YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
MİT vizyonundan CHP vizyonuna
25 Şubat 2008 15:22
“20. yüzyılın ikinci yarısında kurulan iki kutuplu dünya düzeninin uzun süre devam etmeyeceği önceden öngörülebilir bir olgu olmakla birlikte 1990 ve sonrasındaki sürece hazırlıksız yakalanılmıştır. Elbette bunun en önemli nedeni, sistem içindeki yapılanmaların ve analizlerin statükocu yaklaşıma koyu bir muhafazakarlıkla sahip çıkmalarıdır. Bu nedenle de geleceğe yönelik tahminler bu katı/kuralcı yaklaşım içinde başarısız olmuştur.”
………
(Balkanlar, Ortadoğu ve Orta Asya) “Bu üç bölgenin ve Orta Asya'nın birçok bakımdan küresel politikaların ve "rol" savaşlarının belirli açılardan yoğunlaştığı alanları oluşturduğu da bir gerçektir. Dolayısıyla yeni sorun ve tehditler doğrultusunda 21. yüzyılda doğuya doğru genişleyen dinamik bir alan söz konusu olmakta ve bu durum Türkiye'nin gittikçe genişleyen bir alanda merkezi pozisyon kazandığını/kazanacağını göstermektedir.”
………..
“Bu süreç içinde Türkiye, gerek stratejik gerekse jeopolitik önemi nedeniyle kendisini hiçbir zaman olayların akışına bırakma ya da "bekle-gör-tavır al" taktiği ile sınırlama lüksüne sahip değildir. Uluslararası sistemi ayrıntılı ve isabetli bir tanımlamayla (kendi konumu ile ilgili) taktik, stratejik ve yüksek stratejik tutumlara sahip olmak zorundadır. Yalnız savunma pozisyonunda olmak Türkiye'ye haiz şartlar nedeniyle kabul edilemez bir davranış olacaktır. Bu nedenle de Türkiye tüm kartlarını/avantajlarını maksimum düzeyde bir verimlilikle değerlendirmek durumundadır.”
Buraya kadar olan ifadeler bu yılın başında MİT’in 80. kuruluş yılı açıklamasından alınmıştır. Bu çıkış, Türkiye’nin hatalarını sorgulaması ve geleceğe dair bir vizyon belirlemesi idi. Bu vizyona ilk kurşun Hrant Dink cinayeti ile atıldı. Başarısız olmuş, engellenmiş olayları hariç tutarak, Malatya’daki cinayeti de ayrı bir kurşun olarak sayabiliriz. Daha bu yılın başında Türkiye, az önce özetlediğim vizyonu tartışıyordu. Şimdi bakın neleri tartışıyoruz. Daha birkaç hafta önce Kerkük konuşuluyordu. Türkiye’nin bölgesel bir aktör olmaya başladığı konuşuluyordu. İran’a İngiliz esirleri bıraktırması, Pakistan’la Afganistan’ı barıştırması. Filistin’de Milli Mutabakat Hükümeti kurulmasında oynadığı rol, Arap Birliği üzerindeki etkisi gibi alabildiğine göz dolduran gelişmeler konuşuluyordu.
Şimdi neyi konuşuyoruz. CHP, DYP ve Anavatan partilerinin inanılmaz bir dayanışma sergileyerek Abdullah Gül’ü nasıl cumhurbaşkanı yaptırmadıklarını, Anayasa Mahkemesi’nin üç cumhurbaşkanı seçen Anayasa maddesini dokuza iki olarak adil şekilde yorumlamasını. Havadan inme gece yarısı bildirisini, cumhurbaşkanı seçimini halktan nasıl kaçırabileceğimizin yollarını tartışıyoruz.
Bu arada ne oluyor. Şehitler gelmeye devam ediyor, Türkiye içine kapanıyor, dışarıya zaman ayıramıyor, Barzani Avrupa’da önemli bir siyasi lider olarak ahkam kesiyor. Millet de birbirine düşürülmeye çalışılıyor.
Türkiye’ye ihbar ediyorum. İncir çekirdeğini doldurmayan hadiselerden dolayı kıyametler koparanlar, bizi içe kapatanlar, başta karşı çıkıyormuş gibi göstermeye çalıştıkları ABD olmak üzere, Mesut Barzani, PKK, işgalciler ve Türkiye’ye karşı olanlara hizmet ediyorlar.
Bütün bu hadiseler MİT vizyonunun kurşunlanarak, dövülerek, hırpalanarak dört ay içinde ne şekilde CHP ve statüko vizyonuna dönüştürüldüğünün resmidir. İsmet İnönü, Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar’la gurur duyuyor olmalı. Türkiye’ye zaman kaybettirenler şimdi kına yakabilirler.
Yazarın Önceki Yazıları
Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Fethullah'ı verseler ne olacak! 23.02.2017Bu sistemin ne zararı vardı da değiştiriyoruz? 15.02.2017ABD'nin dinci siyaseti tutar mı? 12.02.2017Sandığa giderken dünyada neler oluyor? 09.02.2017Donald Trump'a teşekkür mektubu 31.01.2017ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.