YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İHH silah taşıyor
03 Haziran 2010 12:25

Kendilerini dünyanın efendisi zanneden devletler, kendilerinin sahip oldukları nükleer silahlara Müslüman ülkelerin sahip olmamaları için her türlü yalanı söyleyerek numara çeviriyorlar. Esas amaçları başka olduğu halde İran’ın nükleer silah yapmaya çalıştığını öne sürerek en önemli İslam ülkelerinden biri olan İran’ı izole etmeye, etkisizleştirmeye ve yalnızlaştırmaya çalışıyorlardı. Bu tuzak Türkiye tarafından bozuldu. Amaçları, 20. yüzyılın başında istedikleri gibi dizayn etmiş oldukları İslam ülkelerini, sürekli uğraştıracak bir fitne yuvası olarak planladıkları İsrail’in önündeki tehlikeleri bertaraf etmek. Büyük çoğunluğu Müslüman halklardan oluşan Ortadoğu ülkelerini, İsrail üzerinden meşgul etmek ve kontrol altında belli bir dengede tutmak.

Kuruluşuna destek veren ve kurulduğundan beri İsrail’e koltuk çıkan Batı ülkelerinin gerçek maksadı Yahudilerin “Vaad edilmiş topraklarda” vatanlarına kavuşmaları değil, 20. yüzyılın başında Batılılar tarafından kurulan bölge düzeninin devamını sağlamak. Yani İsrail’e desek olan Batı ülkeleri Yahudileri sevdikleri için değil, kendi çıkarlarının devamı için destekliyorlar. Bu noktada İsrail devleti uluslararası düzen için resmen kullanılıyor.

İsrailli Yahudiler, 1948’de bağımsızlık ilan etmelerinden bu yana dünyada bir devlet olarak tanındılar, paraya ve zenginliğe kavuştular, dünyada sözü geçen ülkelerden biri de oldular, ama hiçbir zaman huzur ve mutluluğa kavuşamadılar. Her an ölüm korkusu ile yaşıyorlar. Evde, işte, sokakta markette ne zaman bir intihar bombacısı kendini patlatacak dehşeti sürekli olarak beyinlerini kemiriyor İsrail’de yaşayanların.

Bu atmosferi, bu korku düzenini, İsrail projesini planlayan Batılı ülkeler ve o planın parçası olan İsrail devlet adamları oluşturdular. Gazze kıyılarında denize girerken İsrail helikopteri ile kana bulanan masumlar, babasının kucağında İsrail ordusuna ait çakalların mermilerine hedef olan çocuklar, Batı Şeria’da Siyonist şiddete maruz kalanlar hazırlamadılar.

İsrail, bu güne kadar huzur bulamadığı gibi bundan sonra hiç bulamayacak. 31 Mayıs’ta insani yardım gemilerine yapılan melun saldırı artık yeni bir milat olmuştur. Bu tarihten sonra İsrail için çok daha acı günler beklenmelidir.

İsrail, kuruluşundan bu yana halkının tepkisine rağmen kendisine destek veren Türkiye’nin masum insanlarını, gözünü kırpmadan vahşice katletmiştir. Bu onların yanına kar kalmayacak, hesabı mutlaka sorulacaktır. İsrail bölgede müttefiki olan, sorunlarının çözümü için her konuda arabulucu olmaya çalışan Türkiye gibi bir ülkeyi, aptalca politikaları ve kendi elleriyle tamamen karşı tarafa itmiş, tarafsız konumunu bozarak kendi karşısına taraf haline getirmiştir. Böyle bir başarıyı ancak geri zekalı siyasetçiler yapabilir. Netanyahu hükümetinde olduğu gibi. Bu durum İsrail açısından çok kötü bir netice. Ama Türkiye için rahatsız olacak bir durum yok. Türkiye gerçek yörüngesine oturmaya başlamaktadır. Ortadoğu, dünya ve kendi ülkemiz açısından olumlu bir gelişme. Bu durum, Türkiye’nin hem bölgedeki hem de Batı karşısındaki gücünü ve itibarını daha da arttıracaktır.

İsrail’in insani yardım gemilerine saldırmasından sonra kendi içindeki Siyonist aşkı gizleyemeyen bazı insanlığını kaybetmiş vatandaşların tavırları ise şaşırtıcı değil. “Arapların bile destek olmadığı Gazze’yi biz mi kurtaracağız” anlamına gelen yazı ve yorumlar bu kişilerin kalplerinin ve insani duygularının ne kadar tefessüh ettiğini gösteriyor. Yeri geldiğinde, insan hakları, hümanizma, eşitlik, adalet kavramlarını dillerinden düşürmeyen bu adamlara, bu yorumlarından dolayı sadece acımak gerekir.

Türkiye son zamanlarda, gerek sivil toplum kuruluşları gerekse devlet olarak, din, dil, ırk, renk ayrımı yapmaksızın dünyanın dört bir yanındaki masumlara el uzatmaya çalışıyor. Bunun en çarpıcı örneği, Haiti ve Şili depremlerinde oraya ilk yardım eden ülkelerden biri olmasıdır. Dünyanın öbür ucundaki felaketlere koşan Türkiye’ye sesini çıkarmayıp, burnumuzun dibindeki Filistinlilere yardım götürülmesine “Dokuz cana değdi mi” türünden tepki gösterenler, acaba içlerinde gizleyemedikleri İslam düşmanlığını mı dışa vuruyorlar? Çok acı. Keşke her şeyden önce insan olduklarını hissedebilselerdi..

Dünyanın süper güçlerinin elinde ölüm kusan konvansiyonel silahların yanında, Nükleer, Biyolojik ve Kimyasal silahlar var. Bu silahların üretim maliyetleri çok yüksek. Bazıları bu silahı İkinci Dünya Savaşı’nda kullandılar. Bunun hesabını hala veremiyorlar. İsrail’in elinde de aynı silahlardan var.

Ama Dünya 31 Mayıs’ta yeni bir silah keşfetti. Üretim maliyeti sıfır olan, isteyen herkesin örneğine bakarak sahip olabileceği ve ömür boyu kullanabileceği, en önemlisi de kimsenin gasp edemeyeceği, kimsenin ambargo uygulayamayacağı bir silah: “İnsanlık silahı.”  Düşmanını ölümüyle bile vuran, mağlup eden bir silah bu. Sahibinin mağlup olma riskini ortadan kaldıran bir silah. İHH’nın Akdeniz’de süzülen gemilerinde işte bu silahlar yüklüydü. İsrail kara sınırına 77 mil uzakta bu silahlarla yenildi. İsrail’in nükleer silahlarının işlevsiz kaldığı bu silaha sadece İsrail değil hiçbir süper güç direnemez. Zaten direnemedi de..

İşte İsrail’i de Amerika’yı da dünyayı da korkutan silah, Türkiye’nin bu silahıdır. Hepimiz bu silahla silahlanalım.

Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
aferin
 // hasan bingül
allah razı olsun gerçegi haykırmışsın selamlar...
29 Eylül 2010 08:21
:)
 // Ayça MUTLUCAN
İsrailli askerler BARIŞ GÖNÜLLÜLERİNİN Elindeki sopaları IŞIN KILICI, Tabakları da SAMURAY YILDIZI zannetmişler karanlıkta, o yüzden korkmuşlar, hayatları için endişe etmişler. Hak verin lütfen bu zavallı askerlere :) :)...
06 Haziran 2010 14:19
tşekkrlerr
 // ercan ovacı
makaleniz için çok tşekkür ederim size inş.herkes kendine bi pay çıkarır o sözlerden...
04 Haziran 2010 19:59