YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Erdoğan Yol Ayrımında
25 Şubat 2008 14:56
Ankara tam manasıyla cumhurbaşkanı seçimine kilitlenmiş durumda. Yorumlar, senaryolar, komplolar havada uçuşuyor. Peki Tayip Erdoğan cumhurbaşkanı olursa ne olur, olmazsa ne olur.

Erdoğan cumhurbaşkanı olursa kıyamet kopmaz, rejimin sonu falan da olmaz. Hatırlarsanız onun, İstanbul belediye başkanı olacağı zaman da, başbakan olmasının öncesinde de birileri kıyametler kopararak muhalefet ediyordu. Ama ne oldu? Hiçbir şey olmadı. Bu tür gerekçelerle senaryo ve komplo teorileri üretenler, kesinlikle memleket sevdasında değil, kişisel ikballerinin kaygısındalar.

Erdoğan köşke çıkarsa bu onun için doğal ve meşru bir haktır. Ancak o da şahsi veya ailevi hesaplar peşinde değil de ülke menfaatleri doğrultusunda düşünüyorsa şunları iyi hesap etmelidir:

Ak Parti, kurulmasından kısa bir zaman sonra hemen ilk seçime girmiş ve iktidar olmuştur. Yani kurumsallaşmadan uzak bir lider partisidir.

Ak Parti yöneticileri ve mensupları, partinin kurulmasından bu yana hep iyi günde, iktidar döneminde bir arada oldular. Sıkıntılı ve kötü günlerde parti içinde nasıl bir gelişme olacağını kestirmek veya bu konuda iyimser olmak son derece zordur.

Erdoğan köşke çıkacak olursa:
1) şu anda onun çıkmasına muhalefet edenler şimdiki kadar ve şimdiki yöntemlerle olmasa bile yine çok çeşitli yöntemlerle yıpratmak için ellerlinden geleni yapmaya devam edeceklerdir. Bu çabalar doğru veya yanlış fark etmez onu yıpratacaktır.
2) Aktif siyasetçi olan Erdoğan, Çankaya’nın duvarları arasında durmak istemeyecek ve zaman zaman kendi partisi ve hükümetiyle karşı karşıya gelecektir.
3) Öbür taraftan isteseniz de istemeseniz de eş zamanlı olarak parti içinde liderlik mücadelesi başlayacak, yıpratıcı ayak oyunları ve muhalefetin gizli kışkırtmaları sonucu Ak Parti de, köşkte yıpranmaya başlayan Erdoğan gibi hızla yıpranmaya başlayacaktır.
4) Sonbaharda yapılacak genel seçimde mevcut şartlarda Ak Parti, yine tek başına iktidar olabilecek gibi görünüyor. Fakat cumhurbaşkanı seçiminde bir tercih hatası yaparsa bu şansını kaybedebilir. Unutmayalım ki belli ölçüde CHP hariç Türkiye’de tüm partiler lider partisidir. Kurumsal yapı ve kadroya dayalı, oturmuş prensipleri bulunan partilere dönüşebilmiş değildir. Bu konu da büyük oranda seçimleri ve tercihleri etkiler.

Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçimi konusunda parti teşkilatının ve milletvekillerinin görüşlerini öğrenmek için anketler ve yoklamalar yapıyor. Acaba bu yöntem ne kadar objektif ve doğru bir kanaat oluşturabilir iyi düşünmek gerekir. Neden mi?

1) Parti teşkilatları, Erdoğan’ın partinin başında kalmasını ister. Çünkü partinin lideri değişirse, partinin teşkilatı gibi görünmekle birlikte, aslında büyük oranda Tayip Erdoğan’ın teşkilatı olan kadroların değişme ihtimali var. Bu riski göze almak istemezler. Erdoğan partide kalsın derler.
2) Milletvekillerine gelince. Onlar, Erdoğan’ın köşke çıkmasını istediklerini söylerler. Bu ifadenin iki ayrı temel sebebi vardır.
Birinci grup: “Erdoğan, köşke çıkmak istiyor. Çıkma dersem onu sevmediğimi düşünür. Tekrar milletvekili seçimi geliyor. Aday olmam gerekir. Neme lazım. Köşke çık iyi olur diyelim” şeklinde düşünenler.

