19 Ekim 2017 Perşembe
  • Altın151,512
  • BIST107.846
  • Dolar3,6633
  • Euro4,3266
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8324
  • İstanbul18 °C
  • Ankara8 °C
  • İzmir15 °C
  • Konya7 °C
  • Adana24 °C
  • Antalya22 °C
  • Diyarbakır15 °C
  • Bursa13 °C
  • Kayseri10 °C
  • Kocaeli11 °C
  • Şanlıurfa22 °C
  • Gaziantep21 °C
  • İçel24 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Irak'la yeni dönem ve Yeni Türkiye vizyonu
25 Temmuz 2008 12:00



Türkiye bir taraftan içerde ülkeyi içine kapatmaya, dünyadan koparmaya çalışanlara karşı mücadele ederken diğer taraftan da “Yeni Ankara”nın Dünya vizyonuna şekil vermeye çalışıyor. Daha açık ifade etmek gerekirse MİT Müsteşarı Emre Taner’in 2007’nin Ocak ayında açıkladığı “Yeni Türkiye Vizyonu” somutlaşmaya başlıyor.


Daha düne kadar yasakçı statükonun adam yerine koymadığı, “aşiret lideri,” “peşmerge,” “çapulcu,” sıfatlarıyla tahkir etiği, görüşmek bile istemediği Irak yönetimi ile görüşmenin ve ziyaretin ötesinde değişimler yaşanıyor. Statükonun bir ezberi daha bozuluyor.


2003 yılında Irak’ın işgalinden bu yana ilk defa bir devlet veya hükümet başkanı, havaalanında Irak Başbakanı tarafından askeri tören ve kırmızı halılar serilerek karşılandı. Bu karşılama George Bush, Tony Blair ve Mahmut Ahmed-i Necad dâhil hiçbir lidere yapılmamıştı. Tabi bu sembolik bir önem taşıyor. Ama esas önemli olan Türk ve Irak başbakanlarının imzaladıkları belgeler. İki başbakan "Yüksek Stratejik İttifak Belgesi" imzaladılar. Bundan sonra diplomasi, savunma, ekonomi ve enerji gibi çok önemli konularda Türkiye ve Irak ortak politikalar oluşturmaya çalışacaklar.


En az yılda bir kez başbakanlar düzeyinde, üç kez de bakanlar düzeyinde bir araya gelinecek. İlk toplantı Bağdat’ta iki başbakanın eşbaşkanlığı ile yapıldı bile. Bu konseyin oluşması ve faaliyete geçmesiyle birlikte; kritik bakanlıklar tek bir ekip olarak çalışacak ve iki ülkenin geleceği için birlikte hareket edilecek.


Türkiye, cumhuriyet tarihi boyunca ilk defa bir komşusu ile bu denli derinlikli bir belge imzalamış oldu. Kuzey Irak’la Türkiye arasında 2012’ye kadar hiç beklenmeyen ve tahmin bile edilemeyen müspet gelişmelere şahit olabiliriz. Öyle ki bu belgenin imzalanması, sınırların kalkmasına kadar sıkı münasebetlerin oluşmasına götürebilir bizleri.


Diyeceksiniz ki işgalci Birleşik Devletler, Irak-Türkiye yakınlaşmasına müsaade eder mi? İki ülkenin de bunu eskisi kadar önemsediklerini sanmıyorum. Ayrıca ABD engellemek istese bile buna güç yetirebilir mi? İzleyip göreceğiz.


 

 

Görüşmede, Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin terörle mücadelesi konusunda verdiği destekten dolayı Irak Başbakanına teşekkür etti. Ama burada en dikkat çekici husus PKK’ya karşı Türkiye’ye verdiği destekten dolayı Erdoğan’ın Kuzey Irak Yönetimine de teşekkür etmesi idi. Kanal A’nın uzun zamandan beri Kuzey Irak Yönetiminin PKK konusunda Türkiye’ye destek verdiği haberleri de böylece en üst düzeyden teyid edilmiş oldu. Bu da Irak ziyaretinin ortaya koyduğu çok önemli bir konu. Demek ki meseleler yasaklayarak, hakaret ederek, görüşmeyerek, düşmanlık ederek değil iyi niyet ve diyalogla çözülebiliyor.

