YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Haçlı Batı'nın kanlı soykırım tarihi!
07 Haziran 2016 13:52

Coğrafi keşifler sonrası Avrupa Devletleri, Amerika kıtasında kurdukları kolonilere işgücü sağlamak amacıyla milyonlarca Afrikalı'yı köleleştirip Amerika'ya gönderiyordu.

Bristol ve Liverpool, İngiltere’nin köle ticareti yapan gemilerinin yola çıktığı belli başlı limanlar haline gelmişti. 17. yüzyılda Liverpool’dan yola çıkan her dört gemiden biri köle ticareti yapıyordu. O dönem Avrupası'nda köle ticareti, sebze meyve ticareti kadar doğal bir işti.

Köle ticareti yapan gemilerin yükleri 150-600 kişi arasında değişiyordu. 21 ile 90 gün arasında değişen sürede Amerika’ya ulaşılıyordu. Erkek köleler isyan korkusuyla, ya birbirlerine ya da güverteye zincirleniyorlardı. Havasızlık, boğulma ve salgın hastalıklar yüzünden kölelerin yolculuk sırasında ölüm oranı çok yüksekti. Bu oran çoğu zaman % 50′yi buluyordu. Salgınlarla baş edebilmek için tüccarlar bu hasta köleleri öldürüp denize atıyorlardı. Diğer ülkelerin köle taşıyan korsan gemileri, sık sık İngiliz gemilerinin saldırısına uğruyor, İngilizler el koydukları yükleri ve zenci köleleri Virjinya ya da Antiller’de satıyorlardı.

İngiliz Parlamentosu’nun raporlarına göre 1786′da Afrika’dan Amerika’ya İngilizler 60.000, Fransızlar 23.000, Hollandalılar 11.000, Portekizler 1.700 köle götürmüş, bir sene içinde yani 1786’da toplam satılan köle sayısı 97.500’ü bulmuştu. 1787 yılında ise bu sayı 100.000 zenci köleye ulaşmıştı.

Amerika’da Virjinya’da 1681 yılında 2 bin Zenci köle varken 1850’lerde Amerika’daki Zenci köle sayısı 4 milyonu aşmıştı.

16. yüzyılla 19. yüzyılın ortalarına kadar sadece Brezilya’ya getirilen Zenci köle sayısı 3,5 milyonu buluyordu. Toplam 15 milyon Zenci, köleleştirilerek Amerika Kıtası’na götürülmüştü. Kölelerin can kayıpları da düşünüldüğünde Afrika’dan koparılan ve gemilere yüklenen Zenci sayısı 25 milyonu buluyordu. Bu sayı o tarihteki dünya nüfusu göz önüne alındığında dehşet verici bir rakamdır.

Senegal Başbakanı Senghor’un 1962 Dakar Kollokyumu’ndaki konuşmasında verdiği rakama göre, esir ticaretinin yapıldığı dönemde Amerika’ya 20 milyon esir götürülmüştür. Fakat 1 esir alırken avda veya gemi ambarında öldürülenler hesap edildiğinde korkunç bir rakam ortaya çıkmaktadır.

Cezayir’in ilk Cumhurbaşkanı Ahmet Bin Bella, Haçlı soykırımlarının vahim tablosunu bakın nasıl anlatıyor: “1492-1800 yılları arasında 100 milyon Afrikalı öldürülmüştür. Bu tarihlerde İngiltere’nin nüfusu 3 milyon, İspanya’nın nüfusu ise 11 milyondu.“

Müslüman olmadan beş yıl önce 1977 yılında yazdığı Medeniyetler Diyaloğu kitabında Roger Garaudy ise Haçlı dünyasının dehşet verici tarihini rakamlarla şöyle anlatıyor: “Batılılar yüz milyonu aşkın Amerika yerlisini öldürerek dünyada daha önce benzeri görülmemiş bir soykırım yaptılar. Bunun ardından üç yüz yıl süren köle ticareti sırasında en az yüz milyon Afrikalı'yı öldürerek bir başka akıl almaz soykırımı gerçekleştirdiler.“

Peki bu soykırımlar, katliamlar nasıl gerçekleşmişti? Papa 6. Alexandra, 1493 yılında, Vatikan'ın himayesi altında dünyayı Portekiz ve İspanya arasında paylaştırmıştı. Tordesilla adı verilen bu paylaşım anlaşmasından sonra, dünya daha önce görülmedik bir insanlık dramına şahit oldu. Keşfedilen Amerika kıtasında üç yüzyıl içinde 100 milyon Amerikan yerlisi öldürüldü ya da ölümüne sebebiyet verildi. Ortaya çıkan iş gücü açığını karşılamak için bu defa Afrika'dan köle ticareti başlatıldı. 15 milyon kölenin Batı'ya ulaştığı bu ticarette, araştırmacılara göre avlanma ve taşıma sırasında ölenlerle birlikte toplam Afrikalı zayiatı 100 milyonu bulmuştu.

