YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Dünya din ekseninde kutuplaşıyor
21 Kasım 2012 15:35

Batının efsunu bozuluyor. Doğu ise yeniden yükselen bir değer olmaya başladı. Bunlar net bir hüküm cümlesi. Yadırgayanlar olacaktır. Hele hele Suriye’de bir iç savaş varken, dünyanın gözünün içine baka baka İsrail Gazze’ye saldırıyorken, burnumuzun dibindeki Irak’ta başka bir iç savaşın ayak sesleri duyuluyorken bu cümleleri söylemenin ne kadar riskli olduğunun farkındayız. Gelişen olayların kafaları karıştırıyor olduğunu da biliyoruz. İşte tam da bu durumdan dolayı olayların nereye doğru gittiğinin tahliline ihtiyaç var.

Sık sık belirttiğimiz gibi Birinci Dünya Savaşı sonunda kurulan ve İkinci Dünya Savaşı sonrası da revize edilmiş olan Ortadoğu düzeni kökten değişiyor. Bir asırdan beri bölgede hüküm süren modern sömürü düzeni bu bölgedeki ülkelerde ardı ardına yıkılıyor. Şu an yaşamakta olduğumuz gelişmeler tam da bundan ibaret. Ülkemizdeki iflah olmaz batı hayranları ve ruhunu şeytanın şehvetine kaptırmış kesimler bu gelişmeleri ısrarla Batı’nın planları ile izah etmeye çalışsalar da İslam coğrafyasında yaşananlar, Vahşi Batı’nın bir asır önce kurmuş olduğu düzenin yıkılmasından ve halkların özgürlüğüne kavuşmasından ibarettir. Kabul etseler de etmeseler de gerçek budur. Bu durum Batı’yı ve Batı’nın içimizdeki uzantılarını son derece rahatsız ediyor.

Batı’nın zahiri politikaları fiili adımlarıyla hiç örtüşmüyor. Suriye’de Baas’ın düşmesini istiyormuş gibi yapıyorlar. Ama BM Güvenlik Konseyi’nden bir karar çıkartıp Esad’ın düşmesini desteklemiyorlar. Filistin’de iki devletli bir çözüm istediklerini söylüyorlar. Ama demokratik seçimlerle iş başına gelmiş olan Hamas’a terörist muamelesi yapıyor, İşgalci ve zalim İsrail’in icraatlarına ise destek veriyorlar. BM’nin İran’la ilgili yaptırım kararlarının eksiksiz uygulanmasını sağlayan Batı, BM’nin onlarca kararını hiç takmayan İsrail’e karşı sessiz kalıyor. BM Güvenlik Konseyi’nde yürüttükleri “danışıklı ihtilaf” ile her olayı idare ediyorlar.

Batı’daki haçlı damarı hiçbir zaman değişmedi. Sadece “postmodern” yöntem değişiklikleri oldu. İsevi-Musevi koalisyonunun son marifeti Suriye’deki Baas rejiminin ömrünü uzatarak, Ortadoğu’da diğer ülkelerde patlamak üzere olan halk ayaklanmalarının gelişimini engellemek. Engellenemese bile en azından bu ayaklanmalar ve değişim sırasında halklar arasına yeni fitneler sokarak, bölgenin yeni istikrarsızlıklara duçar olmasını temin etmek. Ekonomik ve siyasi krizlerle boğuşmakta olan Batı’nın toparlanarak gelişmeler karşısında hazırlık yapmasına zaman kazandırmak.

Bu bile Batı’nın aslında ne kadar çaresizlik içinde olduğunun işaretidir. Zannedilenin aksine Batı efsanesi hızla çökmektedir. Doğu’da ise yeni bir derlenip toparlanma çabası başladı. Bu toparlanma elbette şu an her derde deva boyutta değil. Sosyal olaylar zaten bir anda olup biten şeyler değildir. Zaman ister.

Başbakan Erdoğan’ın BM başta olmak üzere adı uluslararası kuruluşlar olan mekanizmalara kızması önemli. Ancak bu yetmez. Bu mekanizmalar değişmediğine göre onları dize getirecek başka mekanizmaların hızla kurulması ve güçlenmesi gerekiyor. Öyle zannediyoruz bir süre sonra NATO da,  tartışmaya açılacaktır. Açılmalı da.. Ergenekon yapısının neticede gelip dayanacağı noktanın NATO-ABD ekseni olduğunda kuşku yok.

Artık açıkça görülüyor. Dünya, din ekseninde yeniden kutuplaşıyor. Şu an için İsevi-Musevi koalisyonu iş başında. İslam toplulukları ise derlenip toparlanma aşamasında. Son yıllarda İslam ülkelerinde atılmış olan temellerin sağlam olduğu hissediliyor. Oluşturulan mekanizmaların geliştirilmesi, yeni kurumsal yapıların harekete geçirilmesi gerekiyor.Başbakan’ın bu noktada İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği’ni uyarması boşa değil.

