YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
GENÇLİĞİ TEHDİT EDEN KORKUNÇ TABLO
08 Kasım 2013 20:03

Bir gazetede çıkan haber üzerine konuşan Başbakan Erdoğan’ın öğrenci evleri ve yurtlarıyla ilgili sözleri son günlerin en çok konuşulan tartışma konusu oldu. Bu konunun esası nedir ve hükümet ne yapmak istiyor? İlk bakışta özel hayata müdahale mi edilmek isteniyor kaygısı ve endişesine yol açan açıklamalarla ilgili işin esasını anlamak için İçişleri Bakanı Muammer Güler’in konuyla ilgili açıklamalarının iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Yaptığımız araştırmalar ve edindiğimiz bilgiler gösteriyor ki, içişleri bakanının da başbakanın da açıklamadığı karanlık bir tablo ile karşı karşıyayız. Gelişmelerin arka planı açıklanmadığı için de yapılan konuşmalar “özel hayata müdahale mi edilecek”endişesine yol açtı?

Peki bu konunun temelinde neler var? 1980 öncesi ülkede sağ-sol çatışmalarını organize eden, laik-irtica, Alevi-Sünni çatışmaları için provokasyonlar tertip eden, 2006-2007 yıllarında sözümona “Cumhuriyet mitingleri” düzenleyerek ülkenin demokratikleşmesini ve gelişmesini engellemeye çalışan odaklar, çalışmaya devam ediyorlar. PKK konusunda “Çözüm süreci” başlamasından sonra bu sene Haziran ayında adına “Gezi” denilen provokasyonlar yapılmıştı. Amaçlarına ulaşamadılar. Bu kesimler “Sonbahar sıcak geçecek” dediler ama deşifre oldukları için Gezi’deki gibi taraftar bulamadılar. Çırpınmaya devam ediyorlar.

Yukarıda sıraladığımız eylemleri organize eden odakların taraftar ve militan toplamak için kullandıkları çeşitli yöntemler var. Bunlardan biri de öğrencileri devşirerek militan ve taraftar olarak kullanmak. Şimdi bu yöntemi eskisinden daha fazla uygulamaya başladıkları anlaşılıyor.

Bazı çağdaş görünümlü vakıf ve dernekler evler ve yurtlar açıyorlar. Bu evlerde ve yurtlarda kalan öğrencilere burs veriyorlar. Bursu vermenin şartı olarak da gençleri kızlı-erkekli aynı evlerde veya yasadışı yurtlarda ya da apartlarda kalma şartını ileri sürüyorlar. Bu yöntemdeki maksat, gençlerin ve toplumun aile ve ahlak değerlerini aşındırmak sonra da gençleri ailelerinden koparmak. Bu mekanlarda gençler bu toplumun ahlak anlayışına mugayir hatalara düşürülüyor. Gençlerin bu halleri video veya fotoğrafla kaydediliyor. Sonra da bu görüntüler o gençlere şantaj olarak kullanılarak örgütün ağından uzaklaşması zorlaştırılıyor.

Örgütün ağına düşen gençler bir süre sonra kurtulmak isteseler bile kurtulamayabiliyorlar. Ülke çapında bu şekilde kullanılan 1100'ün üzerinde öğrenci evinin tespit edildiği belirtiliyor. Çocuklarını okula gönderdiklerini ve onların okuduklarını düşünen aileler bir süre sonra kendi evlatlarını bir nevi kaybetmiş oluyorlar. Evlatlarını DHKP-C’ye kaptırmış ailelerin feryatlarını, çığlıklarını geçtiğimiz aylarda hep beraber seyrettik. Hatta bu konuda mücadele için dernekler bile kurulmuştu.

Kız-erkek birlikte bu şekilde yaşayan evlerdeki öğrencilerin % 96’sının aileleri çocuklarının buralarda böyle yaşandığından habersiz durumdalar. Yapılan araştırmalar bunu gösteriyor.

Bazı karanlık yapıların burs vererek devşirmeye çalıştıkları onbinlerce genç mevcut. Bu örgütlü yapıların Türkiye genelinde şartlı burs verdikleri ve kullanmaya çalıştıkları öğrenci sayısının 47 000’den fazla olduğu ifade ediliyor.

Son bir iki sene içinde üniversitede okuyan kız öğrencilerdeki kürtaj oranının büyük miktarda artış gösterdiğine dair ürkütücü istatistikler var. ODTÜ’de olay çıkarmaya çalışan öğrenci gruplarının çok önemli bir kısmı sözünü ettiğimiz karanlık grupların az önce anlatmaya çalıştığımız evlerinde ve diğer mekanlarda örgütlendirildikleri tespit edilmiş durumda.