Bütün bunlar, Osmanlı’nın Ermeni tehcirini “soykırım” olarak anlatan Vatikan'ın yani Papalığın yaptığı dünya paylaşımına uygun olarak ve onların gözetiminde yapılmıştı..

İspanyollar, Latin Amerika'da kurdukları "Encomiendo" sistemiyle, topraklarını gasp ettikleri yerlileri, tanrının krallığına kabul edilmeleri şerefine yani “Hristiyanlaşmaları karşılığında üç kuşak karın tokluğuna çalıştırma sözleşmesi” yapıyorlardı ve Papalık bu Hristiyanlaştırma misyonundan pek memnundu. Geride milyonlarca ölü olsa da, mühim olan “Tanrı Krallığı” Vatikan’ın sınırlarının genişlemesiydi..

Fransa, Avusturya, Kanada, Yunanistan, Vatikan, Arjantin, Litvanya, Belçika, Bolivya, Şili, Kıbrıs Rumları, Çek Cumhuriyeti, Lübnan, Slovakya, İsviçre, Suriye, Uruguay, Polonya, Hollanda, İtalya, İsveç, Venezüella ve Rusya zaten Türkiye’yi “soykırımcı” ilan etmişti. Son olarak dünyanın ilk “tescilli soykırımcısı” Almanya da Osmanlı’yı “soykırımcı” ilan etti. Buna karşılık Ankara’dan cılız tepkiler yansıdı.

Haçlı-Siyonist koalisyonu haktan, hukuktan, insanlıktan anlamaz. Sadece güçten ve kuvvetten anlar."Soykırım" iftirası konusunda Almanya'ya ABD'ye kızmak, hayıflanmak yeterli değil. Bu şekilde sonuç alamayız. Bırakalım Alman siyasetçileri, Alman parlamentosundaki Türkiye kökenli 11 parlamenterin biri bile Türkiye’den yana tavır koymadı! Aksine Türkleri soykırımcı gösteren karar metnini de içimizden çıkma birine yazdırdılar.

Soykırımcı ve sömürgeci Haçlıların canını acıtmak istiyorsak, resmi tarih kitaplarımız başta olmak üzere, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) kararlarıyla 56 üye ülkenin okullarında okutulan tarih kitaplarındaki yanlışları temizleyelim. Okullarımızda Batı'nın SOYKIRIM ve SÖMÜRGE tarihini ders olarak okutalım. Medyada Haçlı-Siyonist ittifakının gerçek yüzünü daha fazla anlatalım. Batı'yı, bizim "soykırımcı"olmadığımıza inandırmaya çalışmayalım. Halkımızı ve 1.7 Milyar Müslümanı bilinçlendirelim.

Kendimizi savunmayı bırakalım. Savunmada değil, kesinlikle taarruzda olalım. Haçlılar kendilerini savunsunlar..

Alper TAN

07.06.2016

AŞAĞIDAKİ YAZILAR DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

DOSTA BAK, MÜTTEFİKE BAK!

ANKARA’DAN NE BEKLENİYOR?

CHP-HDP AZINLIKLARIN KONTROLÜNDE​

MÜSLÜMANLAR DÜNYAYA MEYDAN OKUYOR..

İSLAM BİRLİĞİ KURULUYOR, KAFASI BOZUKLAR ÜZÜLÜYOR

KÜRESEL DENKLEM HIZLA DEĞİŞİYOR

İSLAM ORDUSU HAÇLI-SİYONİST ORDUSUNA KARŞI!​

BATI DÜZEN KURUCU ROLÜNÜ KAYBETTİ​

2. DÜNYA SAVAŞI’NDAN DERSLER

TÜRKİYE NATO’DAN DERHAL ÇIKMALI

ÜMMETİN UYANMA VAKTİDİR GEÇ OLMADAN

İSLAM ORDUSU HAÇLI-SİYONİST ORDUSUNA KARŞI!​

Yazarın Önceki Yazıları
ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Fethullah'ı verseler ne olacak! 23.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Avcının merhameti yoktur.
 // Kahraman Fedâi
Nato'ya girdiğimiz tarihten bugüne kadar bizi yönetenler şu hakikati kavramış olabilseler idi, İslâm Dünyası'nın lideri Türkiye çok daha kuvvetli bir ülke olabilecek idi. O hakikat şudur : Siz, hiç avcının av hayvanına merhamet ettiğini gördünüz mü? Hristiyan dünyası,'' Haçlı Seferleri '' 'nden günümüze kadar, Türk ve Müslüman dünyasını bir av hayvanı olarak görmüşlerdir ve hâlâ da öyle görmektedirler. Şu anda ise ülkemiz ABD ve Nato'nun bir çiftliğidir. Kâhya ve bahçivanları onlar seçiy...
24 Ağustos 2016 Çarşamba 16:15
 // Akif yavasca almanyadan saygilar
Agziniza yüreginize saglik bu yazilari yazan elleriniz dert görmesin...
07 Haziran 2016 21:44