YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
MHP milliyetçi mi?
29 Nisan 2010 15:39

Bülent Ecevit’in vefatından sonra parti içinden gelen itirazlara rağmen Rahşan Ecevit’in telkinleri ve yönlendirmesi ile CHP’nin kuyruğuna takılan DSP şimdi içler acısı bir durumda. Bırakın iktidar alternatifi olmayı, hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bir zamanların “Karaoğlan’ının” partisi kimliksiz, misyonsuz, etkisiz ve silik bir dernekten farksız durumda. Parlamentoda koltuk dolduran 5-10 vekilinin var olması, bu vekillere sağladığı maaş ve imkanlar dışında Türkiye siyasetine hiçbir şey kazandırmıyor. Minik CHP olması da o partiye bir kıymet katmıyor. Statükonun asıl savunucusu CHP varken hiç kimse küçük kopyasına itibar etmez.

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, partisinin tek vekili olmasına rağmen yer yer siyasete yön verebiliyordu. Hatta milletvekili olamadığı dönemlerde bile bunu yapabiliyordu. Bugün Ufuk Uras tek başına demokrasi mücadelesinin sembollerinden biri oldu. Karakterli, istikrarlı, sivil, cesur ve demokrat tavırları ile örnek teşkil ediyor.

Dünya değişiyor, Türkiye’de de her şey hızla değişiyor. Kurumlar değişiyor, toplumlar değişiyor. Toplumları temsil etmesi gereken siyaset ve siyasetçilerin de olumlu yönde değişmesi gerekir. Eğer değişmezlerse siyaset sahnesinden silinen çok sayıda siyasi hareketler gibi onlar da silinir giderler.

Anayasa değişikliğini kimler istiyor? Ak Parti, Cumhurbaşkanı demokrat tavırlarıyla tanınan hukukçular, akademisyenler, STK’lar, halkın büyük çoğunluğu.

Anayasa paketine CHP, MHP, BDP, Abdullah Öcalan, Sabih Kanadoğlu, Ahmet Necdet Sezer, Süleyman Demirel ve kısacası Ergenekon camiası ise kökten karşı. Bu karşı cephede yer alanların genel olarak neden böyle davrandıklarını anlamak mümkün. Çünkü onlar için statüko hem geçim kaynağı hem de pozisyonlarını statükoya borçlular. Statüko onların yaşam biçimi.

Fakat MHP açısından durum biraz farklı. MHP geçmiş dönemde statüko tarafından çok sayıda yanlış işte kullanıldı, milliyetçi gençliğin temiz duyguları istismar edildi. 1980 sonrası milliyetçiler bu konuların muhasebesini yaptılar ve daha dikkatli olmaya çalıştılar. Birçok milliyetçi, geçmişte yaşananları sorguladı. Devlet Bahçeli zamanında daha ileri adımlar atılarak ülkücü gençlik sokak eylemlerinin dışında tutuldu. Bu durum Ergenekonun bazı oyunlarını bozdu. MHP yer yer başka siyasi oyunları da bozdu. 57 hükümetin ortağı iken MHP’yi devre dışı bırakarak kurulmak istenen oyunu, 3 Kasım 2002 tarihinde seçime giderek bozması gibi.

Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesini engellemek isteyenlerin oyunu da yine Bahçeli’nin tavrı ile bozuldu. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. İktidarın her istediğini muhalefetin desteklemesi de beklenmemeli. Bütün bunlara eyvallah. Gelelim anayasa değişikliği paketine, MHP’nin yaklaşımı konusuna. Çerçevedeki son resimde MHP, Abdullah Öcalan, CHP, Sabih Kanadoğlu, BDP, Ergenekon cemaati ve Ahmet Necdet Sezer’le birlikte görünüyor. Bu çok garip değil mi?

MHP’nin 1980’e kadar ülkede kardeş kanı dökülmesine göz yumanların hatta olayları organize edenlerin hazırladığı darbe anayasasını savunur pozisyonda veya “12 Eylül anayasasını değiştirtmeyiz” cenahında olması MHP tabanınca izah edilebilir bir durum mudur? Ak Parti’ye muhalefet için ille de statükoyu savunmak mı gerekiyor. Kendi milletine zulmedenlerin, bu zalimlikler sırasında binlerce ülkücüyü kurban edenlerin, darbeyle hazırladığı yasakçı anayasayı bu millete layık görecek davranışlar milliyetçilikle izah edilebilir mi?

MHP açısından bu nasıl bir milliyetçilik ki, darbe anayasasını değiştirme konusunda Ergenekon’la, CHP ile PKK’nın başı Abdullah Öcalan ile milletin inançlarıyla dalga geçen Sabih Kanadoğlu, Yekta Güngör Özden, Tansel Çölaşan ile MHP aynı çerçevede yer alabiliyor!

Türkiye’de birçok gariplikler yaşanıyor. Bu da o garipliklerden biri. Ancak MHP’nin kendi tabanına bile izah edemeyeceği bir yanlışlığa düşmemesi temenni edilir. Aksi halde MHP’nin, Doğu Perinçek’in İşçi Partisi’nden farkı kalmaz.

Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.