YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Karikatür krizinden medeniyetler krizine
25 Şubat 2008 11:05
Batılılar politik ve diplomatik manevralarla gerçek yüzlerini gizlemeyi çok iyi becerirler. Bunun sayısız örneklerini sıralamak mümkün. Danimarka’da başlayan son karikatür krizi ile ortaya çıkan durum ise çok dikkat çekici. Bu olayın yanlışlıkla yapılan gözden kaçan bir yayın olmadığı, üzerinde haftalarca düşünüldüğü uzun görüşmeler yapıldığı, tartışıldığı ve planlanarak yayınlandığı anlaşılıyor. Bunu nereden anlıyoruz. Karikatürü yayınlayan Jyllands Posten isimli gazetenin Kültür Sanat editörü olan Flemming Rose isimli ahlaksız gazetecinin 8 Şubat 2006 tarihli Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan açıklamalarından anlıyoruz. Maksatları neymiş? Müslümanların tepkilerini ölçmek, test etmek, Müslümanların fikir özgürlüğü konusundaki hazım sınırlarını denemek. Bu açıklanan amacı gösteriyor. Peki gerçek amaç acaba sadece bu mu? Bunun üzerinde biraz kafa yormakta fayda var.

Olayların gidişatına, zamanlamasına, etkilerine ve sonuçlarına baktığımızda daha büyük bir amacın olduğu anlaşılıyor. Şimdi bunun üzerinde biraz duralım.

Dört ay önce yayınlanan çirkin karikatürler, devamında getirdiği süreçle artık karikatür krizi olmaktan çıkıp medeniyetler krizine dönüşmeye başladı. İslam Medeniyeti ile Batı medeniyetlerinin çarpışmasına. Bu konuda batı ülkelerinin yönetimleri bu ülkelerdeki medya kuruluşları ile büyük ölçüde bir dayanışma sergiliyorlar. Bu kriz Danimarka başbakanı Rasmussen’in açık bir özür açıklaması ile kapanabilecekken Danimarka bunu yapmamakta ısrarla direniyor. Bu arada bu ülkenin elçilikleri ateşe veriliyor. Vatandaşları tehdit altında. İslam ülkelerinden büyük infial yükseliyor. Bunlar umursamaz bir tavırla izleniyor. Bunların fark edilmiyor olması imkansız. Öyleyse ne hedefleniyor?

ABD başkanı Bush radikal bir dinci. Fakat Bush Irak savaşı sırasında çok gayret etmesine rağmen Avrupalı Hıristiyan ülkelerin hepsinin desteğini alamadı. Avrupa Birliği’nin üç önemli ülkesinden sadece birinin yani İngiltere’nin desteğini alabildi. Almanya ve Fransa ABD’ye beklenen desteği vermedi. Bu da ABD yönetimini uluslar arası camiada zor duruma soktu. ABD yalnızlaştı. Bu süreç yaşanırken İslam ülkeleri nazarında Almanya ve Fransa’nın itibarı fazla yıpranmazken Radikal dinci Bush’un şahsında koca bir ABD büyük itibar kaybına uğradı. İslam ülkeleri başta olmak üzere bütün dünyada anti amerikan görüşler belki de tarihte hiç görülmediği kadar yükseldi. ABD yönetimi haklı olabileceği konularda bile inandırıcılığını yitirdi. Bush’un Amerikan halkı üzerinde bile güvenirliği % 30’lara indi. Fakat Bush’un yapmak istediği uluslar arası işler daha bitmedi. İslam ülkelerinden destek alma şansı kalmayan radikal dinci Bush’un en azından Hıristiyan ülkelerin desteğini alması gerekiyor. Bunun için Bush, Vatikan’la batıdaki belli başlı medya kuruluşları ve önemli batı ülkelerinin yönetimleri ile büyük oranda dayanışma içinde hareket ediyor. Dünya medyasını kontrol altında tutmak için kullandıkları yöntem artık herkesin malumu. Böylece Bush bir taşla birkaç kuşu birden vuruyor:

1) Bu karikatür krizi ile, Irak savaşı sırasında beklediği desteği alamadığı Avrupa ülkelerinin yönetimlerini İslam ülkeleri ile karşı karşıya getirdi.

