YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Maksat Ak Parti'yi bölmek
25 Şubat 2008 15:42
11. cumhurbaşkanının seçimini büyük bir başarı ile krize dönüştüren kesimler 22 Temmuz sonuçlarına rağmen yeni bir hamle peşindeler. Bu hamle, Abdullah Gül’ü cumhurbaşkanı adaylığından sözüm ona kendi arzusu ile vazgeçirme, ülkenin yeni bir gerginlik yaşamasına engel olma gayretinin ötesinde bir amaç taşıyor. Halkın ne istediğini ne istemediğini görenler, şimdi Ak Parti’ye, özellikle de Başbakan Erdoğan’a hata yaptırtarak amaçlarına ulaşmanın yollarını arıyorlar. Bunu da daha önceden olduğu gibi soldan gelerek değil sağdan yaklaşarak yapıyorlar.

İddia: Abdullah Gül aday gösterilir ve seçilirse ülkede gerginlik olur.
Cevap: Aksine Ak Parti % 47’ye rağmen Abdullah Gül’ü göstermezse kendisine oy veren halka bunu izah edemez. Esas gerginlik o zaman yaşanabilir. Ak Parti bu durumu MHP’ye bile izah edemez.

Talep: Abdullah Gül fedakarlık ederek adaylıktan çekilsin.
Cevap: Halk en az % 47 oyla milletvekili seçimiyle beraber Abdullah Gül konusundaki arzusunu da ortaya koydu. Bu halkın talebi. Gül kendisine ait olmayan bir konuda fedakarlık veya feragat edemez. Ederse bunun adı fedakarlık veya feragat olmaz.

Güya bazı kurumların hassasiyetlerini ileri sürerek veya ona sığınarak siyasete yön vermeye çalışanlar halkın yarısının hassasiyetini de düşünüyorlar mıdır. Bir iki kurumun hassasiyetinin hatırı ve önemi var da halkın talebinin hiç mi önemi yok.

Zorba yöntemlerle halkı manipile etmeye çalışanlar, bunun millet nazarında ters teptiğini görünce şimdi aynı şeyi güya güzellikle yapmaya çalışıyorlar.

Aslında şu an yapılmaya çalışılan şey, yükselişi bir türlü önlenemeyen Ak Parti’yi çeşitli yöntemlerle bölebilmek.

Abdullah Gül adaylıktan feragat etsin diye adeta yalvaranlar, -öyle bir ihtimal yok denecek kadar düşük ama -Gül adaylıktan çekildiğinde bakın neler söyleyecekler.
“Göze alamadı ve çekildi”
“Erdoğan Gül’ü harcadı”
“AKP’de Gül çatlağı”
“Erdoğan tek adam olmak istiyor”
“Köşke kapıkulu çıkardı”

Bu akıl verenlerin çoğu bayram havası içinde yeni gedikler açmanın yollarını arayacaklar ve bu konuda büyük cesaret elde edecekler.

Şimdiye kadar çok çeşitli badireleri selametle geçmiş olan Erdoğan’ın bu niyet ve amacın farkında olmaması akla ve mantığa aykırı. Sonunda yine en doğru kararı verecektir. Şu anda Abdullah Gül feragat etsin diye koro halinde yalvaranlar da iyi ki böyle olmuş diye yorumlar yapmaya başlayacaklar. Kısa bir zaman sonra ise Gül’ün ne kadar başarılı bir cumhurbaşkanı olduğu konusunda da herkesten fazla methiyeler düzeceklerdir. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın.

Bu konuda belge ve kaynak arzu edenler varsa 1994 belediye seçimleri öncesinde Tayip Erdoğan’ın İstanbul belediye başkanı seçilmemesi için haftalarca aylarca yorumlar ve haberlerle engelleme kampanyası yapanların şimdi Erdoğan’a neler söylediklerini ibretle okuyabilirsiniz.

Ayrıca 2002 seçimleri öncesi, “Bu ülkede İmam hatip lisesi mezunları polis bile yapılmıyor, Tayip Erdoğan nasıl başbakan olacakmış” diye konuşanların şimdilerde onun başbakanlığını büyük harflerle övdükleri de unutulmamalı. O zaman Tayip Erdoğan’a karşı çıkanlar bu günlerde sözüm ona onu tutup Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığına karşı çıkıyorlar.
Acaba bunları kimselerin görmediğini mi sanıyorlar.

11. Cumhurbaşkanı şimdiden hayırlı olsun.


Alper TAN
9.8.07
Yazarın Önceki Yazıları
ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.