YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İçeriden ve dışarıdan ince ince inciler
07 Ekim 2013 17:39

Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı demokratikleşme adımlarını küçümsemek için CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce şöyle diyor: “Çıkıyor Başbakan bir gün, işte Kürtlere üç harf, Süryanilere 270 dönüm tarla, Romanlara enstitü, Alevilere bir tabela. 'Alın bakayım ben size bu kadar lütfettim. Siz bu kadar demokratik olacaksınız.' Muharrem İnce 'Andımız'ın kaldırılmasını ise çok büyük bir kayıp olarak görüyor. “Bunların derdi üniversitedeki kızlar, kamuda türban, öğretmene türban değildir. Bunların derdi Taliban gibi 5 yaşındaki kız çocuğunun kafasını örtmektir”  diyor.

CHP’li İnce’nin dediği gibi fiilen bütün CHP’liler dahil herkesin zaten kullandığı W, X, Q gibi resmen yasaklı harflerin özgürlüğe kavuşması “Kürtler için üç harf” Süryani vatandaşların zorla ellerinden alınan araziler “Birkaç dönüm arazi” Devlet zorbalığı ile değiştirilen “Dersim” isminin iadesi “Aleviler için bir tabela” küçümsemesi ile açıklanacaksa.. Bu mantığa göre üniversitelerde başörtüsü yasağını neden savundunuz? O da nihayetinde bir metre bezdi.. Buna karşı neden savaştınız?

Eğer demokratikleşme paketine sizin dediğiniz gibi yaklaşılacaksa “Andımız”ın kaldırılması da küçücük çocukların bir kısmının her sabah bile bile ve yalan yere yemin ettirilmelerinin iptalidir.

Kamuda başörtüsüne de “Kadınların veya çocukların başlarına örtecekleri bir metre kumaş sizi neden bu kadar ilgilendiriyor” diye bakılabilir.

“TC” konusunu neden bu kadar büyütmüştünüz?

Eğer bu konulara “birkaç kelime,” “bir levha” olarak bakılacaksa, daha birkaç ay önce bazı resmi kurumların tabelasındaki “TC” takıntısını neden bu kadar büyütmüştünüz! Madem bu konulara birkaç harf veya bir kelime olarak bakılacak, Anayasadaki “Laiklik” kelimesini neden bu kadar kafaya takıyorsunuz? Bir kelime önemli değilse kaldıralım gitsin.

Tamam; hükümetin her yaptığına “kötü” demek CHP açısından bir görev addediliyor. Ama öyle de olsa 76 milyon nüfuslu bir ülkenin anamuhalefet partisinin bu kadar içi boş argümanlara saplanıp ve kendi kendini bu derece komik duruma düşürmemesi gerekir. Yani ne konuştuğunuzu keşke biraz da dinleyebilseniz.

Sayın Muharrem İnce “Türkiye'de yargı bağımsızlığı, can güvenliğimiz, mal güvenliğimiz yoktur” diyor ve devam ediyor, “Eğer bu ülkenin Valisi çıkıp da insanları sosyal medya aracılığıyla tehdit ediyorsa ve o vali açığa alınmıyorsa bu ülkede işimiz zor demektir. Türkiye'de bir faşizm vardır. Türkiye'nin başında da bir diktatör vardır. Hitlerle aynı yöntemleri kullanıyor zaten" diyor.

Peki bu sözler kimin ağzından çıkıyor? Son iki buçuk senede 120 binden fazla vatandaşını kastı mahsusa ile öldürmüş, ülkesindeki nüfusun yarısını göçmen haline getirmiş, koca ülkeyi harabeye çevirmiş Beşşar Esad diktatörüne parti adına heyetler göndererek destek veren CHP grup başkanvekilinin ağzından çıkıyor. Bu sözler, ilk defa demokratik seçimlerle göreve gelen cumhurbaşkanını askeri darbeyle indiren cuntaya, parti adına heyet gönderip destek veren CHP’nin yöneticisinin ağzından çıkıyor.

CHP İstanbul’a kendi içinden aday çıkaramıyor!

CHP her gün farklı konuşuyor. Hatta CHP’de her kafadan başka ses çıkıyor. Genel başkanı farklı diğer yöneticileri farklı konuşuyor. Öyle bir anamuhalefet partisi düşünün ki bu ülkenin ikinci büyük şehri ve başkenti için kaç dönem boyunca başka bir partinin SHP’nin lideri olan Sayın Murat Karayalçın’ı aday göstermişti. Kendi içinden seçilebilecek bir aday bulamamıştı bir türlü.. Şimdi de ülkenin en büyük kenti için CHP’den bir aday çıkartılamıyor ve yine başka bir siyasi hareketin liderinin yani Mustafa Sarıgül’ün İstanbul’a aday yapılması aylardır tartışılıyor. Bu konunun, bırakın böyle aylarca tartışılmasını, akla getirilmesi, düşünülmesi bile CHP’nin aslında ne kadar içler acısı bir durumda olduğunu ortaya koymak için yeterli bir durum.

ABD’li Cumhuriyetçilerle CHP aynı zihniyette

Bizim Cumhuriyet Halk Partililerin durumu bazı Amerikalılarla ne kadar da benzeşiyor. ABD Başkanı'nın bazı politikaları İsrail ile pek uyuşmuyor diye Amerika’da ve Mısır’da Barack Obama’nın İhvan-ı Müslimin üyesi olduğunu ileri sürenler bile oldu.

