YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Diyarbakır'da Hedef Kimdi?
25 Şubat 2008 16:10
Terör örgütünün bitirilmesi amacıyla önce siyasi ve diplomatik operasyon sonra da Silahlı Kuvvetler vasıtasıyla sınırötesi nokta operasyonlar yapan Türkiye kararlılığını sürdürüyor. Hükümet, sivil ve sosyal projeleri silahlı mücadeleden daha önemli görerek ciddi çalışmalar yürütüyor.

Dağlıca olayından bu yana geçen süreçte, Türkiye’nin kararlı tutumu karşısında örgütte müthiş bir sarsılma başladı. PKK’nın üst düzey önemli sayıda yöneticisi ele geçirildi. Irak’tan aldığı destek büyük ölçüde kesildi. Kürt liderler PKK’ya artık açıktan karşı çıkıyorlar. ABD, kendi çıkar ve menfaatleri ölçüsünde insanları, grupları ve toplulukları nasıl kullandığını ve işi bitince de nasıl satıverdiğini bir kere daha göstermiş oldu. Böylece Kürt gruplar da ABD’nin gerçek yüzünü yeniden görmüş oldular.

Türkiye, bir yandan siyasi ve diplomatik çabalarla uluslar arası tepkileri engellerken diğer yandan Irak ve Kuzey Irak Kürt yönetimi ile de temasa geçerek terör örgütünü yalnızlaştırdı. Çocukları dağda olan ailelerle irtibat kurularak evlatlarının bu hatadan dönmeleri için harekete geçmeleri sağlandı. Irak’ta bulunan PKK mensuplarından 1400’ün üzerinde bir sayının Irak ordusuna katıldığı anlaşılıyor. Türkiye topraklarında bulunan teröristlerin ise pişmanlık yasasından yararlanarak evlerine dönmeleri bekleniyor. Bu konuda çalışmalar devam ediyor.

Hala inmemekte direnmeye çalışan teröristlerin hayatta kalabilmek için önlerinde iki yol görünüyor. Ya diğerleri gibi terör silahını bırakıp Irak ordusuna katılarak Irak’ın güney ve iç kesimlerinde yani Kuzey Irak haricinde asker olarak görev yapacaklar, ya da pişmanlık yasasından yararlanarak teslim olacaklar. Bunları kabul etmeyenler için ise sadece kötü bir son var. Bir “hiç” uğruna ölmek.

Görüldüğü kadarıyla evladını terör örgütüne kaptırmış olan aileler durumun ne kadar ciddi olduğunun farkındalar. Çocuklarını kurtarmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Çünkü devletin sıcak yaklaşımı, samimiyeti ve babacan tavrını hissediyorlar. Devlete olan güven yeniden tesis ediliyor. Bütün bu gelişmeler ise terör örgütünü kaçınılmaz sona doğru sürüklüyor.

Örgüt içinde ağır suçlara bulaşmış olan bu nedenle teslim olmayı göze alamayan bir grup ise hala direnmenin yollarını arıyor. Teslim olmak ya da Irak ordusuna katılmak isteyen örgüt mensuplarını engellemeye çalışıyor. Her şeye rağmen pes etmek istemeyen bu grup şehirlerde bir taraftan araçları yakarak “ayaktayız” mesajı vermeye çalışıyor, öbür taraftan da sansasyonel eylemler yapmaya kalkışıyor.

Diyarbakır’da meydana gelen patlama, sansasyonel bir eylem. Uzaktan kumanda ile infilak ettirilen patlayıcı o sırada o yoldan geçen önemli bir ismi hedefliyor olabilir. Ancak hedefine ulaşamadığı anlaşılıyor. PKK, bu kadar insanın hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına sebep olarak da bölge halkı dahil herkesin nefretini bir kez daha üstüne çekmiş oldu.

Fakat özellikle bu son Diyarbakır olayında şu soruyu sormak gerekiyor: Anlık istihbarat son günlerde bayağı moda ya. Hadi eylemi PKK yapıyor. Bu PKK hangi PKK ve bu olayda “anlık istihbaratı” PKK’ya kim veriyor. PKK bu olayda gerçek hedefine ulaşsaydı neler olabilirdi. Acaba Pakistan’da ülkeyi kana bulayanlar, Türkiye’de de benzer bir süreci hala istiyor olabilirler mi? Mesela Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Beyaz Saray ziyareti öncesinde bu olay farklı bir anlam taşıyor olabilir mi?

Hani Beyaz Saray’da Başbakan Erdoğan’a Bush, Pakistan’ı sormuştu. Beklenen cevap alınamamış olmalı ki Pakistan bir buçuk ay sonra bu duruma getirildi. Acaba şimdi de birleri önce mesajı verip sonra cevabı almak istiyor olabilir mi?

Son soru ise kendime. Dünyada dönen olayların birbirleriyle hiçbir alakası yok ya. “kendimi fazlaca kurgu ve komplo teorilerine kaptırıp senaryo yazıyor olabilir miyim?"

Sizce hangisi?

04.01.2008
Alper TAN
Yazarın Önceki Yazıları
Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.