liler tarafından “Sen istifa et” çağrılarına tutuldu. Ama koltuk güzeldi. Sahte kahramanlıklar da buraya kadar. Gandi’lik numarası buraya kadar sürdü. Gandi’miz dayılanma vaziyetinde bir “U” dönüşü ardından Onur Öymen yörüngesine sükunetle oturdu. Böylece “Naylon Gandi Dersim’de” filmi burada sona erdi. Geçmiş olsun.
Onur Öymen’in bu konuşması üzerine tepkisi merak edilen isimlerden biri de CHP’nin diğer Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş idi. Yılmaz Ateş de, 17 Kasım günü Kanal A’da öğle bülteninde başka bir çelişkiye düştü. Yılmaz Ateş şöyle konuşuyordu: “Dersim’de yapılan bir katliamdır. Bir vahşettir. Bu acıyı kaşımanın hiç kimseye bir yararı yoktur. Dersim olaylarını bastıran Abdullah Akdoğan Paşa’dır. Abdullah Akdoğan Paşa Ankara’nın talimatlarına kulaklarını tıkamıştır. Orada bir vahşet uygulamıştır. Aradan geçen 71 yıllık süre içerisinde de mesela Elazığ’daki askeri kışlamızın adı hala Abdullah Akdoğan Kışlası’dır. Eğer samimiyse, hükümetin bu ismi değiştirmesi lazım. Halen Elazığ’ın en büyük mahallesi ki Aleviler de orada oturmaktadır. O mahallenin adı Abdullah Paşa mahallesi’dir. Van’daki Mustafa Muğlalı Kışlası’nın adını değiştirmesi gerekir.”
Dersim isyanında olayı bastırmak için 13 ila 16 bin arasında insanın katledildiği belirtiliyor. Bu rakamı daha fazla gösterenler de var. Şimdi Yılmaz Ateş’e sormak gerekiyor. Eğer Dersim “katliamını,” Dersim “vahşetini” sizin iddia ettiğiniz gibi Abdullah Akdoğan Paşa, Ankara’nın talimatlarına kulaklarını tıkayarak kendi iradesi ile yaptı ise, Ankara o paşaya bu suçundan dolayı her hangi bir ceza vermiş midir? Verdi ise hangi ceza verilmiştir.
Soru iki: Abdullah Akdoğan bu “katliamı” Ankara’ya rağmen yaptı ise Elazığ’daki askeri kışlaya onun ismi, paşaya ceza olsun diye mi verilmiştir. Soru üç: Kışlalara isimleri hükümetler mi veriyor, askerler mi?
Yılmaz Ateş’i biz, hakkında klasörler dolusu belge olan Naylon Gandi gibi değil dürüst olarak biliriz. Keşke Yılmaz Ateş, statükoya yaranmak için kendini bu kadar zorlamasa ve böyle çelişkilere düşmeseydi.
Dersim’in anasının ağlatılması Ankara’nın emriyle mi yoksa Ankara’ya rağmen mi yapılmıştır? Keşke Onur Öymen’le Yılmaz Ateş bu konuda bir tartışma programına çıksalar da biz cahilleri bir aydınlatsalar.
Sonuç olarak “Anaları ağlatalım” filminin baş kahramanı, Naylon Gandi’nin de alkışlarıyla Onur Öymen olmuştur. İtirafları, açık sözlülüğü, sözünde durması, geri adım atmaması ile ne kadar onurlu olduğunu göstermiştir. Darısı Naylon Gandi’nin başına.

Alper TAN
21.11.2009
 

Yazarın Önceki Yazıları
Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Fethullah'ı verseler ne olacak! 23.02.2017Bu sistemin ne zararı vardı da değiştiriyoruz? 15.02.2017ABD'nin dinci siyaseti tutar mı? 12.02.2017Sandığa giderken dünyada neler oluyor? 09.02.2017Donald Trump'a teşekkür mektubu 31.01.2017ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Katillerine Tapan Mağdur Yakınları!
 // Lutfullah Yorulmaz
Nasıl olur?Anlaşılır gibi değil.Nasıl oluyorda Dersim Halkı chp ve kemalizmin militanlığını yapmışlar onca yıldır. Bu sosyo psikolojik bir travmanın eserimidir.Yoksa basbayağı oportinist,menfaatçı bir siyasi yaklaşımmıdır? Alevilerin ve helede Dersimli kürt/alevilerinin Dedelerinin ve aydınlarının Kaatilleriyle işbirliği içinde Müslümanlara karşı kindar yaklaşımlarının nedenini bu Millete izah edebilmelilerdir....
23 Kasım 2009 14:56
önemli
 // oguz
tek kelime ile harika bunu bir CHP li okusa ne yapardı. Birsey yapmazdı gerçi onlar geri dönmeyi ve haksızı savunmayı iyi bilirler.Kaleminize gönlünüze sağlık efendim .SAYGILARIMLA...
22 Kasım 2009 00:43