YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Gerilim siyaseti kimin faydasına
25 Şubat 2008 12:35
Türkiye yeniden bir kaos ortamına doğru çekilmeye çalışılıyor. PKK taşeronluğundaki terör her geçen gün kan dökmeye ve bunu arttırmaya devam ediyor. Güdümlü cami cinayetleri ile İsmailağa Cemaati üzerinden diğer İslami kesimlere doğru genişletilerek sürecek yeniden sanal bir “irtica” paranoyası oluşturulma çabaları söz konusu. PKK terörü büyük şehirlere yayılarak kitlesel bir terör korkusu meydana getirilmek isteniyor. Söğüt tezgahındaki gibi provokasyonlarla Türk-Kürt milliyetçiliği ısrarla kaşınıyor.
Bu şekilde gelişen hadiselerle varılmak istenen bazı amaçlar olmalı. Bu hadiselerin ‘Türkiye’de bir kaos ortamı var’ görüntüsü sağlaması, bu kaosun da bazı müdahalelerle durulabileceği beklentisini getirmesi planlanıyor. İstenen zemin oluşunca da antidemokratik uygulamaların meşruiyet kazanacağı düşünülüyor. Bazı gruplar üzerinden halkı kandırmaya ve değişik şekillerde kışkırtmaya yönelik bu psikolojik harekattan sonra da bulanık suda balık avlama döneminin başlaması amaçlanıyor.
Karabasan filmlerinin senaryosunu yazanlar bunları planlarken İsmailağa camii cemaati tahriklere itibar etmedi. Toplumun büyük bir kesimi tarafından PKK ile aynı çizgide görülen DTP yönetimi, parti tabanının terör olaylarından duyduğu rahatsızlığı belirterek PKK’nın acilen silahları susturmasını istedi. DTP yönetiminin parti tabanının böyle istediğini belirtmesi çok önemli. Bu açıklama, PKK’nın güneydoğuda önemli bir zemininin kalmadığını göstermesi bakımından çok anlamlıdır. Açıklamadan rahatsızlık duyanlar, bastıkları halının hızla kaydığını görenler bu iyi niyetli olduğu izlenimi veren girişimi anında sabote etmek için açıklamanın üzerinden 24 saat geçmeden masum çocuklarımızı ve vatandaşlarımızı kana bulayarak söz konusu yaklaşımı sabote ettiler.
Şimdi bu noktada şu soruyu sormak istiyorum. PKK teröründen Türkler rahatsız. Bu ülkenin vatandaşı olan Kürtler de rahatsız olduğuna göre PKK kimin hizmetinde? Bu sorunun cevabını herkesin çok iyi araması gerekmiyor mu?
Söğüt olaylarını bir siyasi partide yer alan marjinal bir grubun provake ettiği anlaşılıyor. Söz konusu partinin kurumsal bir eylemi olmayan bu olaya bulaşanlar bilerek veya bilmeyerek kimin değirmenine su taşıdıklarının farkındalar mı acaba?
Ülke üzerinde oynanmak istenen bazı uluslararası senaryoları önemli fedakarlıklar da yaparak engin bir vatanseverlikle bozan ve yaşanan olaylarda da üzüldüğünü bildiğimiz MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başta olmak üzere muhalefet partilerine bu konuda da önemli işler düşüyor.
Ama en başta Başbakan Erdoğan ve partisinin yönetimini de ülkeyi yönetme sorumluluğunu hatırlayarak, lüzumsuz olayları kaşımak yerine daha olgun ve kucaklayıcı olmaya davet ediyoruz.
Aksi halde biz birbirimizi yerken AB’nin Türkiye ile ilgili ilerleme raporuna kendi elimizle malzeme topluyor olacağız. Diğer taraftan da Ortadoğu’da birilerinin yürütmeye çalıştığı küresel politikalara etki etme şansımız olmayacağı gibi elimizde bulunanları nasıl koruyacağımızı bile düşünmeye başlayacağız.
Bütün bu olaylar zahiren birbirinden bağımsız gelişmelermiş gibi algılanabilir. Açıkça söylemek gerekir ki bazı detaylar hariç bu olayların tamamına yakını küresel bir planın yerel yansımaları gibi görünüyor.
Ben birilerinin bunu özellikle istediğini düşünüyorum. Eğer bu, ülkemiz için faydalı bir şey ise haydi hep beraber birbirimizi yiyelim. Başkaları da bizi daha rahat yesin.
Alper TAN
14.09.2006
alpertan@kanala.com.tr
Yazarın Önceki Yazıları
ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.