YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Hedef Kaddafi değil
21 Mart 2011 14:41

ABD ve Avrupa, Ortadoğu’da sürdürdükleri sömürgeciliği, bu coğrafyadaki diktatörlere borçlular. Batı, tarihten gelen ikiyüzlü, çifte standartlı politikasının bir tezahürü olarak, bölgedeki diktatörleri zahiren eleştirirken öbür taraftan fiilen desteklemiştir. Bugün bu despotların, halklarından çaldıkları paraların, haram servetlerin Batı bankalarında olduğu bir bir ortaya çıkıyor. Bu zaten bilinmeyen bir şey değildi.

Despot yönetimlerin ordularının nereden silah aldıklarına bakarsanız, bu silahların ABD ve Avrupa menşeli olduğunu görürsünüz. Son yıllarda Suudi Arabistan yönetiminin ABD’den 67 milyar dolarlık silah aldığı, 60 milyar dolarlık ilave alım için de anlaştığı söyleniyor. Kaddafi’nin elindeki savaş uçaklarını da Fransa satmıştı. Fransa şimdi Libya’yı vuran Haçlı koalisyonunun içinde. Libya’daki silahların kime karşı kullanıldığını görüyoruz. Acaba Suudi Arabistan bu silahları kime karşı kullanacak. Suudi Arabistan ve diğerlerinin aldığı silahlar için ödediği paralar kimlerin kasalarını dolduruyor? Suudi Arabistan’a silah satan ABD, Arabistan halkını mı korumak istiyor, yoksa Suudi kralı mı?

Libya’ya saldırı başlatmış olan ABD öncülüğündeki Haçlı koalisyonu Libya’nın silah gücünün yanında halkını da vuruyor. Muammer Kaddafi zaten kendi halkını vuruyordu. Libya halkını şimdi hem Kaddafi vuruyor hem de Haçlı koalisyonu vuruyor. Şimdi Libya’yı vuran Batı güçleri kimle işbirliği yapmış oluyor?

ABD Genelkurmay Başkanı Mullen, saldırıdaki hedefin Kaddafi yönetimini devirmek olmadığını, operasyondan sonra Kaddafi’nin görevine devam edebileceğini açıkça söyledi. Kendi halkını vuran Kaddafi Libya’yı vuran koalisyonun hedefi olmadığına göre bu operasyon niçin yapılıyor?

Batı’da bazı sesler Libya’nın ikiye bölünebileceğini dillendirmeye başladılar. Anlaşılıyor ki 1991’de Saddam’ı bahane ederek Irak’ı işgal eden ABD’nin  Irak’ı yerle bir edip sonra da Kuzey ve Güney olarak ikiye bölüp, Kuzey’i kendi kontrolüne almasına benzer bir süreçle karşı karşıyayız. ABD 91 Savaşında Saddam Hüseyin’e dokunmamış, onun densizliklerini sürdürmesine fırsat vererek 2003’de ülkenin tamamını ele geçirmesiyle sonuçlanacak gelişmelerin alt yapısını hazırlamıştı. 

ABD ve diğer Haçlı orduları, olmayan kitle imha silahları ve Saddam’ın olmayan El Kaide bağlantısını bahane ederek Irak’ın tamamını işgal ettiler. Saddam 30 senede 300 bin Iraklıyı öldürmüştü. ABD öncülüğündeki Haçlı Orduları 3 senede 1 milyon Iraklı’yı öldürüp yaklaşık 4 Milyon Iraklının da ülkeyi terk etmesini sağladılar. Ülkenin harabeye dönüştürülmesi ise cabası…

Saldırgan ülkeler, Libya’yı da ikiye bölerlerse hem Kaddafi’nin yöneteceği kesimi hem de muhaliflerin kontrol edecekleri kesimi farklı stratejilerle yönetme amacını güdebilirler. Baskı altına alacakları Kaddafi’yi tehditle, tavize zorlayarak yönlendirecekler -ki Kaddafi buna hazır- diğer tarafı da size yardımcı olalım yaklaşımı ile… 

BM’nin Kaddafi saldırılarını engellemek için hava sahasını denetleme kararı doğru. Ancak bunun, Libya’nın askeri gücünü ve ülkenin alt yapısını hedef alan hava saldırısına dönüşmesi kabul edilemez. Bu saldırılar, göstermektedir ki BM kararı, Haçlı koalisyonunun gizli amaçları için kullanılıyor. Konu görüşülürken çekimser davranan BM Güvenlik Konseyi’nde veto yetkisine sahip Rusya ve Çin’in saldırılara karşı serzenişi ise Libya halkını düşünmekten ziyade Libya’ya saldıran koalisyonun başarısız olma ihtimalini şimdiden satın alma hevesine dayanıyor. Saldıran Haçlı koalisyonunun başarısız olması halinde Libya petrollerini işletme konusunda Rusya ve Çin’in beklentisi var. Yani Rusya ve Çin’in, Libya’nın vurulması karşısında böyle insancıl(!) bir hassasiyeti var.

