YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İzleyin oyun bozulacak
14 Kasım 2013 17:24

Başbakan Erdoğan’ın daveti ile Irak Kürdistanı Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin Diyarbakır’a gelecek olması Türkiye’de bir kesimin ezberini ve dengesini bozmuş durumda. Rahatsız kesimlerin bazıları ağzından bazıları da karnından konuşarak tepkilerini dışa vuruyorlar. Erdoğan ve Barzani’nin Diyarbakır programı konusunda envai çeşit yorumlar yapılıyor. Yorumların büyük çoğunluğu soğuk savaş döneminin reflekslerini yansıtıyor. Tabi eski Türkiye’nin modası geçmiş jargonuyla..

Bazıları bu görüşmeyi zamanlama ve görüşmenin yapılacağı mekan itibariyle ele alıp “Seçim kardeşliği” olarak değerlendiriyor. Görüşmeyi değersizleştirmeye çalışıyorlar. Bazıları da “Memleketin elden gitmesi olarak” gösterip karşı çıkıyor.

Bu görüşmeyi birileri Ak Parti-KDP yakınlaşması olarak gösterip rahatsızlık duyuyorlar. Mesela BDP ve HDP, Erdoğan-Barzani görüşmesine ilginç biçimde çok soğuk bakıyor. BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, “Erdoğan seçim için geliyor” diyor. Erdoğan’ın Diyarbakır gezisine, hükümetin “Çözüm Süreci”nde yeni ittifak arayışlarına dayalı politika değişikliği yorumlarını yapanlar da var.

HDP Eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürkçü, “Barzani’ye gösterilen misafirperverliğin, PYD lideri Salih Müslim’e de gösterilmesi gerektiğini” söyledi. BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak ise BDP tabanına“Erdoğan’ın programlarına katılmayın” çağrısı yaptı. Gültan Kışanak, “Başbakan, seçim kampanyasını yürütüyor, Diyarbakır programının, çözüm
süreciyle alakası yok”
 diyor.

HDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, “Biz Sayın Barzani’yi davet etmiştik etkinliklerimize, ne yazık ki katılmadı. İktidar partisinin bir programına dahil oluyor.  Katılmamız söz konusu olmaz”değerlendirmesinde bulunuyor. Sebahat Tuncel, Barzani’nin Diyarbakır ziyaretine “AKP’nin seçim politikasına dahil olmamasını, bölgedeki AKP’nin sarsılan imajını yeniden kazandırma yaklaşımının bir parçası olmamasını bekliyoruz” şeklinde tepki gösteriyor.

BDP heyetinin İmralı’da yaptığı son görüşmede, Abdullah Öcalan’ın, “Çözüm için yeni adımlar bakımından hükümete yeni opsiyon tanıdığı, 4 aylık bir sürecin içinden bu durumu okumaya devam edeceğini ve bu çerçevede çözüm sürecinin tıkanmasına izin vermeyeceğini ifade ettiğine”dair açıklaması, Başbakan Erdoğan’ın, “Seçimi terörsüz, olaysız atlatma” konusunda Öcalan’dan garanti aldığı şeklinde göstermeye çalışanlar var. Bu konuda en azından bir tereddüt, kuşku uyandırmak isteyenler söz konusu..

Bütün bu tepkisel değerlendirmeler ya kasıtlı ya da yersiz ve mesnetsiz değerlendirmelerdir. Olaylara miyop bakışın ve “Çözüm Süreci'ni” tam olarak anlayamamış olmanın getirisi. Şunu iyi anlamak gerekir. Bizce “Çözüm Süreci” sadece PKK terörünü bitirmekle sınırlı değil. Çözüm Süreci'nin, Türkiye’dekilerin yanı sıra komşu ülkeler de dahil tüm Kürtleri ilgilendiren boyutları söz konusu. Türkler ve Kürtler tarihte olduğu gibi “Kader birliği” yapıyorlar. Eski Türkiye’nin olumsuz izlerini birlikte silmeye başladılar. Türkler ve Kürtler kader birliği yaparak “ortak geleceğe” birlikte yürüyecekler.

