29 Temmuz 2017 Cumartesi
  • Altın143,977
  • BIST107.700
  • Dolar3,5286
  • Euro4,1426
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6300
  • İstanbul26 °C
  • Ankara26 °C
  • İzmir32 °C
  • Konya25 °C
  • Adana34 °C
  • Antalya34 °C
  • Diyarbakır37 °C
  • Bursa30 °C
  • Kayseri28 °C
  • Kocaeli29 °C
  • Şanlıurfa37 °C
  • Gaziantep34 °C
  • İçel31 °C
"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR"
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kamyon
03 Eylül 2010 16:59

15 Ağustos 2010 sıradan bir Pazar günüydü. Diğer günlerdeki gibi sabah kalkmış rutin işlerimizi halletmiştik. Öğleden sonra ise çok yakın arkadaşlarımla kısa bir seyahat etmek istedik. Trafiğin tüm kurallarına uyarak ilerliyorduk. Ankara Esenboğa yolunda hesapta olmayan bir şey oldu.

Asfalt veya mıcır yüklü 30-40 tonluk bir kamyon 134 km hızla aracımıza çapmıştı. Bizi altına alan kamyon 35 metre sürükledikten sonra yolun kenarına attı. Can kardeşim Yaşar Türkleş üç yetim çocuk, gözü yaşlı bir eş, boynu bükük bir anne ile binlerce dostunu geride bırakarak o gün, o kazada öldü gitti. Kazadan yaralı kurtulan diğer üç arkadaş, üç haftadan beri hastane koridorlarında acı çekiyoruz. Hepimizin aileleri ve aile yakınları üç haftadır perişan vaziyette.

Gözü yaşlı üç yetim yavru Enes Buğra, Ahmet ve Alper’in, rahmetli Yaşar’ın eşi Nuray’ın ve annesinin acısını tarif etmek mümkün mü? Dünyanın hangi imkanı o babanın, o eşin, o evladın yerini doldurabilir ki..

Bu yazıdaki maksadım şahsi olarak yaşadığım bir hadiseyi anlatarak ajitasyon veya duygu sömürüsü yapmak değil. Bu kaza sebebiyle arayan soran, destek olan, dua eden, tüm dostlarımıza bu vesile ile sonsuz teşekkür ederim. İnşallah kısa zamanda toparlanıp işimizin başına döneriz.

1960’ta, 1971’de, 1980’de, 1997’de bu ülkeye dört defa kamyon çarptı. Her kamyon çarpmasında binlerce insanımız öldü ve on binlercesi yaralandı. Bu binlerce ölü ve on binlerce yaralının yakın aileleri de hesaba katıldığında milyonları etkileyen hadiselerdi. Üç haftadır hayatımızı felç eden kamyon çarpması gibi bu ülke her darbe yediğinde onlarca yıl belini doğrultamadı. Yeniden doğrulmaya çalıştığında da yeni bir darbe ile tekrar yere yığıldı.

Bu gün yüksek yargının en tepelerinde bulunan ve kendisinden adalet dağıtması beklenenler yüksek yargıdaki YARSAV düzeninin devamı için PKK’nın başı Abdullah Öcalan ile bile nasıl “işbirliği” yapılabileceğini anlatıyor. “Ülkede kaos olsun ben yararlanırım” diyor. Suçluya cezasını vermesi gereken bazı yüksek hakimler Ergenekon terör örgütü yöneticilerini kurtarmak için savaş veriyorlar. Peygamber ocağı diye askere gönderdiğimiz gencecik fidanlarımız, işbirlikçi teröristler baskın yaparken  Heronların gönderdiği canlı yayınla şehit oluyor. Komutanlar ise sadece seyretmiyor. Bazıları PKK’lıları kastederek “adamlarımız zayiat veriyor, Heronları ya düşürün ya da koordinatlarını değiştirin” diyor.

Bizden toplanan vergilerle alınan savaş uçakları ile camilerimizin bombalanması ve ülkede kaos oluşturulması, buna bağlı olarak da halkın oylarıyla kurulan hükümetin düşürülmesi planlanıyor. Genelkurmay ikinci başkanı en önemli kriptoları Türkiye’nin düşmanı İsrail’e vermekle suçlanıyor.

Bir ülkenin ordusu, bir ülkenin yargısı kendi milletine bunu yapar mı? Yapıyorsa niçin yapar? Kim için yapar?

Ülkemize çarpan kamyonların hesabını sormak için az bir zaman kaldı. 12 Eylül hesaplaşma günü. Bütün Ergenekoncular iş başındalar. Grup grup dağılarak ev ev dolaşıp Anayasa’daki YARSAV düzeninin  devamı için “Hayır” propagandası yapıyorlar. Evetçiler ise genelde tüm görevi başbakana bırakmış durumdalar. 1960 darbesini yapanların temellerini attıkları, 12 Eylül ve 28 Şubat darbecilerinin geliştirdikleri, Mehmet Moğultay ve Seyfi Oktay’ın mezhepçi kadrolarının oluşturduğu YARSAV düzeni değişmezse adaletin tesisi Veli Küçük’lerin elinde olacak.

12 Eylül hesap sorma zamanı. Hiçbir ihmal hiçbir bahane, hesap sormaya engel olmamalı. Sandığı boykot etmeye çalışan BDP’liler, Hayır diyen Ergenekon avukatı CHP ve ne yapmaya çalıştığını hala anlayamadığımız MHP, kendi tabanına rağmen YARSAV düzenini savunmaya devam etsinler. Sağduyu ve vicdan sahibi her vatandaşımız, hangi siyasi görüşte olurlarsa olsunlar 12 Eylül’de çarpan kamyonların hesabını soracaklar.

Bana da kamyon çarptı. Şu an omuzum kırık, burnum kırık, yüzüm kırık ve kaburgalarım kırık. Ama 12 Eylül Pazar günü sedyede de olsa sandığa gidip, 1960’ta 1971’de 1980’de ve 1997’de ülkeme çarpan kamyonların hesabını soracağım.

13 Eylül’ün yeni bir dönemin başlangıcı olması için..


Alper TAN
3.9.2010

    
 

Yazarın Önceki Yazıları
Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
CUNTAYA İNAT EVET
 // Mehmet KARAKAPLAN
Alper bey Allahın izniyle Bugünden sonra bu ülkeye kamyonlar çarpamayacak Allah'ın izniyle...
Sizlerde İnşallah sedye değilde,yürüyerek gidersiniz.
Yazılarınızın devamını diler allah sağlık versin diyoruz...

Mehmet KARAKAPLAN
Fransa...
12 Eylül 2010 14:41
geçmişolsun...
 // ahmet demir
size ve tüm sevenlerinize geçmişolsun dileklerimi sevgi ve saygı ile iletiyorum......
10 Eylül 2010 16:38
ACİL ŞİFALAR
 // sevket
Öncelikle tekrar geçmis olsun diyor, Allah'tan acil şifalar diler, en kısa sürede eski sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum. Yazılarınız sürekli takip eden biri olarak, kaleminizin cesur olması dolayısıyla tebrik ederim. Cesur olan o kalem ki; gerçekleri ifade etmekte çekinmeyen, karanlık olaylara ışık tutan bir kalem. O kalemin tekrar yazmaya başlaması dolayısıyla sevincimi belirtir, saygılar sunarım....
07 Eylül 2010 00:14