YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Esrarengiz gelişmeler
25 Şubat 2008 11:30
Türkiye'de yaşanan son süreç bütün olumsuz yönlerine rağmen bir temizlenme süreci haline dönüştürülebilir. Böylece krizden fırsat çıkartılabilir. Birbirimizi kırıp dökmeden faydalı bir tartışma ortamı ile gerçekleri daha net görebiliriz. Yanlışlardan da o denli uzaklaşabiliriz. Karanlığa küfretmek yerine her birimiz neler olup bittiğini anlamak için zaman ayırırsak aslında olup bitenleri anlamanın zor olmadığını da görebiliriz.
Danıştay olayı ve devamındaki süreç hemen herkeste bazı kafa karışıklıklarına sebep oldu. Kanal A haberde ilk günden bu yana bu olayların Türkiye'yi karıştırma operasyonu olduğunu, olayların hedefinin ne laik kurumlar, ne dindarlar, ne hükümet ne de Türk Silahlı Kuvvetleri olduğunu. Olayların tam hedefinin top yekün Türkiye olduğunu açıkça söylüyoruz. Türkiye ise bu operasyona karşı operasyonlarla cevap veriyor. Artık yeni Türkiye'nin duruşu ortaya konuluyor. Ülkemize yönelik bu operasyonu yürütenler gerekli cevapları almaktadırlar. En önemli sıkıntı ülkemizde bazı kesimlerin halen kafasının karışık olması ve olup bitenleri anlamakta zorlanmaları.
Yaşanan son olayları eski kriterlerle ve eskiye dayanan varsayımlarla çözmeye çalışanlar bunları anlamakta zorlanıyorlar. Son olayları anlayabilmek için Türkiye'de önemli anlayış değişimlerinin olduğunu bilmeleri ona göre de olayları değerlendirmeleri gerekir. Hiçbirimizin kafası karışmasın. Siyasi söylemler veya kamu oyuna yansıyan kurumsal açıklamalar sert, incitici, kırıcı da olsa iktidarıyla, muhalefetiyle, TSK ve diğer stratejik kurumlarıyla herkes Türkiye tarafında, Türkiye safında yerini almış, duruşunu göstermiştir. Yönetim merkezi ruhundan yurt dışına bağlı önemli bir medya grubu ile kendi küçük, gürültüsü büyük bazı kesimler dışında bu ülkede yaşayan herkes bu ülkenin bağımsızlığını tercih etmiştir. Tekrar söylüyoruz. Bu mücadele Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesidir. Bu mücadele bırakılmayacaktır.
Şimdi bazı sorular sormak istiyorum. Dünya Bankası Başkanı Poul Wolfovitz, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman ve ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Marc Parris, Türkiye'de yaşanan bu sütreçte İstanbul ve Ankara'da neden esrarengiz toplantılar yaparlar? Bulgaristan üzerinden sessiz sedasız Türkiye'ye girerken diplomatik muhataplarını neden haberdar etmezler? Seksen civarında diğer Amerikalılarının da katıldığı toplantılarda neler konuşuldu? Yoksa bunlar boğazda nasıl balık tutulur onu mu araştırdılar?
Diğer soru: Türkiye'de soğuk savaş döneminden kalan ve güya Türkiye'yi Sovyet tehlikesinden korumak için yerleştirilmiş 90 adet atom bombasının olduğu yazılırken Türkiye neden bunları açıklamıyor? Bu atom bombalarının kumandası kimin elinde? Cumhurbaşkanı Sezer'in mi yoksa ABD Başkanı Bush'un mu? Eğer kumanda Bush'un elinde ise bu atom bombaları Türkiye'yi korumak için mi duruyor, yoksa Türkiye'ye tehdit olarak mı? Eğer Türkiye'ye tehdit olarak duruyorsa biz ABD ile nasıl oluyor da müttefik oluyoruz? Ne zamandan beri müttefikler birbirlerini atom bombası ile tehdit altında tutuyorlar? NATO tarafından Avrupa'nın önemli ülkelerine de yerleştirilmiş olan 450 adet atom bombası Sovyetler'in dağılmasından sonra söküldüğü halde Türkiye'deki atom bombalarının hangi sebeple muhafaza edildiğini kim açıklayacak? ABD mi, NATO mu, Türkiye mi? Bu ülkede yaşayan vatandaşlar olarak bu soruların cevaplarını öğrenme hakkımız yok mu?
Avrupa Konseyi'nin raporunda ülkemizin adının da bulunduğu listede önemli iddialar var. Gerçekten Türkiye'de CIA'nın gizli ceza evleri var mı? Varsa bu ceza evleri nerelerdedir ve içinde ne kadar esir vardır? Bu belgenin verilmesi için kimlerin talimatları, belge üzerinde kimin imzası var?
Türkiye'de esrarengiz toplantı yapanlar, Türkiye'ye hükmetmek için kafa patlatanlar şimdi biraz da oturup bunlara kafa yorsunlar.
Bütün bunları görüp de görmezden gelen “büyük” medyamızın “büyük” patronu da daha sonra halkın yüzüne nasıl bakacağını düşünsün.
Hadi hayırlı tıraşlar.
Yazarın Önceki Yazıları
ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.