YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İsrail köteksiz köyde değneksiz dolaşıyor
29 Aralık 2008 16:41

İslam ülkelerindeki dağınıklık ve başıbozukluğun faturasını dünyadaki tüm Müslümanlar ödüyor. Yıllardır Irak’lı Müslümanların yaşadıkları ortada. Afganistan ortada. Şimdilerde Afganistan’la Pakistan’ı, Pakistan’la Hindistan’ı çatışma ve kargaşa ortamına çekerek belirsizliğe itme çabaları öne çıkıyor. İran zaten yıllardır tehdit altında.


Ortadoğu’nun bir türlü kapanmayan yarası ise yine kan revan içinde. Filistin, bir taraftan El Fetih ve Hamas arasında süregelen anlamsız ve saçma kardeş kavgası yaşarken diğer taraftan da İsrail vahşeti altında. Üstelik ve ne yazık ki İsrail’in bu vahşeti, El Fetih’in başı Mahmut Abbas’la gizli bir işbirliği içinde gerçekleştirdiği anlaşılıyor.


Bir buçuk milyar nüfusu olan İslam Aleminin beyninde habis bir ur gibi altmış yıldan bu yana fitne ve fesat saçan İsrail yönetimi, fütursuz ve sınır tanımaz şenaatlerine yine başladı. Zaten aç, susuz ve çaresiz bir şekilde yaşama mücadelesi veren, perişan vaziyetteki Filistinlilerin vücutları, semadan yağan İsrail bombaları ile paramparça oldu. Çoluk çocuk, kadın, kız ayırmadan, ibadethane ve sivil, silahlı ayrımı gözetmeden yapılan insanlık dışı saldırılarda yüzlerce masum feci şekilde hayata veda etti.


İsrail, “köteksiz köyde değneksiz” dolaştığını düşünüyor. İsrail işbirlikçisi ABD ve bu şenaatlerin sadık seyircileri olan Avrupa ülkeleri sus pus. ABD’nin yan kuruluşu olmaktan ve ABD’nin gayr-i meşru işlerine kılıf uydurarak meşruiyet sağlamaktan başka bir işe yaramayan Birleşmiş Milletler her zaman olduğu gibi kör, sağır ve dilsiz.


Daha bu Aralık ayının ilk haftası ilanının altmışıncı yılı kutlanan “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”ni ilan eden Birleşmiş Milletler’in ne kadar boş ve çifte standartlı bir kurum olduğu çok açık biçimde yine gözlerimizin önünde. Dünya’da insan hakları savunucusu kurum olarak propaganda yapanlar ne yapacaklar göreceğiz.


Bunların hiç biri bilinmeyen şeyler değil. Ancak en acısı ve en vahimi, kardeşkanı dökülmesi konusunda El Fetih’in başı olan Mahmut Abbas’ın, vahşi İsrail yönetimi ile işbirlikçilik yapıyor olması. Ocak ayında dolacak başkanlık süresini İsrail desteği ile yeniden uzatmaya çalışması. Bunun karşılığında da diğer Filistinlilerin öldürülmesine rıza göstermesi. Bu affedilecek bir hata değil.


İslam ülkelerinin yönetimleri zaman kaybetmeden toplanmalı ve bu konuya el atmalıdır. İsrail’in yaptıkları sadece o masum Filistinlileri ilgilendirmiyor. Aslında hala ölmemişse tüm insanlığı ilgilendiriyor. En başta da Müslüman ülkeleri ilgilendiriyor. Türkiye, İran, Mısır, Suudi Arabistan, Suriye ve Ürdün başta olmak üzere İslam ülkeleri konuya el atmalıdır. Bu yapılanlar tüm Müslümanlara hakaret ve tehdittir. Bu gün bu vahşete göz yumulduğunu gören cani İsrail yönetimi yarın başka hedeflere yönelebilir. İslam Dünyasındaki dağınıklık ve koordinasyonsuzluk bir an önce son bulmalı.


Kandan beslenen İsrail yönetimine haddi bildirilmeli, işbirlikçi Mahmut Abbas’ın görevden uzaklaştırılması için de ne gerekiyorsa yapılmalıdır. El Fetih ve Hamas arasındaki rekabet, Filistin’i fiilen ikiye bölmüş vaziyette. Bu durum ise sadece İsrail’in ve Filistinlilerin düşmanlarının işine yarıyor. Mümkün olan en kısa zamanda El Fetih’le Hamas arasındaki barışın sağlanması için yoğun çaba gösterilmeli. Filistinlilere uygulanan tecrit ve ambargonun kaldırılması için acil çözüm bulunmalı. Belli başlı İslam ülkeleri ortak bir irade ortaya koyarak, gerekirse kendisine çeki düzen vermediği takdirde İsrail’e haddinin bildirileceğine dair uyarı yapmalı ve gerekirse de yaptırım uygulanmalıdır.


İslam dünyasındaki bu acziyet ve umursamaz durum daha ne kadar devam edecek? “Bana dokunmayan yılan” anlayışı ne kadar doğru ve ne kadar insanidir.


Filistin’deki bu feci gelişme karşısında devletlerin yapması gereken görevler olduğu gibi vicdan sahibi kişilerin ve sivil toplum kuruluşlarının yapması gerekenler de var. Bu konuda hepimiz durup düşünelim, “ne yapabiliriz” diye. Ve yapalım. İnsani yardım yapmak, tepkilerimizi ortaya koymak ve harekete geçmesi gerekenleri teşvik etmek bunlardan bazıları. Elimizden bir şey gelmiyorsa da en azından o masumlar için dua edelim. Ama umursamaz olmayalım.


Gazze’de yaşananların, sizin başınıza, çocuğunuzun, eşinizin, anne babanızın, kardeşinizin başına geldiğini tahayyül ettiniz mi hiç? Filistinliler o olayları sürekli yaşıyorlar. İsrail bu vahşeti sürekli yapıyor.. daha ne kadar yapacak!


Buna kimse “dur” diyemez mi?
İnsanlık öldü mü?


Ölmediğini gösterelim.
Şimdi..
29.12.2008


İZLEMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN
 


Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.