YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Ertuğrul Özkök ve Ayşe Arman bunları da denesin
16 Temmuz 2009 17:04

Doğan Grubu yazarlarından Ayşe Arman ve arkadaşı, tesettür kıyafet giyip İstanbul sosyetesinin eğlence yeri Reina’ya girmeyi denemiş ama girememiş. “Karşı mahalle” olan Fatih semtine ve mütedeyyin kesimlerin tatil yaptığı bazı yerlere de çeşitli kıyafetlerle girmişler. Onları da denemişler. Hanımefendi karşılaştıklarını dalga geçerek yayınladı. Güya mahalle baskısının ne olduğunu ispat ederek, mahalle baskısı sosyoloğu olan genel yayın yönetmenini haklı çıkarmaya çalışıyor.



Kullanılan yöntem, aslında gazetecilik mesleği açısından mantıklı bir yöntem sayılabilir. Tabi aradığınızı söylediğiniz şeyi gerçekten bulmak istiyorsanız.. maksat gerçeği bulmak değil de maskaralık ve çarpıtma yapmak olunca hangi yolu denerseniz deneyin gerçeği bulamazsınız. Dolayısıyla Ayşe Arman’ın yaptığı maskaralıktan öte gidemedi. Gerçi Ayşe Arman’ın bir tek amacı var. Gündemde kalmak. Yazıları muhteva bakımından bir anlam taşımayınca, bazen soyunarak bazen çarşafa girerek kendinden söz ettiriyor. Şimdi biz de ister istemez onun arzu ettiğini yapmış oluyoruz. Ama olsun.



Sosyolog Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, mahalle baskısını gerçekten görmek istiyorsa, her türlü lüks tüketimin kışkırtıcı biçimde teşvik edildiği ülkede önce 550 lira aylık ücretle bir ay yaşamayı denesin.



Kadınların taktığı peruğa kafayı takan Ertuğrul Özkök, yüzüne gerçekçi bir takma sakal takarak orduevinde görev yapan bir tanıdığını ziyarete gitsin. İçeri girmeyi denesin.



Ertuğrul Özkök, kendisinin cumhurbaşkanı seçildiğini ama eşi başörtülü diye kendisinin başkomutan olmasına rağmen diğer komutanlarca kabullenilmek istenmediğini tahayyül etsin.



Ertuğrul Özkök, kendisinin subay veya astsubay olduğunu ama dini vecibelerini, inançlarının gereğini yerine getirdi diye ordudan atıldığını düşünsün.



Ertuğrul Özkök, ordu mensubu olduğunu düşünsün ve eşinin başı örtülü diye kendisinin ordudan ihraç edildiğini ve iade-i itibar için tüm hukuki yolların kapalı olduğunu, askerlik mesleği dışında bile herhangi bir iş bulamadığını düşünsün.



***



Ayşe arman ve onun gibi düşünenler ise, bir gün askerin yemin törenine başı örtülü olarak gidip, “kardeşinin yemin töreninde yer almak istediğini” söyleyip yemin edilen askeri mahalle girmeyi denesin.



Ayşe Arman, denemesi mümkün değil ama milletvekili seçildiğini ve doğal olarak TBMM genel kuruluna girmek istediğini fakat kendisinin sadece düşüncesi ve başörtüsü sebebiyle TBMM genel kurulundan karga tulumba dışarı atıldığını, arkasından da gözü dönmüş bir savcı tarafından gece yarısı evinin basıldığını düşünsün. Sonra da milletvekilliği hakkından mahrum edildiğini..



Ayşe Arman başını örtsün ve en yakın bir üniversite kampusüne bir öğrenci olarak girmeyi denesin. Nasıl karşılandığını anlasın..



Ayşe Arman bir an için üniversiteyi bitirdiğini ve fakülte birincisi olduğunu ikinci, üçüncü ve daha geride dereceye girenler ödüllendirilirken kendisinin sahneye bile çıkarılmadığını, ya da sahneye çıkmış olsa bile bir terörist gibi ağzının kapatılarak yaka paça dışarı atıldığını, ödüllendirilmek bir yana hakaret edildiğini düşünsün.. bütün bunların tek sebebi ise başındaki örtü olsun..



Ayşe Arman, ailesi veya kendisi istediği için devam etiği imam hatip lisesi’ni birincilikle bitirdiğini, iki milyona yakın öğrencinin katıldığı sınavda Türkiye ikincisi olduğunu, hukuk fakültesi istemesine rağmen adaletsizce kesilen puanlar nedeniyle arzu etmediği tek okula mahkum edildiğini düşünsün.



Bir belediye başkanı, milletvekili ya da bürokratın başörtülü eşi olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda subaylarla yan yana protokolde yer almayı denesin.



Ayşe Arman, eşinin cumhurbaşkanı olduğunu ama kendisinin başörtüsü sebebiyle komutanların, kocasının cumhurbaşkanlığını kabullenmek istemediklerini düşünsün.



Bütün bu denemeler ve yapılacak muhakemeler sonucunda Ertuğrul Özkök ve Ayşe Arman, tüm ilkel düşüncelerini ve ön yargılarını bir yana bırakıp değerlendirmelerine rağmen, karşılaştıklarından mutlu ve huzurlu iseler, laik-demokratik bir ülkede bunların normal bir uygulama olduğunu kabul edebiliyorlarsa biz de susalım, Ertuğrul Özkök ve Ayşe Arman gibi düşünelim.



Yok. Ayşe Arman ve Ertuğrul Özkök kendi aralarında tiyatro yapmak ve milleti eğlendirmek istiyorlarsa şaklabanlığı ve gazeteciği bırakıp adam gibi tiyatro yapsınlar. Biz de bilet alıp onları saygı ile dinleyelim.


İZLEYEMİYORSANIZ LÜTFEN TIKLAYIN


 


Analiz video




 


16.072009


Alper TAN

Yazarın Önceki Yazıları
ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Fethullah'ı verseler ne olacak! 23.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.