YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Mesut Barzani niçin "gelecek"
12 Kasım 2013 18:02

Dünya, siyasi ve sosyal olarak yeniden şekillenirken 1.7 milyar nüfusa sahip İslam dünyasının en önde gelen ülkesi Türkiye’nin durumu son derece dikkat çekiyor.

İslam ülkeleri arasında siyaset belirleme ve dünyayı etkileme konusunda en güçlü ülkelerin başında Türkiye var. Böyle olduğu için de herhangi bir konuda Türkiye’yi engellemek veya Türkiye’ye geri adım attırmak otomatik olarak diğer İslam ülkelerinin pozisyonunu da olumsuz etkiliyor.

Türkiye’nin etrafındaki olumsuz siyasi gelişmeler veya krizler Ankara’nın hareket kabiliyetini de etkiliyor. Bu olumsuzluklar eğer içerde ise daha çok etkiliyor. Kendi iç meselelerini çözememiş bir ülkenin dünyaya veya bölgeleye nizam vermesi beklenemez.

Ankara bu realitenin farkında olduğu için demokratikleşme adımlarını hızlandırıyor. Terör ve Kürt meselelerini çözmek için adımlar atıyor.

Tarihi bir tecrübeniz yoksa veya özgüven probleminiz varsa bağımsız davranmanız da zordur. İstihbaratınız zayıfsa veya milli değilse bağımsız dış politika yapamazsınız. Ekonominiz dışa bağımlı ise ciddi ve bağımsız bir dış politika yürütemezsiniz.

Bağımsız dış politika için içerdeki toplumsal bütünlük ve sosyal istikrar çok çok önemlidir. Dışarıda güçlü olmanız için komşu ülkeler ve topluluklarla da sağlıklı ilişkileriniz olmalı. Güçlü dış politikanın ardında milli ve güçlü bir ordunuz yoksa yapabilecekleriniz de sınırlıdır. Bu noktada özgürlük ve güvenlik denklemini iyi ayarlamanız gerekiyor.

Korkularla yaşayan bir toplumun başarıya ulaşması mümkün değildir. Tehditler ve tehlikeler üzerine akılla, mantıkla, tecrübeyle ve cesaretle gitmek gerekir. Kilit nokta özgüven ve kararlılıktır.

Türkiye artık derin statükonun yerleştirdiği yersiz, sahte korkularını aşmış durumda. Üretilen iç ve dış siyaset konularında önde gelen tüm kurumların mutabakatı söz konusu.. Böyle olunca da başarı kaçınılmaz oluyor.

İç düşman paranoyasından kurtulan Ankara, gerektiğinde dünyaya kafa tutabiliyor. Çin’e verilen füze ihalesi konusunda NATO, ABD ve Avrupa’dan çok, rahatsız olan içerdeki gizli NATO’cuların tepkileri gelmişti. “Füzeyi Çin’den alırsanız benim babam sizi döver” demeye gelen abartılı yorumlar yaptılar. ABD ve NATO’nun Türkiye’ye tepki göstermesi için çırpındılar, dua ettiler. Peki ne oldu sonunda? Türkiye geri adım atmayınca NATO’cular gevşediler ve tekliflerini yeniden değerlendireceklerini açıkladılar. Nihai noktada Türkiye alacağı silahı Çin’den alır, Rusya’dan alır veya başka yerden alır. Önemli olan bağımsız bir ülke olarak kendi tercihini kendisinin yapması, iradesini NATO’ya ve NATO’culara teslim etmemesidir.

Eski Türkiye, tıpkı içerde vatandaşları iç düşman olarak gördüğü gibi tüm komşuları da düşman ilan etmişti. O zihniyete göre tek dostumuz ABD idi. Yine zihniyetin azılı düşman olarak gördüğü kesimlerden biri Irak’taki Kürt gruplardı. Celal Talabani ve Mesut Barzani’yi “Peşmerge başı” olarak gösterip küçümsediler. Eski Genelkurmay başkanlarından biri “Onları da vurabiliriz” görüntüsü bile verdi. Çünkü eski devlet Talabani ve Barzani’yi “PKK’nın hamisi” olarak gösteriyordu. Halbuki PKK’nın gerçek hamisi dışarıda değil esasen içerdeydi. PKK ile Ergenekon ortak çalışıyordu. Millet bütün bu gerçekleri gördü ve görüyor artık.

