YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Hudson toplantısına Ak Parti'li biri katılsaydı
25 Şubat 2008 15:32
Son günlerin tartışma konusu ABD’deki düşünce kuruluşlarından Hudson Enstitüsü’nde yapılan toplantı. Buraya katılan Türk generaller ve burada tartışılan planlar.

Hudson toplantısında Türkiye üzerine terör senaryolarının tartışıldığı belirtiliyor. Senaryolardan birine göre Anayasa Mahkemesi Başkanlığı görevinden emekli olan Tülay Tuğcu’ya suikast düzenlenmesi.

Diğeri İstanbul Beyoğlu’nda bir bomba patlaması, patlama nedeniyle 50 kişinin ölmesi ve bu olayı PKK’nın üstlenmesi.

Üçüncü konu ise ABD’nin üst düzey PKK’lılardan bazılarını Türkiye’ye teslim etmesi. Bu fikrin konuşulması sırasında bazı Türk katılımcıların, “bu iş AKP hükümetine yarar” gerekçesiyle karşı çıkması.

Haberin bazı kısımları Genelkurmay tarafından yalanmış olmasına rağmen açıklamada böyle bir toplantının yapılması ve Türk generallerin de bu toplantıya katılmış olması, toplantıda Kuzey Irak Kürt yönetiminin ABD temsilcisi Kubat Talabani’nin de yer alması resmen doğrulanmış oldu.

Bazıları bir düşünce kuruluşunda bu tür senaryoların tartışılmasının doğal olduğu varsayımı ile hadiseyi normal karşılarken bazıları da böyle bir toplantıda ABD’lilerle birlikte Türkiye üzerine terör planlarının tartışılmış olmasını ve toplantıda Kubat Talabani ile aynı masada Türk generallerin de yer almış olmalarını ciddi biçimde eleştirdiler. Genelkurmay açıklamasında ise bu eleştirilerin ibretle karşılandığı belirtildi.

Madem senaryolar konuşuluyor ben de bu hadisede kimin haklı kimin haksız olduğu konusuna hiç girmeden bir senaryo ve bir soru ile yazıyı tamamlamak istiyorum.

Şimdi bir düşünün. Hudson Enstitüsü Türkiye üzerine terör planlarının tartışıldığı bir toplantı yapsa. Bu toplantıya Kuzey Irak Kürt yönetimin Washington temsilcisi Kubat Talabani ile birlikte Ak Parti ile uzaktan yakından ilgisi bulunan iki kişi de katılsa, yukarda belirttiğimiz konular bu toplantıda tartışılsaydı. Sizce neler olurdu?

1) Bu güne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Ak Parti’nin kapatılması için dava açar mıydı, açmaz mıydı?

2) Ulusalcı camiamız mitinglerle yeri göğü inletir miydi, inletmez miydi?

3) Vatan kurtaran gazetelerimiz ve televizyonlarımız Ak Parti’nin ABD’yle Talabani ile Barzani ile PKK ile işbirliği manşet ve flaşlarıyla günlerce yayın yapar mıydı, yapmaz mıydı?

4) Bu konu, CHP’nin ve MHP’nin en önemli miting malzemesi olur muydu, olmaz mıydı?

5) Genelkurmay Başkanlığımız o zaman da bu tartışmaları ibret ve hayretle izler miydi?

Farkındayım.
Benim ki de senaryo değil de işgüzarlık.

Şimdi bu soruları sormanın da zamanı mıydı?

Bu soruları neden sordum. İbretle düşünüyorum.

Pardon..
Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.