2) Karikatür krizi Müslüman-Hıristiyan kamplaşmasına dönüştüğü için Hıristiyan toplumların dolayısıyla da bu toplulukların etkileyeceği batı ülkelerinin yönetimlerinin Bush yönetiminin İslam ülkeleri üzerinde yürütmeye çalıştığı politikalara destek olması, destek olmasa bile en azından karşı çıkmaması bekleniyor.

3) Öte yandan ABD yönetimi İslam ülkelerine verdiği mesajda bu karikatürlerin yayınlanmasını tasvip etmediği görüntüsü verirken, krizin müsebbibi olan ve krizin aşılması konusunda adım atmamakta direnen Danimarka başbakanı Rasmussen’i arayarak “arkanızdayız” mesajı veriyor. Tam bir “tavşan kaç tazı tut” iki yüzlülüğü.

ABD’NİN HESABI

Muhtemelen bu gelişmelerin ardından Bush, İran ve Suriye üzerinde yürüttüğü stratejide batı ülkelerinin desteğinin daha rahat geleceğini bekliyordur. Uluslar arası Atom Enerjisi Kurumu ABD’nin beklediği şekilde İranı’ı BM Güvenlik Konseyine sevk etti. Şimdi ABD, Güvenlik Konseyinden de istediğini almayı bekliyor.

ETKİ-TEPKİ

Bu arada Bush’un ummadığı ve istemeyeceği şekilde bir gelişme yaşanıyor. Bu karikatür terbiyesizliği, Müslüman toplumların kendine gelmesini ve olayları daha net kavramasını da beraberinde getiriyor. Uygarlığın beşiği edasıyla davranan batı ülkelerinin ne kadar iki yüzlü, ne kadar bencil, ne kadar acımasız ve ne kadar tahammülsüz hazımsız ve saygısız olduğunu Müslümanlar daha kolay anlıyorlar. Yani bu olay Hıristiyan dünyasının safları sıklaştırmasına neden olurken Müslümanların da aynı şekilde toparlanmalarına ve bilinçlenmesine yol açıyor.

NE YAPMALIYIZ?

Karikatür krizi medeniyetler krizine dönüşme yoluna girdi. Tesellimiz birkaç batılı liderin aklıselim açıklamalarla alevlere su serpmeye başlaması.

Öncelikle olayları iyi anlamak zorundayız. Dünyanın küreselleşmesine ve küçülmesine rağmen din duygularının gücünü kaybetmediğini hatta gittikçe de güçleneceğini unutmayalım. İnsanların inançlarının sınanamayacağını bunun şakasının bile olamayacağını her zaman aklımızda tutalım. Bu ve benzer yanlış olaylar karşısında meşru zeminde yapacağımız tepkileri ortaya koymaktan korkmayalım. Bu tür tepkileri sadece batılılara karşı değil içimizdeki kendini çağdaş zanneden ve toplumun mukaddeslerine zaman zaman saldıran geri kafalılara da gösterelim. Fakat bizi haklı iken haksız duruma düşürecek gayri meşru yöntemlerden ısrarla uzak duralım. Unutmayalım ki bu ve benzeri provokasyonları yapanlar karşı tarafın yanlış yapmasını bekleyeceklerdir.

Son söz, provokasyonlara gelmeyelim. Çözüm meşru protesto, ölçülü boykot ve ince diplomaside.
Yazarın Önceki Yazıları
ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.20162017 ve sonrası neler olabilir? 22.12.2016Bu 'terör' değil, dış saldırıdır 17.12.2016İran, müflis batının Truva atı mı? 16.12.20163. Dünya Savaşının Adı "Terör" 12.12.2016Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Trump döneminde neler olacak? 10.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.