Diyarbakır’daki görüşme bir “Ak Parti-KDP ittifakı” değildir. Bu görüşme bir “seçim kardeşliği” de değildir. Kaldı ki Ak Parti’nin bir siyasi parti olarak seçim öncesi bu amaçla bile olsa böyle bir etkinlik yapmasının kime ne zararı olabilir? BDP ve HDP kendi siyasetine güveniyorsa böyle bir görüşmeden niye rahatsızlık duyuyor? Eğer Mesut Barzani BDP ve HDP’nin davetini ciddiye almıyorsa BDP ve HDP’nin kendilerini gözden geçirmesi gerekir.

BDP bu güne kadar terör üzerinden siyasi bir ranta konduğu için barış ve kardeşlik ortamında gerçek siyaseti yapmakta zorlanıyor. Bugüne kadar ölen Kürt gençlerinin kanları üzerinde duran siyasi mevkiler, kan durunca karaya oturdu. O sebeple de nasıl bir siyaset yapacakları konusunda yalpa yapıyorlar, karar veremiyorlar.

Önümüzdeki yerel seçimlerde zafiyete uğrarlarsa acaba BDP ve HDP bunun faturasını Mesut Barzani’ye mi çıkaracaklar?

Burada şunu açıkça ifade edelim. Görünen o ki Tayyip Erdoğan da, Mesut Barzani de Abdullah Öcalanda “Türklerin ve Kürtlerin ittifakı” ve “Ortak gelecek” konusunda görüş birliği içindeler. Ama PKK’nın, BDP’nin, HDP’nin ve KCK’nın içinde yer alan, halktan kopuk, sırtını soğuk savaş döneminin yöntemlerine dayamış acımasız, sosyalist, laik ve gizli Kemalist kesimler bu birliğe karşılar ve buna karşı mücadele ediyorlar.

On sene önce “Olağanüstü hal kaldırılsa Kürt sorunu çözülür” diyenler, şimdi “Rojava sorunu çözülmeden Kürt sorunu çözülmez” diyorlar. Daha geçen yıla kadar “Kürt sorunu demokratikleşme sorunudur. Demokrasi olursa sorun da çözülür” diyenler, şimdi İsrail örneğini vererek “Kürt sorunu demokratikleşme sorunu değildir. Demokratikleşme olsa bile çözülmez çünkü Kürt sorunu egemenlik sorunudur” demeye başladılar.

Bir sene öncesine kadar hükümete “Muhatabınız başkası değil muhatabınız Abdullah Öcalan’dır”diye işi yokuşa sürmek için dayatanlar, “Çözüm süreci” ile Öcalan ortaya çıkınca şok oldular ve başka bahaneler üretmeye başladılar. Bu bahaneler bitmeyecek.

Bunların derdi Türkler ve Kürtler değil. Bunların derdi başka. Bunların kimler olduklarını ise Türkler de Kürtler de biliyorlar artık. Mesut Barzani’nin Diyarbakır programı ile bunların kimler olduklarını halkımız daha açık ve net olarak görecek. Oyunlar bozulacak.

Alper TAN

14.11.2013

AŞAĞIDAKİ YAZILAR DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

MESUT BARZANİ NİÇİN “GELECEK”

GENÇLİĞİ TEHDİT EDEN KORKUNÇ TABLO

NE DEĞİŞTİ?

ABD ANKARA’DAN SONRA RİYAD’I DA KAYBETTİ

BİRLİĞİN GÜCÜ VE DÜŞMANIN KORKUSU

EYVAAH. “MİT TÜRKİYE’Yİ KOLLUYOR!”

İÇERİDEN VE DIŞARIDAN İNCE İNCE İNCİLER

28 ŞUBAT “ÜST YAPI” VE DEMİREL

28 ŞUBAT, BÇG VE YEŞİL HOLDİNGLERİN GERÇEK YÜZÜ!

DÜNYA YENİDEN KURULUYOR

Yazarın Önceki Yazıları
Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.