Eğer Libya’ya saldıran Batı koalisyonu, halkı Kaddafi’nin zulmünden koruma konusunda samimi olsaydı Libya’nın askeri varlığına, alt yapısına değil, doğrudan diktatör Kaddafi’ye saldırır ve onu tek uçaklı bir bombardımanla ortadan kaldırabilirdi. Bunu yapmadılar. Bunu yapmadıkları gibi hedefin Kaddafi olmadığını da açıkladılar. Kaddafi’nin nerede olduğunu da bilmediklerini söylediler. Daha önce de yazdım şimdi de söylüyorum. Kaddafi’nin nerede olduğunu öğrenmek istiyorlarsa Kaddafi’ye destek için yıllardır o ülkede olan ABD askerlerine sorabilirler. Kaddafi’nin nerede olduğunu bal gibi biliyorlar. Ama onu vurmak istemiyorlar. Tıpkı El Kaide’yi bahane edip Afganistan ve Irak’ı işgal etmelerine rağmen nerde olduğunu çok iyi bildikleri El Kaide lideri Usame Bin Ladin’e hiç dokunmadıkları gibi. 91 savaşı ile Irak’ı harabeye çevirip Saddam’a dokunmadıkları ve daha sonra yapacakları işgale bahane hazırladıkları gibi.

Haçlı koalisyonunun vurduğu Libya askeri yapıları Kaddafi’nin babasının parasıyla alınmadı. Libya halkının kaynakları ile alındı. Yarın Kaddafi ortadan kalktığında –ki bu kaçınılmaz- Libya ordusunun alt yapısı hangi parayla gerçekleştirilecek? Haçlı koalisyonu, Libya ordusunun alt yapısını özellikle yok ederek, kurulacak yeni Libya’nın silaha daha çok para harcamasını ve Batılı silah tüccarlarının kasalarının dolmasını hedefliyor. Haçlı koalisyonu hava saldırılarının ardından kara gücüyle de Libya’yı işgal etmek istiyor. Çünkü Libya, Dünyadaki en önemli petrol kaynaklarının bulunduğu ülkelerden biri.

Ayrıca Libya saldırısında Ortadoğu’da diktatörlere karşı ayaklanacak halklara da gözdağı var. “Bu işler, Mısır ve Tunus kadar kolay olmayacak” mesajı veriliyor. “Ayaklanırsanız Libya halkı gibi ağır faturalar ödersiniz” deniliyor.

Kaddafi’nin oğlu Seyf’ul İslam Kaddafi, Sarkozy’nin son seçim kampanyasının masraflarını Libya’nın karşıladığını açıkladı. Acaba Kaddafi’ler bu desteği, Sarkozy’nin burnunu çok sevdikleri için mi verdiler, Carla Bruni’nin gülüşüne bayıldıkları için mi? Bu muhabbet nereden geliyor?

Bu arada Nobel barış ödülünü dağıtacaklara önerim var. 2011 Barış ödülünü Obama, Sarkozy ve Berlusconi’ye birlikte versinler. Neden mi? Önemli değil. Nasıl olsa uygun bir sebep bulurlar…

Alper TAN
21.3.2011

Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Harika,
 // Gürcü Beyi
SelamunAleykum , Yazınızı Dikkatlice Okudum ve Çok Güzel Anlatmıssınız En Güzel Şekilde ve Herkezin Anlıyacagı Dilde Yazılmış ALLAHcc Razi Olsun , Sizin Gibi Başarılı Yazarlarımızı Rabbim Bizlerden Ayırmasın Selam ve Dua İle....
23 Mart 2011 16:03
artı deger
 // sevdagululaş
Sayın Alper Tan sizi çok tebrik ediyorum yine kafamızdaki soru işaretlerini yok ettiniz sizin bu güzel yazılarınız bize arti deger oluyor kaleminiz daha uzuuun yıllar hayatımıza bir artı deger olarak devam etsin inş.Kanal A haberlerini sizin nasıl bir nokta koydugunuzu gormek için merakla bekliyorum gun finali sizin bu guzel yazilarınızla yapı yor bence...
21 Mart 2011 23:56
hedef kaddafi degil
 // eyup altun
Aynen senin gibi düşünüyorum.Emperyalist ülkelerin petrol için yapmayacakları iş yoktur.Onlar kundaktaki cocukları dahi acımadan zevk duyarak öldürürler....
21 Mart 2011 15:46