YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Hristiyanlar birleşiyor, Müslümanlar ne yapıyor?
02 Aralık 2014 17:25

Uzun zamandır dünyanın din ekseninde kutuplaşmaya başladığını, bu kutuplaşmanın giderek daha fazla gerilim üreteceğini, artan gerilimin de küresel bir savaşı başlatacağını ifade ediyoruz. Hatta bu savaşın başladığını anlatmaya çalışıyoruz. Katolik dünyanın ruhani lideri Papa Franciscus da geçen Ağustos ayında bunu açık açık dile getirip "Büyük bir dünya savaşı başladı. Ama parça parça" demişti.

Bugün uzmanların verilerine göre dünyada yaklaşık 1.2 milyar Katolik, 600 milyon Protestan, 300 milyon Ortodoks var. Bu kiliselere ilaveten Süryaniler, Ermeniler, Mısır Kıpti ve Habeş kiliseleri bulunuyor.

Ortodokslar da kendi içlerinde dağınık durumdalar. İstanbul, Kudüs, Antakya, Moskova patriklikleri.. Toplam 14 ayrı otonom kilise var ve bunların 5’i patriklik olarak anılıyor.

Ama Batı'da siyaseti elinde tutanlar dini alanı da kontrol etmek istiyorlar. Artık Hristiyanlar, dünyayı yönetmede itikadi farkları kenara bırakıp kol kola olmak istiyorlar. O nedenle siyasi olarak birleşmenin yanında itikadi olarak da birleşmek istiyorlar. Batı siyaseti de dünyayı daha kolay yönetmek için ruhani liderleri buna zorluyor.

1054’te Katolik Kilisesi Ortodoks Patriğini, Ortodoks Kilisesi de Papa'yı aforoz etmiş ve böylece Hristiyanlık Doğu ve Batı kiliseleri olarak ikiye bölünmüş, kiliseler arasındaki bağlar kopmuştu. Çünkü "aforoz" (Hristiyanlıktan çıkarma), Hristiyan inancındaki en ağır dini ceza anlamına geliyordu.

Aradan tam 910 sene geçmişti. Asırlar boyu devam eden bölünmüşlük, Papa 6. Paul ile Ortodoks Patriği Athenagoras’ın 5 Ocak 1964’te Kudüs’te Zeytin Dağı’nda buluşması ile yeniden birleşme sürecine dönüştürüldü. Bu toplantıda karşılıklı olarak aforoz işini kaldırdılar. Diyalog köprüsü kurdular. Yani 1964’ten bu yana ciddi yakınlaşma ve iş birliği içindeler. Kiliseleri birleştirmek için hem heyetler arası hem de ruhani liderler arası görüşmeler devam ediyor.

Daha önceki Papaların yaptığı gibi Papa Franciscus de, Türkiye ziyaretini İstanbul’daki, Aziz Andreas'ı anma yortusuna denk getirdi. Aziz Andreas, Ortodoks Kilisesi'nin kurucusu. İstanbul Patriği Bartholomeos'un yönettiği ayine, Papa Franciscus'un yanı sıra Yunanistan Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos, Süryani Ortodoks Kilisesi İstanbul Metropoliti Yusuf Çetin’in yanı sıra, dikkat çekici şekilde Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva da katıldı.

Patrik Bartholomeos, ayinin ardından, Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki birlik çalışmalarının 50 yıl önce Kudüs’te başladığını hatırlatarak, "Önümüzde belki uzun ve bazen de engebeli bir yol var ancak geri dönülemez nitelikte bir yol bu" dedi. Patrik, Ortodoks ve Katolik kiliselerini kastederek "Artık ayrı ayrı hareket etme lüksüne sahip değiliz" şeklinde konuştu.

Ziyaretinin tüm Hristiyanların birliği için yazılan II. Vatikan Ekümenik Konsili Kararnamesi Unitatis Redintegratio'nun yayımlanmasının 50. yılı kutlamasından birkaç gün sonra gerçekleştiğine işaret eden Franciscus ise "En büyük isteğim, Katolik Kilisesi'nin Ortodoks Kiliseleri ile birleşmesidir" ifadesini kullandı. Papa Franciscus, Patrik Bartholomeos'a da "Değerli Patrik Hazretleri, zaten tam birliğe doğru bir yoldayız ve zaten henüz kısmi de olsa gerçek birliğin anlamlı imgelerini yaşayabiliyoruz” diye seslendi.

Ortodoks Patriği Bartholomeos ile Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus, ortak bildiriye de imza attılar. Ortak bildiride, "Başta Katolik ve Ortodokslar olmak üzere bütün Hristiyanların birliğine yönelik gayretlerini yoğunlaştırma yönündeki kararlılıkları" ifade edildi ve “Hristiyanların olmadığı bir Ortadoğu’ya razı olmayacağız” görüşü dile getirildi.

Batı, laikliği bize ihraç etti. Hilafetin kaldırılması sağlanarak Müslümanların birliğini ve dini-siyasi dayanışmasını sağlayan en önemli kurumu yok ettirdi. Ama bize laiklik ihraç eden Batı kendi dini kurumlarını kaldırmadığı gibi daha da güçlendirmeye çalışıyor. Hilafet laikliğe aykırı gösterildi ama Vatikan ve Papa laikliğe aykırı sayılmadı. Kimse de bunu sorgulamadı. Bu durum onların laikliklerine mani olmadı. Hilafet deyince hala tüyleri diken diken olan beyinsizlere ithaf olunur.

Batı'nın ve Papa'nın en çok diyalog, hoşgörü ve barış dedikleri, dinler arası diyalog çağrıları yaptıkları dönem Müslümanların en fazla öldürüldüğü dönemdir. Bu, barış hoşgörü ve diyalog çağrıları eşliğinde Afganistan’da 3.5 milyon, Irak’ta 1.2 milyon Müslümanı katlettiler. Bugün Afganistan ve Irak’ta 10.5 milyon, savaşlarda sakat kalmış insan yaşıyor. Onlar öldürüyor, yakıyor, yıkıyorlar; Müslümanlarınsa onları hoş görmesini istiyorlar.

Batı toplumu Kilise'den uzaklaşıyor. Kiliseler bomboş. Ama ruhani liderler kiliseleri birleştirmek için çırpınıyor. Müslümanlar ise İslam birliğinin tekrar inşası konusunda yeterince çaba sarf etmiyor. 20. yüzyılın başındaki yenilginin üzerimize bıraktığı gaflet uykusundan tam olarak hala uyanabilmiş değiliz. Hala ruhumuzdaki eziklik ve komplekslerden kurtulabilmiş değiliz.

Bizim de birleşmemiz için başımıza bir Papa'nın mı gelmesi gerekiyor?

Alper TAN

02.12.2014

AŞAĞIDAKİ YAZILAR DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

KANLI HANÇER

BATI KENDİ SONUNU HAZIRLIYOR

DÜNYA SAVAŞI YAYILIYOR

RAKAMLARLA DÜNYA SAVAŞINA DOĞRU

DÜNYA SAVAŞI BAŞLADI HABERİNİZ OLSUN

BAŞLAYAN 3. DÜNYA SAVAŞI BATIYI KAVURABİLİR!

KÜRESEL SEFERBERLİK BAŞLADI

 
Yazarın Önceki Yazıları
ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.20162017 ve sonrası neler olabilir? 22.12.2016Bu 'terör' değil, dış saldırıdır 17.12.2016İran, müflis batının Truva atı mı? 16.12.20163. Dünya Savaşının Adı "Terör" 12.12.2016Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.