Türkiye hükümetini güya sıkıştıracaklarını zannederek zıvanadan çıkanlar bile oldu. Mesela New York Times’in malum yazarı Thomas Friedman Haziran’daki Gezi provokasyonları sırasında Ak Parti hükümetine “Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir” diyordu. Gezi olaylarının arkasındaki “öfke”nin sebebi olarak, Ak Parti iktidarının “çoğunlukçu yönetim” zihniyetini gösteriyordu. Sandıktan çıkan sonucun “her şey” olamayacağını söylüyordu.

Bizim Cumhuriyetçiler çok şükür Gezi’yle falan sistemi tıkayamadılar. Ama ABD’li Cumhuriyetçiler sistemi tıkamayı başardılar. Parlamentodaki  sayısal dengeler gereği bütçe onaylanamadığı için devletin parası kesildi. Hükümet tatil edildi. Kamu hizmeti verilemez duruma gelindi.

Ak Parti iktidarına akıl vererek “Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir”  diyen aynı Thomas Friedman Amerika’da sistem kilitlenince bu defa şöyle yazmaya başladı. “Tehlikede olan Amerikan demokrasisidir, onun en temelindeki çoğunluk idaresi kuralıdır. Bütün bunlar, Cumhuriyetçiler içindeki Çay Partisi denilen marjinal bir grubun sistemi tıkamasıdır. Obama’yı beğenmeyenler, önce sandıktan çoğunluk olarak çıkıp gelsinler. Çoğunluk kimse o yönetir bizde, çoğunluk olunca istediklerini yaparlar.”

Nasıl! Türkiye’ye gelince demokrasi cakası sat. “Çoğunlukçu” olmak kötü, “Demokrasilerde sandık her şey değil, çoğulcu olunacak” de, ABD’de sistem tıkanınca “Çoğulculuk çok kötü” “Çoğunluk herbir şeyi yapabilir” de..

Gerçi bu konular ABD için olağan kıvırtmalar. Washington yönetimi kısa süre önce “Şeytan” olarak gördüğü ve ambargo uygulattığı İran yönetimi ile bugünlerde romantik bir flört yaşıyor. Yine Beyaz Saray’ın daha bir ay önce  “vuracağız” dediği Beşşar Esad için ABD Dışişleri Bakanı John Kerry bugün “Beşşar Esad övgüyü hak ediyor” diyor. Yakında İsrail de Beşşar Esad’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterirse şaşırmayalım.

CHP’ye Suriye, Irak veya Mısır’dan lider ithal edilebilir

işte size ABD’den klasik bir CHP zihniyeti manzarası. Gerçi CHP mi Cumhuriyetçileri etkiliyor, Cumhuriyetçiler mi CHP’yi etkiliyor bu başka bir konu. Eğer CHP yöneticileri, halkı cahil yerine koyup bol keseden palavra sıkma döneminin bittiğini göremezlerse bırakın başka partilerin liderlerini CHP’den belediye başkan adayı yapmayı CHP’ye Suriye, Irak, Mısır gibi ülkelerden genel başkan ithal etme dahil her şeyi görebiliriz.

Alper TAN

07.10.2013

AŞAĞIDAKİ YAZILAR DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

28 ŞUBAT “ÜST YAPI” VE DEMİREL

28 ŞUBAT, BÇG VE YEŞİL HOLDİNGLERİN GERÇEK YÜZÜ!

DÜNYA YENİDEN KURULUYOR

28 ŞUBAT’IN 28 GÜNAHI

YENİ CHP ÇOK TUTARLI VE ÇOK BAŞARILI

MISIR'I UNUTTURMAK İÇİN SURİYE ÖNE ÇIKARILIYOR

DÜNYA SAVAŞI BAŞLADI HABERİNİZ OLSUN

DEĞİŞEN DÜZENLER VE KÜRESEL SAVAŞ İHTİMALİ

BÜYÜK SAVAŞIN KÜÇÜK PROVALARI

BÜYÜK OYUN

VARİLE BAYRAK DİKTİK ARTIK ÖZERKİZ!

DARBE YAPMAK İNSAN HAKKIDIR

MISIR’DA PISIRIK MÜSLÜMANLIĞIN FATURASI

 

 

Yazarın Önceki Yazıları
ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.20162017 ve sonrası neler olabilir? 22.12.2016Bu 'terör' değil, dış saldırıdır 17.12.2016İran, müflis batının Truva atı mı? 16.12.20163. Dünya Savaşının Adı "Terör" 12.12.2016Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
ANADOLU CUMHURİYETİ
 // DÜNYANIN EN SADE ADAMI
Minara eğri beyler... Ne kadar tadilat yaparsanız yapın, en alttaki halkalar değişmedikçe eğriliği ortadan kaldıramazsınız. Ne mi diyorum? Daha güçlü ve etkin devrimlere ihtiyaç var. Devrim; sessiz değil, gürül gürül olmalı. Artık bu ayak takımlarına laf yetiştirme zamanı değil. Mustafa Kemal'e, ata, Anadolu'ya, türk denildiği müddetçe, devrim mevrim olmaz. Anadolu, Anadolulularındır....
08 Ekim 2013 Salı 21:22