YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
MUSUL SALDIRISINA FARKLI BAKIŞ
13 Haziran 2014 18:28

Hatırladınız mı? Geçen yıl bu günlerde yaşanan Gezi kalkışması sırasında BBC, CNN gibi uluslararası TV kuruluşları Türkiye’nin kaç noktasından, kaç naklen yayın aracı ve kaç muhabirle günlerce yayın yapmış ve savaş moduna geçmişlerdi. 5 gündür Musul ve çevresinde bir savaş var. Bu kuruluşlarda Musul’dan özel yayına rastladınız mı hiç? Nerede naklen yayın araçları, nerede savaş muhabirleri? Nerede Gezi’de boy gösteren özgürlükçü savaş gazetecileri?

Dışarı böyle. Peki içeri farklı mı? Şimdi de içeriye bakalım..

CHP yönetimi Musul’da Türkiye Başkonsolosluğu'nun baskına uğramasından hükümeti sorumlu tutup, konsolosluk bahçesinde dalgalanan bayrağın indirilmesi ve Diyarbakır’da askeri alandaki bayrağın bir eylemci tarafından indirilmiş olmasında hükümeti suçluyor. Aynı CHP geçen yıl Gezi eylemlerine katıldığı sırada öldürülen Ethem Sarısülük’ü yüceltmiş, kahramanlaştırmıştı. Halbuki Ethem Sarısülük o eylemler sırasında diğer eylemcilerle beraber sokakta bayrağımızı yakmıştı. Ankara’da bayrak yakanı savunan CHP, Diyarbakır’da ve Musul’da bayrak indirme konusunda başkalarını suçluyor.

Suriye halkı, diktatör Esad’a karşı ayaklandığında bu CHP, heyet gönderip Şam’da Diktatör Esad’a desteğini göstermişti. CHP heyet gönderip Bağdat hükümetinin Başbakanı Nuri Maliki’ye de destek vermişti. Nuri Maliki tası tarağı toplayıp giderek Musul’u IŞİD’e terk etti.

1990’da ABD’nin, Saddam’ın Kuveyt’e saldırmasını azmettirip sonra da “Saddam Kuveyt’e savaş açtı, onu durdurmalıyız” diyerek Irak’ı işgal etmesi gibi bir mizansen yaşanıyor.

CHP, sanki Türkiye, Musul ve Kerkük’ü kaybetmiş gibi bir havayla hükümeti eleştiriyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu istifaya davet ediyor. Bütün halkımız bilsin ki Musul ve Kerkük gibi Osmanlı topraklarının İngilizlere bırakılmasını sağlayan anlaşmaların altında dönemin CHP liderlerinin ve CHP yönetiminin imzası bulunmaktadır.

MHP ise.. CHP gibi o da Musul ve Diyarbakır’da bayrak indirme meselesinde hükümeti suçluyor. Hükümetin Suriye ve Irak’ta Türkmenlere sahip çıkmadığını savunuyor. Suriye Türkmenlerine yardım götüren TIR’lara paralel örgüt baskın yaptığı sıralarda MHP bu paralel örgütle ağız birliği içinde konuşuyor ve siyaset yapıyordu. MHP o günlerde, Türkmenlere yardım gönderen MİT TIR’larına sahip çıkmamıştı. Suriye’de bulunan ve Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesi’ne baskın yapılırsa bayrağımız indirilmesin diye, atılacak adımların konuşulduğu toplantı, paralel örgüt tarafından deşifre edildiğinde de MHP o örgütün ağzı ile konuşuyordu. Dışişleri Bakanlığı ve MİT’e MHP, o günlerde de sahip çıkmamıştı.

Muhalefet etmekten başka hiçbir projesi olmayan bu siyasi ve ideolojik zihniyetler, sadece hamaset üreterek ülke çıkarlarını heba ediyorlar.

1991 yılında ABD Irak’a savaş açtığı zaman, Turgut Özal “Biz de girelim, bölgedeki haklarımızı tekrar alalım” dediğinde siyasetçisiyle, askeriyle herkes kazan kaldırmış, Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay istifa etmişti. Aynı zihniyeti temsil edenler, bugün farklı konuşuyorlar.

Musul’daki konsolosluk baskını sırasında güvenlik görevlilerinin çatışmaya girmemesinin sorumluluğu hükümete mal edilerek eleştiriliyor. Netice belli olduğu halde göz göre göre bir çatışma yaşansa ve oradaki görevliler hayatlarını kaybetse idi; bu defa aynı zihniyet, o ölümlerin sorumluluğu üzerinden bir kirli siyaset üretecekti. Hatta onlar açısından daha elverişli bir malzeme çıkmış olacaktı.

Diyarbakır’daki bayrak indirme konusu da aynı. Eğer o bayrağı indiren hergele vurulsaydı.. Bu defa “Ekmek almaya giden Berkin’i vurdunuz, Ethem’i öldürdünüz, Uğur’u katlettiniz, Diyarbakır’da da direğe tırmanan çocuğu öldürdünüz” diye yükleneceklerdi.

Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki, Türkiye Afganistan’da “varız” dediği için mühendislerimiz öldürülüyor. Pakistan’la derin ilişkilere girildiği için saldırı oluyor, Somali’de sömürgeci güçlerin ayağına bastığı için güvenlik görevlimiz vuruluyor.

Eğer Türkiye MHP’nin, Sivas’ın ötesine geçmemesi gibi I. Dünya Savaşı sonrası işgalcilerin çizdiği sınırı aşmasaydı, bu gün başına bunlar gelmezdi. Eğer Türkiye, CHP’nin yaptığı gibi Batı’nın desteklediği diktatörlere bağlılığını bildirseydi, başına bunlar gelmezdi. Eğer Türkiye ABD ve Avrupa’nın çıkarlarına uygun siyaset yürütseydi bütün bunlar olmayacaktı. Yaşananların Türkçe meali budur..

İçerden ve dışardan gelen bu paralel saldırılar gösteriyor ki Yeni Türkiye doğru yolda ilerliyor. Küreseli, paraleli, ulusalcısı, işbirlikçisi Yeni Türkiye’yi durduramayacaklar. Yeni Türkiye’nin, Yeni Ankara’nın yolu da bahtı da açık olsun.

Alper TAN

13.06.2014

AŞAĞIDAKİ YAZILAR DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

KÜRESEL SEFERBERLİK BAŞLADI

HEDEF KÖŞK SEÇİMİNDE KÜRTLERİ AK PARTİ ADAYINDAN SOĞUTMAK

HAMAS İSRAİL OTORİTESİNİ TANIMADI DEVLET OLDU

PARALEL KULAK KİM İÇİN DİNLİYOR?

RAKAMLARLA DÜNYA SAVAŞINA DOĞRU

PERES “İRAN İSRAİL’İN DÜŞMANI DEĞİL”

ESAD’IN GİZLİ DESTEKÇİLERİ KİMLER?

KÜRESEL PROJELERE KÜRESEL DARBE

VESAYETÇİ MÜSLÜMANLARLA İMTİHANIMIZ-MISIR VE TÜRKİYE

MUSA’NIN ÇOCUKLARI FİRAVUN’U DESTEKLİYOR

ORTADOĞU’NUN STATÜKOSU DEĞİŞİYOR

İSRAİL MUHALİFLERİ VURUYOR, ESAD’I DEĞİL

Yazarın Önceki Yazıları
Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
19:09
 // KAYINANA'YA GÖRE
Gelin kırınca, sakar; kızı kırınca kaza. Durum bundan ibaret....
13 Haziran 2014 19:09