Uzun yıllar PKK’nın hamisi olarak gösterilen Mesut Barzani şimdi PKK terörünün bitmesi için en az Türkiye kadar gayret gösteriyor. Bu sorunun çözümü için her türlü fedakarlığı yapıyor.

Barzani, Türkiye ile ilişkilere verdiği önemin gereği olarak içinde olduğu ülkenin yönetimi ile ilişkilerinin bozulmasını bile önemsemiyor. Hatta Bağdat ile savaşın eşiğine kadar varmaktan çekinmiyor.

Son yıllarda Türkiye ile Irak Kürdistan’ı arasında bütünleşme istikametine doğru hızlı bir ilerleme var. Bugün Erbil ve Süleymaniye, Ankara’ya Yozgat kadar Konya kadar yakın şehirler. Ticaret, siyaset, eğitim, güvenlik ve enerji konularında inanılmaz gelişmeler oluyor.

Türkiye, Irak, İran, Suriye.. Bu 4 ülkede 28 milyon Kürt yaşıyor. Bunun yaklaşık 15 milyonu Türkiye’de gerisi ise komşu ülkelerde.. Neredeyse bütün Kürtlerin gözü Ankara’da.. Siyasetlerini, pozisyonlarını, geleceklerini Ankara’ya göre belirleme eğilimi var. Hem tarihi gerçekler hem de mevcut durum Ankara için de Kürtler için de en doğru yol olarak “Ortak geleceği” işaret ediyor. Farklı ülkelerde yaşamakta olan Kürt gruplar bir araya geldiklerinde Türkiye ile nasıl entegre olunabileceğini tartışıyorlar. 

Ama bu entegrasyondan, bu muhtemel buluşmadan son derece rahatsız çevreler var. Entegrasyon sürecini ters yüz ederek bozma çabasındalar. Onun için de “Çözüm sürecinin” akim kalması için gece gündüz çalışıyorlar. PKK’dan BDP’den gelen en ufak olumsuzlukları veya eleştirileri büyüterek buralardan medet bekliyorlar. Ama her defasında beklentileri boşa çıkıyor. Ankara da, Abdullah Öcalan da kararlı şekilde çözüm sürecinin arkasında duruyor.

Böyle bir noktada Mesut Barzani’nin Diyarbakır’da vereceği görüntü son derece önemli. Aslında mevcut durumu 16. Yüzyılda yaşamış olan tarihçi ve şair Şükri-i Bitlisi’nin aşağıdaki dörtlüğü “Ortak geleceği”veciz şekilde anlatıyor.

Diyor ki Şükri-i Bitlisi

“Türkün yanında Türkem,

Kürdün yanında Kürtem.

İçeride koyunam,

Dışarıda kurtam.

 

Alper TAN

12.11.2013

AŞAĞIDAKİ YAZILAR DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

GENÇLİĞİ TEHDİT EDEN KORKUNÇ TABLO

NE DEĞİŞTİ?

ABD ANKARA’DAN SONRA RİYAD’I DA KAYBETTİ

BİRLİĞİN GÜCÜ VE DÜŞMANIN KORKUSU

EYVAAH. “MİT TÜRKİYE’Yİ KOLLUYOR!”

İÇERİDEN VE DIŞARIDAN İNCE İNCE İNCİLER

28 ŞUBAT “ÜST YAPI” VE DEMİREL

28 ŞUBAT, BÇG VE YEŞİL HOLDİNGLERİN GERÇEK YÜZÜ!

DÜNYA YENİDEN KURULUYOR

28 ŞUBAT’IN 28 GÜNAHI

YENİ CHP ÇOK TUTARLI VE ÇOK BAŞARILI

Yazarın Önceki Yazıları
Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Fethullah'ı verseler ne olacak! 23.02.2017Bu sistemin ne zararı vardı da değiştiriyoruz? 15.02.2017ABD'nin dinci siyaseti tutar mı? 12.02.2017Sandığa giderken dünyada neler oluyor? 09.02.2017Donald Trump'a teşekkür mektubu 31.01.2017ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
diyarbakır
 // ethem yılmaz
neden diyarbakır sorusuna ne cevap verşlecek.barzaninin ülkemizdeki uzantıları ,ihanet ortakları bu günlerde boy gösterir oldu.petrol paraları yerine ulaşıyor anlaşılan...
12 Kasım 2013 Salı 20:54