 

Dışişleri Bakanı Ali Babacan Mayıs ve Haziran aylarında mesaisinin önemli bir kısmını Afrika ülkeleri ile ilgilenerek geçirdi. Yine Cumhuriyet boyunca Türkiye ilk defa Afrika Birliği içinde yer alıyor. Belki bazıları küçümseyebilir ama bu da gelecek açısından çok önemli.

 

Son yapılan D-8 zirvesinde, organizasyonun genel sekreterliğinin İstanbul’a taşınmasına karar verildi. Bu da dikkat çeken bir gelişme. Ayrıca Ekmelettin İhsanoğlu yönetimindeki İslam Konferansı Teşkilatı çok aktif bir çaba içerisinde.

 

Diğer çok önemli bir gelişme de Ankara’da yaşanıyor. Türkiye dünyadaki 150 ülkede görev yapan tüm büyükelçilerini Ankara’ya çağırdı. Ankara’da görevli 30 büyükelçi de devrede. Yeni Ankara, 14 Temmuz Pazartesi’den itibaren yeni dış politika vizyonunu büyükelçilere deklare edecek. Bu durum Türkiye’nin aktif ve öncü bir dış politika yürüteceğinin açık bir göstergesi olacak. Stratejik derinlik, somutlaşmaya ve anlam kazanmaya başlıyor. Şu an yaşamakta olduğumuz tüm karanlık ve olumsuz gelişmelere rağmen Temmuz ve Ağustos aylarında müspet manada çok şaşırtıcı olaylara şahit olabiliriz.

 

Çok önemli diğer bir konu ise emekli Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmede dikkat çektiği bir konu. Özkök, bu görüşmede hükümeti AB reformlarını yavaşlatmakla eleştiriyor ve AB reformları devam etseydi kapatma davasının da Ergenekon meselesinin de bu şekilde olmayacağını söylüyor. Hükümetin bu sözleri dikkate alması ve kendine gelmesi kesinlikle hayati derecede önemli. Ve bu haklı bir eleştiri.

 

Görüldüğü gibi içerdeki karanlık özelmecilerin provakasyonlarına rağmen Ankara’da ve dış politikada çok önemli açılımlar sağlanabiliyor. Şunu tüm vatandaşlarımız iyi görmeli. Türkiye’deki değişim o kadar derinleşti ki ne Ergenekoncular ne de kapatma davası bu değişimi durduramaz. Saydığım tüm gelişmeler bunlara rağmen olmaktadır.

 

Son zamanlarda hükümetin Anayasa Mahkemesi’ndeki kapatma davasını çok da önemsemediği ve kendini icraatlara verdiği dikkat çekiyor. Doğru olan bu. Toplumdaki genel algılama da kapatmanın olmayacağı yönünde değişmeye başladı.

 

Son olarak İstanbul’da yaşanan saldırı gündemde. Bazı Türk vatandaşı saldırganlar, Türk polislerini şehit ediyor, teröristlerin kendileri de ölüyor. Ama ne hikmettir bu saldırının adı: “ABD’ye saldırı” oluyor. Buna da dikkatlerinizi çekmek isterim.

 

Bu saldırıyı yapanlara sadece şunu söylemeliyiz. Artık çok sırıtıyor. Bu numaralara kimse inanmıyor. Patronlarınıza söyleyin, size daha farklı numaralar öğretsin. Belki o zaman yeni numaraların ortaya çıkması birkaç gün sürebilir.

 

Ne dersiniz..!

 

10.7.2008

Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.