YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Maneviyat buhranı
25 Şubat 2008 11:11

Son yıllarda kapkaç olayları terör olaylarının da önüne geçmeye ya da yeni bir terör şekline bürünmeye başladı.
Okullarda sayısı artan çetecikler ve Polat Alemdar özentileri asayişi sıkıntıya sokuyor. Uyuşturucu ve madde bağımlıları her geçen gün artıyor, bunların kullanıma başlama yaşı da zaman geçtikçe hızla küçülüyor. Yani bu maddeleri çocuk yaşta kullanmaya başlayanların sayısı çoğalıyor.
Zenginlerle fakirlerin arasındaki uçurum gittikçe daha da açılırken, zengin daha zengin fakir de daha fakir olmaya doğru gidiyor.
İstanbul’un her yerine kameralar yerleştirdik. Suçu ve suçluları tespit, potansiyel suç makinelerini de caydırmak için. Suçu ve suçluları tespit etmek için teknolojiyi tabii ki sonuna kadar kullanmalıyız. Fakat bir çok konuda olduğu gibi işin temeline inmeden yapılan değerlendirmeler çözüm olmaktan ziyade zaman kaybına veya yanlış neticelere yol açabiliyor. Meseleyi temelden çözebilmek için neler yapabileceğimizi tespit bakımından bazı konulara dikkatinizi çekmek istiyorum.
Şu anda ülkedeki tüm çocukların ilköğretimi okumaları mecburi. Yani her Türk vatandaşı en az sekiz yıl devletin kadrolarının elinde. Liseyi okuyanlar için bu süre 12 yıl. Üniversiteye gidenler için 14 - 16 veya 18 yıl. Erkekler için askerlik dönemi olan ortalama bir yılı daha eklersek bu süre 19-20 yılı buluyor. Ne anlatmak istediğimi merak edenler için fazla uzatmadan konuya giriyorum.
Her Türk vatandaşı hayatı boyunca en az sekiz yıl devletin kadroları elinde bulunuyor. Yukarda izah ettiğim gibi bazıları için bu süre kademeli olarak 20 yıla kadar varıyorsa ve biz bu süre zarfında çocuklara, gençlere vatan sevgisini, insan sevgisini, ahlaklı olmayı, adaletli olmayı, dini duyguların insana kazandıracağı huzur ve mutluluğu anlatamıyorsak, anlatsak bile kitabi ve teorik olarak üstünkörü yapıyorsak, hatta İslam’ın güzelliklerini anlatma konusunda bir takım korkulardan kurtulamıyor, kendi inancımızdan utanıyorsak.. olup biten olumsuzluklardan şikayetçi olmaya hakkımız yok demektir.
Hırsızlık, yolsuzluk, gasp, cinayet, kapkaç, ırza tecavüz ve çarpık ilişkiler, yalancılık, üç kağıtçılık arttı ise durduk yerde artmamıştır. Zengin fakiri gözetmez, fakir de diğerinin malına göz diker. İnsanlar yargıdan elde edemediği adaleti mafyadan bekler veya kendisi elde etmeye çalışır.
Tabi ki ülkemizdeki eksiklerin hiç birisi suç işlemeye meşruiyet kazandıramaz. Ama devleti yönetenlerin, işin sosyal ve psikolojik yönünü sürekli gözetmesi gerekir. Adalet, sade vatandaşa sonuna kadar işler de belli konumdakilere gelince geri dönüp, adalet arayanları cezalandırmaya kalkışırsa; bir gün Büyük Adalet kimsenin mazeretine ve gözyaşlarına bakmadan hükmünü icra eder.
Sosyal sıkıntıların ve başta sıraladığımız suç unsurlarının artmasında eğitim, yönetim ve hukuk sistemimizin maneviyat fakirliği yaşamasının, hakkın değil de gücün ölçü alınmasının çok büyük payı olduğunu unutmamalıyız. Sadece hatırlamak da yetmez. Bu konuda acil tedbirler almalıyız. Daha çok Yeşimler, Ayşeler, Mehmetler, Hasanlar kaybetmemek için.. ülkemizin geleceği için..

Yazarın Önceki Yazıları
ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.20162017 ve sonrası neler olabilir? 22.12.2016Bu 'terör' değil, dış saldırıdır 17.12.2016İran, müflis batının Truva atı mı? 16.12.20163. Dünya Savaşının Adı "Terör" 12.12.2016Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.