Musevi destekli Haçlı koalisyonu değişen Ortadoğu düzenini önlemek için dünyanın Suriye’ye odaklanmış olan dikkatini Gazze’ye kaydırdı. Eşzamanlı olarak Irak’ta da bir iç çatışma kurgulanıyor. Lübnan ve Ürdün kaynama noktasına yakın. İran ise şu an bir ekonomik krizle karşı karşıya. Tahran’da siyasi kriz de sırada. Bu bölgede yer yer at izi, it izine karışabiliyor. Hangi olayın ardında neler olduğunu anlamak zorlaşabiliyor. Tablo karmaşık gibi görünmekle birlikte bu durum iyi gelişmelerin de habercisi.

Tarih boyunca Dünyada büyük siyasi gelişmeler, büyük savaşlar veya büyük karışıklıklardan sonra olmuştur. Ortadoğu düzeni kökten değişeceğine göre bu temel değişim de sancılı olacaktır. Batının hızla kendi kabuğuna çekilmeye başlayacağı Doğu’nun ise yeniden ayağa kalkacağı bu dönemde, Batı camiası siyasi acılar çekebilir, elbette bölgemizin insanları için de her şey kolay olmayacak. Ancak gidişat onu gösteriyor ki bu bölgede en acılı süreci İsrail yaşayacak. İsrail’i yönetenler, Nazi Almanya’sının izinde ilerliyorlar. Hitler’in Almanya’da milyonlarca Yahudiye yaptıkları ile İsrail’in Filistinlilere yaptıkları arasında özde hiçbir fark yok. Sadece yöntem farkı var.

hitler_natenyahu.20121121153615.jpg

Binyamin Netanyahu, Faşist Hitler’in yolunda ilerliyor. Olaylara ve resimlere baktığımızda hangisi Hitler hangisi Netanyahu ayırt etmek çok zor. Bu gün İsrail’de muvazenesini kaybetmiş kitleler Netanyahu’nun katliamlarına alkış tutuyorlar. Unutmayalım ki Adolf Hitler’in Yahudilere yaptığı soykırım da Nazilerce alkışlanıyordu. Bugün Hitler, ona alkış tutan Almanlar dahil olmak üzeredünyanın nefret ettiği liderlerin başında yer alıyor. Benyamin Netanyahu ve onun gibi yapanlar da yakın bir gelecekte lanetle ve nefretle anılacaklar.

ntenyahu_peres.20121121153729.jpg

Bu zulme karşı mücadele edenlerse tarihin altın sayfalarında yerlerini alacaklar.

Dünya hızla din eksenli bir kutuplaşmaya doğru ilerliyor. Bu kutuplaşmada konvansiyonel silahlar, tanklar, füzeler, akıllı savaş teknolojileri, nükleer silahlar etkili olamaz. Ve bunlara sahip olmak savaşı kazanmaya yetmez. Eğer böyle olsaydı saydığımız silahların hepsine ve fazlasına sahip olan Amerika, Afganistan savaşını on günde kazanırdı. On senedir kazanamadı. Eğer bu silahlar fayda etseydi bu silahların hepsine sahip İsrail, kuruluşundan 64 sene geçmiş olmasına rağmen hala Filistin’le uğraşıyor olmayacaktı.

ntenyahu_saron.20121121153811.jpg

Artık insanlığın en büyük silahı adalet ve insanlık değerleri. Bu değerleri taşımayanların kalıcı zaferler kazanması mümkün değil. Eğer İsrail bu topraklarda yaşamak istiyorsa bu toprakların gerçeklerini kabullenmek zorunda. Filistin’in bağımsız varlığını tanımadığı takdirde Filistin toprakları İsrail cehennemi olmaya devam eder. Filistin acı çektikçe İsrail de acı çeker.İsrail huzur bulmak istiyorsa Müslümanlarla uğraşmaktan vazgeçmek zorunda. Bugüne kadar bir kaç milyon Filistinli Müslümanla bile başa çıkamamış İsrail’in şimdi karşısına aldığı bir buçuk milyar Müslümanla başa çıkabilmesi mümkün mü?

Alper TAN

21.11.2012

 

 

Yazarın Önceki Yazıları
ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
teşekkür
 // serhat
Alper Bey analizlerinizi çok beğeniyorum.Sivil düşünce programınızı da elimden geldiğince takip ediyorum.Sizin gibi sağlam düşünen fikirlerini açık söyleyen cesur insanlara ihtiyacımız var.Sayenizde olayları değişik açılardan görüp değerlendiriyorum.Teşekkürler......
26 Kasım 2012 23:03
Güzeldağ
 // Ahmet
Alper Bey kaleminizin gücünü göstermişsiniz. Çok önemli noktalara parmak bastınız.İslam dünyası pısırıklıktan kurtarılmalı.Daha önce İslam Birliği,Türk Birliği kuruluyor demiştiniz.Ne aşamada? bir de Emre Bey halen Cidde'de görev başında mı?Sizi,Tamer Beyi,Celal Beyi dikkatle izliyorum.Saygılar...
23 Kasım 2012 17:00