YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Cuntacılık devlet kurumu oldu
23 Kasım 2009 18:16

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral İlhami Erdil’in harcamalarını inceleyen mahkemenin başkanı Hakim Yarbay Tanju Ünal’ın geçtiğimiz Haziran ayı içinde makamında intihar ettiği haberini okumuştunuz.

 

Mahkemeye verdiği ifade ile İlhami Erdil’in rütbelerinin sökülmesine ve mahkum olmasına yol açan emekli Albay Ali Belgütay Varımlı’nın da 20 Kasım’da intihar ettiği belirtildi. Milli Savunma Bakanlığı’nın eski Teftiş Kurulu Başkanı olan Ali Belgütay Varımlı, 2005 senesinde kızı ile birlikte yargılanan Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil aleyhine ifade vermiş, yargılama sonunda mahkum olan ve ceza evine giren oramiral Erdil’in tüm rütbeleri de sökülmüştü. Albay Varımlı, İlhami Erdil aleyhine ifade verdiği için Alaattin Çakıcı tarafından ölümle tehdit edildiğini de açıklamıştı.

 

Şimdi Yarbay Tanju Ünal da Albay Belgütay Varımlı da yok. İntihar etmiş oldular. Millet de inandı öyle mi?

 

Gün geçmiyor ki TSK içindeki çıldırmış, hasta ruhlu bir kesimle ilgili iddia edilen yeni bir skandal patlamış olmasın. Hazırlanan darbe planlarının, komplo ve tezgahların ardı arkası kesilmiyor. Artık planların isimlerini bile karıştırmaya başladık. Öyle bir ordu düşünün ki içinde belli bir kesim cuntayla yatıp, darbe rüyaları görüp, komplo planlarıyla kalksın. Milleti ve ülke sınırlarını düşmanlardan koruması gerekenler kendi halkına karşı düşmanca duygular beslesin. Halkı suçtan, suçludan, komplo, saldırı ve provokasyonlardan korumasından vazgeçtik, kendisi bu haltlara bulaşmış bir yapı düşünün. Bir vatandaş olarak kendinizi ne kadar güvende hissedebilirsiniz?

 

Öyle gözü dönmüş adamlar ki halkın yarısının oylarını alarak iktidara gelmiş, kendisinin de bağlı olduğu bir hükümeti iğrenç tezgahlar ve komplo planlarıyla ortadan kaldırmaya çalışıyor. Mütedeyyin kesimleri suçlayacak kurmaca eylemler, suikastlar ve toplumsal kargaşa çıkaracak olaylar planlıyorlar. Ülkeyi kendi içinde siyasi, ekonomik ve sosyal olarak berhava ederken dünyada da çok zor durumlara düşürecek, yalnızlaştıracak işler peşindeler. Bunu yaparken de sözümona ulusalcılık yapmış, laikliği savunmuş olacaklar.

 

Bunun adı düpedüz hainlik, yabancı servislerle işbirlikçilik ve halk düşmanlığıdır. Buna ulusalcılık demek için uşak olmak gerekir. Ortaya çıkan “Kafes” tezgahıyla ilgili herkesin bir kere daha düşünmesi gerektiği ayan beyan ortada. Bu gözü dönmüş adamların melun emellerine ulaşmak için yapmayacakları iş, çiğnemeyecekleri kutsal yok.

 

Yarbay Tanju Ünal ve Albay Belgütay Varımlı’nın normal bir intiharla öldüklerine de hiç kimse bizi inandırmaya çalışmasın. Artık şunu açıkça söyleyebiliriz. TSK içindeki pislikleri bir bir, tomar tomar ifşa eden ihbar eden ve kurumun kirli yapılardan temizlenmesi için uğraşan insanlara, Ergenekon davasına bakan savcılara ve hakimlere gözdağı verilmeye çalışılıyor. “Aklınızı başınıza almazsanız, akıbetiniz Yarbay Tanju Ünal ve Albay Belgütay Varımlı gibi olur” mesajı veriliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay’ın “intihar” meselesi de ondan farklı görünmüyor.

 

Bütün bunlar olurken başka tuhaflıklar da oluyor. Başbakan “Bunları kurcalamanın ne anlamı var. Kurumlarımız tahrip oluyor” diyor. Başbakan Erdoğan’ın bu komplocuları bırakıp da kirli planları deşifre eden medya kuruluşlarını hedef almasını normal bir kafayla anlamak mümkün değil. Demek ki TSK içindeki darbeci ve cuntacılar da artık resmi bir kurum sayılıyorlar. O halde size hayırlı olsun. Bu manzarayı gördükten sonra “Böyle başa böyle tarak” demekten kendimi alamıyorum.

 

Gözünüzü kapatarak gündüzü gece yapamazsınız. Herkes şunu iyi bilsin ki artık mızrak “Kafes”e sığmıyor. TSK bu ay sonu yapılacak Yüksek Askeri Şura’da halkı rahatlatacak kararlar almalı. İçerdeki kirli yapılar temizlenmeli ve yargılanmalı. Yoksa TSK bu kafesten çıkamaz.

 

Alper TAN

Yazarın Önceki Yazıları
ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Fethullah'ı verseler ne olacak! 23.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
senin adamın..
 // dalgacı
ey alper tan,
kızdığın başbakanı o şekilde konuşturan senin adamın ilker başbuğ. hani attığı hdr oka kebap yetiştirdiğim ilker başbuğ var ya, işte ondan bahsediyorum. ilker başbuğ'un eksenine girmese başbakan böyle konuşur muydu? nasıl olsa siyasi iradeye vurmak kolay. vur bakalım. sıkıysa askere de vursana? bu mu senin demokratlığın, ilkeliliğin?...
07 Aralık 2009 22:31
Tehlike
 // ahmet tiryaki
biz türk insani asker dendimi ölüme kosan Gençleri hatirlariz vatan için ölen yigitlerimizi Ama gel gelelimki bugün Asker denilince aklimiza Darbeci Din düsmani Ve Halkin Acaba Diye Tedirgin oldugu bir kurulum akla geliyor bugun ana yasayi hice sayan emirkomuta zincirine birde destek verenler olunca isin icinde artik o kurumun yipranmamasi diye birsey olamazz BEnce asker asker gibi davranip edebine ahlakina atasina atatürküne layik bir asker olmali...
23 Kasım 2009 23:50