İkinci grup: “Erdoğan’la aram zaten iyi değil. Yerine büyük ihtimalle Abdullah Gül gelecek. Onunla daha iyi bir ekip oluşturup, partide daha yüksek mevkide yer alabilirim. Erdoğan çıksın da önümüz açılsın” şeklinde düşünenler.

Az sayıdaki istisnalar hariç bu iki grubun da ülke için ne kadar sağlık bir yaklaşıma sahip olduğunu vatandaş takdir edecektir.

En iyi formül ne olabilir?

Ak Parti öyle bir karar vermeli ki, hem köşke çıkacak kişi tartışma mevzuu yapılarak yıpratılmasın ve başarılı olsun, hem de parti zafiyete uğramasın, gelecek seçimde tek başına iktidara devam edebilsin.

Başörtüsü karşıtlığını tabu ve bir ideoloji haline getirenlerin, her konuya bu zaviyeden yaklaşım sergileyenlerin, bu tabusunun yıkılması için eşi örtülü birinin cumhurbaşkanı olması faydalı olur. Böylece bu lüzumsuz malzeme büyük ölçüde Türkiye gündeminden düşer. Ancak o kişinin uygulamalarında ve söylemlerinde kesinlikle ülkede artık başı açık, başı örtülü ayrımını ortadan kaldırması gerekir.

Tayyip Erdoğan partinin başında kalarak liderlik mücadelesini önleyebilir ve önümüzdeki seçimde, hatta oylarını bile arttırarak tek başına iktidara devam edebilir. Mayıstan sonra hızlı bir parlamento çalışmasıyla daha önce Sezer vetosuna çarpıp sonuçsuz kalan yasal ve anayasal düzenlemeler yapılarak halkı ve ekonomiyi daha da rahatlatabilir.

Peki köşke aday gösterildiğinde, ülkenin genelinin ve büyük ölçüde muhalefetin olumlu tavır gösterebileceği şahıs kim olabilir. Siyasi hayatı ve görevleri sırasında gösterdiği tavırla Abdullah Gül ideal bir aday olabilir.

Böyle olduğu takdirde ANAP, DYP ve hatta CHP milletvekillerinin bir kısmı bile dolaylı veya doğrudan destek olabilirler. Dikkat edilecek olursa marjinal, ideolojik bir kesimin dışında genel olarak muhalefet Ak Partili birinin çıkmasından ziyade Tayyip Erdoğan’ın çıkma ihtimali üzerine yapılıyor. CHP lideri Baykal’ın sözlerini iyi okumak gerekir. Baykal, Ak Parti’li birine muhalefet etmiyor. Erdoğan’ın köşke çıkmasına itiraz ediyor. Ayrıca başbakan Erdoğan’ın aday gösterme konusunda meclis başkanı Arınç’ın da doğru şekilde tavsiye ettiği gibi inatlaşmayı bırakıp CHP lideri Baykal dahil ANAP ve DYP liderleri ile de görüşmelidir. Üstelik şeklen değil, samimi bir yaklaşımla. Bu görüşmeler onun düşüncesinin aksine kendisini rahatlatabilir.

Şimdi tercih sırası başbakan Erdoğan’da. Erdoğan ya hırslarının yönlendirmesiyle köşke çıkıp kendisini de partisini de sıkıntılı bir sürece sokacak. Veya ülke çıkarlarını düşünüp yapacağı fedakarlıkla cumhurbaşkanını belirleyen kişi olarak, gelecek siyasetçilere de iyi bir örnek oluşturan lider olacak.


11.04.2007
Alper TAN
Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.