YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Ergenekon manzaraları
16 Nisan 2008 14:41
CHP’nin büyük önderi İsmet İnönü, kendi döneminde Atatürk’ün resmini paradan, altından kaldırıp kendi resmini bastırmıştı. Son günlerde bu konu bir kere daha hatırlandı. Meydanlara kendi heykellerini de diktiren İsmet İnönü’ye “Neden böyle yapıyorsun” diye soranlara İnönü şöyle demişti. “Benim için en büyük tehlike onun (Atatürk’ün) gölgesi altında erimek ve ezilmek idi. Devlet icraatlarının tümü bana ait olmalıydı. Bunun için de gücüm, kudretim neyse benim damgamı taşıyacak. Bir dönemin başladığının belli olması gerekiyor.” diyordu. Demek ki İsmet İnönü paranın altının üzerinde Atatürk resmi bulunmasını “ezilmek” olarak görmüş ve buna tahammül edememiş. Ayrıca da devlet icraatlarının tümünde kendi damgası yer almalıymış. Son olarak da yeni bir dönemin başladığının belli olmasını istiyormuş. Bütün bunları yaptıktan sonra “Bizim ona (Atatürk’e) vefa ve sadakatimiz tarihin imtihanından geçmiştir” diyerek de CHP’ye yakışır mükemmellikte bir takiyye ile icraatlarını taçlandırıyordu.



***



Hani memleketimizde “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ya. Bu vecizenin altını doldurmak için, Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu muhteşem sözler söylüyor.


Sabih Kanadoğlu’nun birinci vecizesi:


“Halkın eğitilmesi lazım. Yurttaşları, Türkiye’ye kimlerin zarar verdiğini anlayacak duruma getirmeliyiz.”


Sabih Kanadoğlu’nun ikinci muhteşem sözü:


“Diyanet milli bütünlüğü bozuyor”


Sabih Kanadoğlu’nun üçüncü muhteşem sözü:


“Değil yüzde 47, yüzde 97 oy alsa bile bu dava açılır.”


Sabih Kanadoğlu’nun dördüncü muhteşem sözü:


“Ergenekon, Şemdinli gibi olmaya mahkumdur”


Sabih Efendiye göre Türk Milleti, ülkemize kimin zarar verdiğinin farkında değil. Bu cahil milletin eğitilmesi gerekiyor.


Sabih Efendinin sözleri ve icraatları milli bütünlüğü sağlıyor ama Diyanet, milli bütünlüğü bozuyor.


Sabih Efendi “Türk milleti adına” karar vermeye yetkilidir. Ama Türk milleti bırakın % 47’yi, % 97 oranında bir tercih bile yapsa bunun bir kıymeti yoktur.


Sabih Efendiye göre Adalet, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni yargılarsa adildir. Ama Ergenekon Terör Örgütü’ne dokunursa buna hakkı yoktur ve bunu başaramaz.


Sabih Efendi bu açıklamalarla yargıya kesinlikle müdahale etmemektedir. Çünkü adaleti tehdit etmek, yönlendirmek bu efendilerin doğuştan gelen haklarıdır. Kimse bunu eleştiremez.



***


Ergenekon soruşturmasında gözaltına alınan İlhan Selçuk ise Ergenekon savcısına “Abi nasihati” kılıfında “Kariyerini tehlikeye atma” uyarısı babında şöyle demişti.


“Savcı Bey anlaşılıyor ki çok ağır bir yük üstlenmiş, altından kolay kolay kalkılamayacak bir yük... Sorgulamadaki karşılıklı konuşmalarda sezinledim ki bu yük onu tüm yaşam boyu ezebilir... İlhan Selçuk'a gece baskınında kapsamlı düşünemeyen, kendi kariyerini bile tehlikeye atabilecek kararlar alabilen sevgili savcım, "Düşünen Adam" heykelini sanırım biliyordur... Savcım "Düşünen Adam" olmalı... Bu, yalnız ülke için değil, kendisi için de gerekli bir temel koşul...”


Gördüğünüz üzere İlhan bey, savcıya “sonunu iyi düşün” derken savcıya kanı ısındığı ve onu çok sevdiği için kesinlikle abi nasihati vermiştir. Savcıyı, yargıyı falan kesinlikle tehdit etmemiştir.


***


Memleketi milleten kurtarmaya çalışanların 12 Nisan Cumartesi Tandoğan’da yaptıkları zorlama kalabalıkta Ergenekon terör örgütü davasında tutuklu olarak yargılanan İşçi Partisi Başkanı Doğu Perinçek ve yine aynı konuda yargılaması sağlık sorunları nedeniyle tutuksuz devam eden Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi İlhan Selçuk posteri boy gösteriyordu. Poster ve pankartlarda “Hepimiz İlhan Selçuk, hepimiz Doğu Perinçek’iz” yazılıydı. Bu gösteriye katılan vatanperverlerin, özellikle de gösteriyi organize eden arkadaşların Ergenekon terör örgütüne manevi destek vermek gibi bir niyetlerinin olmadığını ise söylemeye bile gerek yok.




***



Çok değerli bir akademisyen olan ve yaptığı Dünya çapında keşiflerle adını uluslar arası literatürde sürekli gördüğümüz büyük bilim kişisi, müthiş vatansever Doç. Dr. Emin Gürses ise olmayan Ergenekon örgütü soruşturmasında gözaltına alınmadan önce laikliği kurtarmak için mücadele eden komutanlarımıza hitaben neler söylediğini bakınız şöyle anlatıyormuş:


“…Şimdi ben komutanlara Harp Akademisi’nde söyledim. Ben olsam başörtüsü maşörtüsü serbest, ister … açın ister … açın. Başınızı ne ederseniz edin, serbest. Ondan sonra derim ki ekiplere, ‘kardeşim, kavgayı başlatın.’ Millet birbirini yesin, bir bunu yaparım. Bak tam zamanıdır. Bırakacaksın, birbirini yesin millet.”



Değerli hocamız böyle dedi ise haklıdır. Akademik ve bilimsel verilere göre mükemmel bir öneri de bulunmuştur. Kesinlikle bir art niyeti yoktur. Bilindiği üzere küresel kıtlık nedeniyle ülkemizde de pirinç sıkıntısı yaşanmaktadır. “kardeşim kavgayı başlatın”dan maksat ekmek kavgasının başlatılmasıdır. “Bırakacaksın, birbirini yesin millet” önerisi ile de memleketimizdeki açlık tehlikesini sona erdirmek için laboratuar ortamında defalarca denenmiş ve başarılı olmuş bilimsel bir buluşu tavsiye etmektedir.



Sevgili hocam Emin Gürses, sizin gibi bilim adamlarına sahip olduğu için bu ülke ne kadar övünse azdır. Ve lakin bu nankör millet bunu hala anlamadı. Bu cahil milletin bunları anlayabilmesi için büyük hukuk adamı Sabih Kanadoğlu’nun isabetle buyurdukları gibi “eğitilmesi” gerekir. Adam gibi eğitmek için de rektörlüğünü Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ın yaptığı Akdeniz Üniversitesi gibi eğitim vermek gerekir. Baksana çocuklar ne güzel eğitim alıyorlar...



Görüyorsun hocam senin ve benim gibi aydınlar biraz daha artsa biz bu işi bitirmiş olacağız da neyse…





16.04.2008

Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.