Öte yandan 13 binden fazla öğrenci velisinin, emniyet, kaymakamlıklar ve valiliklere müracaat ederek, evlatlarının bu karanlık yapılardan kurtarılmasını istedikleri belirtiliyor. Şikayetçi olan ailelerin profiline bakıldığında büyük kısmının “Gezi” eylemlerinde başrol oynayan gruplara yakın kişiler olduğu anlaşılıyor. Bu da gösteriyor ki Gezi eylemlerinde istismar edilen toplum kesimleri, kendi üzerlerinden oynanan oyunları çözmüş durumdalar ve evlatlarının da bu örgütler tarafından heba edilmesini istemiyorlar.

PKK, DHKP-C ve TIKKO gibi terör örgütleri, anlatmaya çalıştığımız yöntemleri yaygın şekilde kullanıyorlar.

ÇYDD ve Aydınlık gibi örgütlerin muhatabı olan grupların de çok dikkatli olmaları gerekiyor. Bunlara terör örgütü demiyoruz. Ancak buralardaki yöntemlerin gençleri nerelere savuracağı konusunda ciddi endişeler var.

Bu noktada en büyük görev ve sorumluluk ailelere düşüyor. Anne babalar okula gönderdiklerini düşündükleri evlatlarının bir süre sonra yasa dışı bir örgütün militanı olduğunu duymak istemiyorlarsa, çocuklarının nerde kaldıklarını, nereden burs, yardım ve destek aldıklarını ve arkadaş çevrelerinin kimlerden oluştuğunu gözetmeleri gerekiyor.

Elbette devletin alması gereken tedbirler de vardır. Ama en etkili tedbir ailelerin alacağı tedbir olacaktır. Hiç kimse “çağdaşlık” ve “özgürlük” kılıfı altında gençlerin heba edilmesini savunmamalıdır. Hiç kimse gençliğin hatalardan korunması çabasını “özel hayata müdahale olarak” göstermeye çalışmamalıdır. Anayasanın 58. Maddesi bu sorumluluğu devlete dikte ediyor.

Devlet, gerçek manada özel hayata müdahale ederse hep beraber karşısına çıkarız. Bu olay nedeniyle “özel hayata müdahale ediliyor” yaygarasını koparanların kimler olduğuna dikkat edecek olursak hemen hemen hepsinin yakın tarihte, devletin gerçek manada,  “özel hayata müdahalesini” savunanlar olduğunu görürüz.

Bize yutturmaya çalışmasınlar..

Gençliğimize sahip çıkmalıyız.

Alper TAN

08.11.2013

AŞAĞIDAKİ YAZILAR DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

ABD ANKARA’DAN SONRA RİYAD’I DA KAYBETTİ

BİRLİĞİN GÜCÜ VE DÜŞMANIN KORKUSU

EYVAAH. “MİT TÜRKİYE’Yİ KOLLUYOR!”

İÇERİDEN VE DIŞARIDAN İNCE İNCE İNCİLER

28 ŞUBAT “ÜST YAPI” VE DEMİREL

28 ŞUBAT, BÇG VE YEŞİL HOLDİNGLERİN GERÇEK YÜZÜ!

DÜNYA YENİDEN KURULUYOR

28 ŞUBAT’IN 28 GÜNAHI

YENİ CHP ÇOK TUTARLI VE ÇOK BAŞARILI

MISIR'I UNUTTURMAK İÇİN SURİYE ÖNE ÇIKARILIYOR

DÜNYA SAVAŞI BAŞLADI HABERİNİZ OLSUN

DEĞİŞEN DÜZENLER VE KÜRESEL SAVAŞ İHTİMALİ

Yazarın Önceki Yazıları
Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Trump döneminde neler olacak? 10.11.2016Batı bu savaşı kaybedecek. Çünkü... 07.11.2016Haçlılar neden DAİŞ'i bitirmek istemez? 21.10.2016İşte gizli belge, ABD en tehlikeli terör örgütü 18.10.2016Cenk meydanı ısınıyor 13.10.2016ABD'nin korkusu ve Rusya'nın beklentisi ne? 11.10.2016Lozan'da ne kazandık ne kaybettik? 06.10.2016Sevr'i gösterip Lozan'a razı ettiler" 29.09.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
işin özü
 // serap gülce
Bu konu günlerdir konuşuluyor ama işin özünü kimse ifade etmiyordu. Başbakanın konuşmasının altında yatan nedeni şimdi anlıyoruz. Alper beye teşekkürler....
11 Kasım 2013 Pazartesi 15:43