YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Ergenekon'da "az sonra.."
06 Nisan 2009 15:03


 


2009 yılında Türkiye’de neler değişecek?



Daha önceki yazılarımda da ifade ettiğim gibi, 1944’te Türkiye’de ipleri eline alan ABD, 1952’de Ankara’nın NATO içinde yer almasını sağladı. Türkiye’yi siyasi çekim alanına alan Washington, ülke içindeki operasyonel teşkilatını 1957’de kurdu. Yani ABD güdümündeki gizli yapılanmanın temelleri bu tarihe dayanmaktadır. Ancak 1957’de yapılandırılan bu teşkilatın ilk adı Ergenekon değildi. Bu ismi Mayıs 1993 tarihinden itibaren kullanmaya başladılar.



“ABD’nin NATO üzerinden yönettiği ‘Üst yapı’nın operasyonel gücü olan Ergenekon’da, bir ahtapotun kolları gibi oluşturulan, çeşitli örgütler görev yapıyor. Altta birbirinden bağımsız, ideolojik ve taktik olarak birbirinden farklı hatta birbirinin zıddı örgütler söz konusu. Her örgütün mensupları kendi hedef ve ideolojisine hizmet ettiğini, onun mücadelesini verdiğini zannediyor. Militanlar, uğruna baş koyduğu dava için yeraltına iniyor, dağa çıkıyor, gayri insani bir hayata razı oluyor, yaralanıyor ve gerekirse ölüyor. Ama örgüt liderleri aslında o ideolojiye değil, göbekten bağlı olduğu Ergenekon teşkilatına çalışıyor. Ergenekon koalisyonuna bağlı ama birbirinden farklı görünen bu örgütler üstte tek noktadan idare ediliyorlar.”



Ergenekon Örgütler konsorsiyumu:



Ergenekon koalisyonuna bağlı, PKK, Hizbullah, DHKP-C, TİT, İBDA-C ve yine Ergenekon’a çalışan diğer bağlantılı yapılanmalarda görevli tüm militanların ve kişilerin listesi büyük ihtimalle Ergenekon’un beyin takımının elindeki arşivde olmalı. Yapılan operasyonlarda bu listeler de ele geçirildi ise veya ele geçirilirse, bu terör örgütlerinin militanları acaba nasıl bir akıbetle karşı karşıya kalacaklarını hiç düşündüler mi? Ayrıca bu militanlar, uğruna ölümü göze aldıkları dava için çalıştıklarını zannederlerken aslında kime çalıştıklarını, nasıl iğfal edildiklerini görüp anlayınca kendi liderleri için neler yapacaklar? Bir yandan adaletin pençesine düşen Ergenekon, diğer taraftan dönen bumerang karşısında sizce ne yapacak?”



Bir yazımda sağ-sol çatışmaları ile dinamik ve idealist gençliğimizin düşman kamplara çevrildiğine dikkat çekip şunları eklemiştim: “Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu gibi laik düşüncenin önde gelenleri öldürülerek fatura İslami kesimlere yazılıp İslamcı-Laik çatışması amaçlandı.



Sivas’ta Alevi vatandaşlarımız hunharca katledilerek Alevi-Sünni ayrışması körüklendi. PKK fitnesi ile Türk-Kürt çatışması çıkarmak üzere çeyrek asırdan beri çalışıyorlar.



Allah’ın adını “Hizbullah” gibi terör örgütlerinde kullanarak İslam’ı lekelemeye çalıştılar. Birçok kirli işte Atatürk’ün adını kılıf olarak kullanıp Atatürk’ü de yıprattılar. Bazı uluslararası provokasyonlarla komşu ülkelerle aramıza düşmanlık tohumları ektiler.



Şimdi saydığımız ve sayamadığımız hadiselerin mağduru olan kesimler bütün bunların aslında kimler tarafından yapıldığını idrak edip anlamaya başladılar. Bundan sonra her geçen gün bunlar daha net olarak ortaya çıkacak.”
 
02.08.2008 tarihli “Olaylar tarihler ve Ergenekon” başlıklı Analiz’de ise 1993 yılı içinde meydana gelen olayları ve tarihleri sıralayarak bu olaylardaki Ergenekon izlerine ve kurguya dikkat çekmiştim. Savcıların 240 klasörü değerlendirerek hazırladığı 1909 sayfalık ek iddianamede yukarıdaki olayların hemen hepsinin Ergenekon işi olduğuna değiniliyor. Ergenekon konusu teyit ediliyor.



Ergenekon’un yeni suikast planları:



Şimdi bazı yeni gelişmeleri de sormak istiyorum. Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanı Behçet Oktay’ın intihar etiği açıklandı. Acaba gerçekten intihar mı etti yoksa çok yakınından birileri onu infaz mı etti? Behçet Oktay ölmeseydi önümüzdeki günlerde ne yapacaktı? Yapacağı şeyler kimleri rahatsız edecekti? Mesela Ergenekon konusunda bazı ifadeleri veya itirafları olacak mıydı?



Diğer soru: Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Rail Rızayev’in öldürülmesinde Ergenekon parmağı var mı, yok mu? Başbakan Erdoğan’a Adana’da yapılan suikast planının başında ve içinde kimler var?
Acaba Ergenekon, bazı isimleri ebediyen susturarak rahatlayabileceğini mi zannediyor?



Paşalar terör yapar mı?



26 Temmuz 2008 tarihinde yayınlanan “Sonun başı” başlıklı Analiz’de “Eski jandarma genel komutanı ADD Başkanı Şener Eruygur, Org. Hurşit Tolon ve diğer kişilerle ilgili ek iddianame ortaya çıktığında daha vahim olayları göreceğiz” demiştim. Ek iddianamede bu sanıklarla ilgili çok ağır suçlamalar var. Ergenekon Terör Örgütü’nün yöneticisi olmakla suçlanıyorlar. “Terörle mücadele eden koca paşalar terör yapar mı” diye savunanlara hatırlatılır. Yine aynı yazının devamında, Ergenekon davasının en az 5-6 yıl sürebileceğini ve davanın ilerleyen süreçlerinde Türkiye’de tahmin bile edilemeyecek çok önemli isimlerin yargılanabileceğini anlatmıştım. Süreç şimdi bu yönde işliyor.



Siyaset iş dünyası ve medya yeniden şekillenebilir:



Yine bu dava sürecinde ortaya çıkacak olan şok edici gerçekler nedeniyle siyaset başta olmak üzere, iş dünyası ve medya yeniden şekillenebilir. Ergenekon teşkilatı içinde yönetici veya taraf olarak yer almış olan siyasetçiler bu zeminden çekilmek zorunda kalabilir, yargı önüne çıkarılabilirler.



Yine Ergenekon yöneticisi, taraftarı, sponsoru veya destekçisi iş adamları sahip oldukları konumları yitirebilir, yargılanarak cezaevine girebilir. Aynı şey medya patronları ve yöneticileri için de söz konusu olabilir.



2009 yılı, Türkiye’nin değişiminde önemli bir tarih olmaya aday.



Alper TAN
12.03.2009



İZLEMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN



Yazarın Önceki Yazıları
ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.