YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
"Çuval"ı Gerçekten Unutabilir miyiz?
25 Şubat 2008 16:12
ABD, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Türkiye üzerinde önemli etkisi olan ülkelerden biri. Osmanlı’nın son zamanlarında ve Cumhuriyetin kuruluşu aşamalarında Amerikan mandası isteyenler vardı. Fakat Washington’un Türkiye üzerindeki gerçek egemenliği 1944 ortalarında başlıyor. Türk askerinin Kore’de savaştırılmasında, Türkiye’nin NATO’ya alınmasında, 1960 ihtilalinde, Kıbrıs harekâtı bahanesiyle Türkiye’ye ambargo uygulanmasında, 1980 darbesinde, 1990 sonrası artan faili meçhul ama “malum” siyasi cinayetlerin perde arkasında, Cumhuriyet döneminin en ağır darbesi olan 28 Şubat harekâtında, “Ermeni soykırımı iddiasının” sürekli sıcak tutulmasının geri planında her zaman en önemli aktör ve faktör ABD olmuştur.

Bunları PKK’dan, Türkiye’deki Hizbullah örgütüne kadar, periyodik ekonomik krizlerin şifrelerine kadar genişletmek mümkün. Ayarlı 11 Eylül olaylarının ardından Irak’ı da işgal ederken 1 Mart tezkeresinin reddi üzerine Türkiye’ye karşı neler yaptığı ise hafızalarda. PKK’nın elinde bulunan ağır silahların kim tarafından örgüte verildiği, örgüt mensuplarının itiraflarında mevcut. Ayrıca bu durum Başbakan Erdoğan’ın ağzından ABD yönetimine en üst düzeyde iletilmiş ve kamuoyuna da açıklanmış vaziyette.

Öte yandan özellikle son iki seneden beri Türkiye’ye karşı örtülü bir savaş yürüten, mevcut Bush yönetiminden başkası değil. Önceleri PKK’ya silah ve çeşitli destekler vererek onu koruyup kollayan, besleyip büyüten ABD. Ankara’nın terör örgütünün bitirilmesi kararlılığı karşısında, “ABD egemenliğinde bulunan bir ülkeye, Türkiye operasyon yapıyor” görüntüsü ile Irak’ta karizmayı çizdirmemek için Ankara’ya sınırlı destek verdiği de belli. Türk halkı üzerinde, imajı yerlerde sürünen Bush yönetimi, “istihbarat veriyoruz”, “hava sahasını da açtık”, “ABD istihbarat verdi, Türk jetleri vurdu” manevraları ile yaptığının bin katını Türkiye’den almaya çalışıyor. PKK’ya silah, Türkiye’ye istihbarat veren Washington, medyamızın da çanak tutmasıyla ucuz bir imaj parlatma kampanyasına girdi. 5 Kasım’daki, “PKK ortak düşmanımız” aldatmacasının propaganda dalgası henüz bitmeden şimdi Cumhurbaşkanı Gül’ün ziyareti ile, Washington ve ülkemizdeki Amerikan sevdalıları, yeni bir propaganda kampanyasına başlayacaklar.

“Çuval unutuldu” çuvallaması benzeri “bilimsel” yorumları bir süre daha fazlasıyla dinleyeceğimiz anlaşılıyor. Kan gölüne çevirerek “taş devri tehdidini” uygulama aşamasına gelen, Butto’ya yapılan CIA patentli suikastı bahane ederek bu ülkeye asker yerleştirip Pakistan’ın nükleer silahlarını kontrol altına almak isteyen Washington, şimdilerde Türkiye ile pırıltılı zahiri ilişkiler görüntüsü ile aslında İslam dünyasına da bir mesaj vermiş oluyor. Böylece Pakistan’da yürütülen kirli işler, belli ölçüde örtülmüş oluyor.


Hiç birimiz, hiçbir ülke ile daimi düşmanlık peşinde değiliz. Olamayız, olmamalıyız. Ama hiçbir ülke veya kesim de Türk milletini enayi yerine koymamalı. Kimse de Türkiye’yi böyle göstermemeli. Ülkemize karşı kötülük yapanlar da, iyilik yapanlar da karşılığını görmeli. Fakat hiç kimseye hak ettiğinden fazla bir şey verilmemeli. Bush yönetimi, son haftalarda Türk medyasında dönen imaj parlatma kampanyasını kesinlikle hak etmiyor. Meslektaşlarımız bu oyuna daha fazla alet olmamalılar.

Eğer muhatapları da olumlu karşılık veriyorlarsa Türkiye, ABD de dahil her ülke ile elbette dost olmalı. Fakat hiç kimse Türkiye’ye yapılan darbeleri unutturamaz, çuvalı unutturamaz, millete çektirilen çileleri unutturamaz. Bunları millet unutmaz, millet unutsa, tarih unutmaz.

Tavuklar bir yumurta yumurtlayıp yarım saat gıt gıt gıdaklar. Şimdi de Washington sempatizanları böyle yapıyor. Bu gıdaklamalar, Bush yönetiminin yaptıklarını hiç unutturamaz.

Bugün yazdıklarınızı, söylediklerinizi daha sonra unutmuş olabilirsiniz. Ama birileri sizlere de hatırlatabilir. Unutmayalım ki çok fazla sürmeden Bush yönetiminin gerçek yüzünün ne olduğunu gösteren olaylarla tekrar karşılaşabiliriz. O zaman sizin unutmaya çalıştığınızı Amerika’nın hiç aklından çıkarmadığını siz de göreceksiniz. En azından o zaman yüzünüzün kızarmaması için…

08.01.2008
Alper TAN
Yazarın Önceki Yazıları
ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.20162017 ve sonrası neler olabilir? 22.12.2016Bu 'terör' değil, dış saldırıdır 17.12.2016İran, müflis batının Truva atı mı? 16.12.20163. Dünya Savaşının Adı "Terör" 12.12.2016Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.