YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Cindoruk kimi kurtaracak?
06 Mayıs 2009 15:55

Ona sağdan bakarsanız Süleyman Demirel’i soldan bakarsanız İsmet İnönü’yü görürsünüz. Tam karşıdan baktığınız zaman da Çevik Bir’i. Tıpkı Demirel gibi hep halk adamı görünmüş ama daima statükoya ve halk karşıtı odaklara hizmet etmiştir. Kendini Adnan Menderes’in avukatı olarak pazarlamış ama Menderes düşmanlarıyla işbirliği yapmıştır. Hiçbir zaman Adnan Menderes’in avukatlığını yapmadığı da bizzat Adnan Menderes’in oğlu Aydın Menderes tarafından açıklanmıştır.


Siyasi hayatına Demokrat Parti gençlik kollarında başlamasına rağmen, statüko, DP’yi hedefe koyunca Cindoruk, DP’den kopan muhalif milletvekillerinin kurduğu Hürriyet Partisi’ne girmiştir. 24 Kasım 1958'de Hürriyet Partisi, kendisini feshetmiş, parti yönetiminin çoğu CHP'ye geçmiştir.


Hatırlarsanız 28 Şubat 1997 darbesi sırasında da benzer olaylar olmuş ve Refah Partisi ile hükümet ortağı olan Doğruyol Partisi’nde yer alan Hüsamettin Cindoruk ve beraberindeki ekip partiden ayrılarak tıpkı 1950’lerdeki Hürriyet partisine benzer biçimde Demokrat Türkiye Partisi’ni (DTP) kurmuş ve bu partiyi 28 Şubatçıların hizmetine sunmuşlardı. Böylece Çankaya’da Süleyman Demirel, DTP’de Hüsamettin Cindoruk, Genelkurmay’da İsmail Hakkı Karadayı ve Çevik Bir, Anavatan’da Mesut Yılmaz elbirliği ile hareket etmişlerdi. Bu dönemin devamında da siyaset tekrar vesayet altına alınmış, Türkiye’nin karşılaştığı en ağır darbe uygulanmış onlarca banka kasten batırılarak içleri boşaltılmış, bu milletin 60 milyar dolara yakın tasarrufu “hiç” edilmişti.


Statükoya karşı görevini özenle yerine getiren Hüsamettin Cindoruk, son zamanlarda mesaisinin büyük bölümünü televizyonlarda Ergenekon avukatlığı yaparak geçiriyordu. TV’den avukatlık yeterli gelmemiş olacak ki Cindoruk, Ergenekon’a desteği siyasi yollardan da ifa etmek için şimdi Süleyman Soylu’nun istifa ettiği DP genel başkanlığına soyundu.


Statükonun Cin’i 76 yaşındaki Cindoruk DP genel başkanlığına adaylığını açıklarken bile Ergenekon avukatlığını ihmal etmedi. Ergenekon davasına bakan savcıları ve mahkemeleri organize suç örgütü gibi göstermeye çalıştı.


Süleyman Soylu, genel başkan olduğundan bu yana ortaya koyduğu tavırla DP siyasetini yeniden ihya etmeye dönük adımlar atmaya başlamıştı. 29 Mart seçimlerinde oylarını hissedilir biçimde arttırmayı da başarmıştı. Anlaşılan, bu durum statükonun Cin’lerini rahatsız ediyor. Hüsamettin Cindoruk "İnşallah merkezde işbirliğini sağlayacağız" diyor. Hüsamettin Bey’in merkezle işbirliğinden kastı aslında CHP ile işbirliğidir. Yani düşünebiliyor musunuz, Demokrat Parti’ye darbe yapanların siyasi uzantısı olan CHP ile ortak hareket edecek yeni Demokrat Parti’nin başkan adayı.  Cindoruk, Süleyman Demirel’le görüştüğünü de söylüyor ve "Onun desteği her zaman benimledir" diyor. Aynı Süleyman Demirel 22 Temmuz 2007 seçimlerinde has adamı İlhan Kesici’yi CHP’den milletvekili yaptırmıştı. Yani merkez sağı birleştireceği balonu ile şişirilen İlhan Kesici sonunda Demirel’in onayı sonucu CHP ile birleşmişti. Şimdi mutlu bir siyasi hayatı vardır herhalde..


Şimdi Hüsamettin Cindoruk da aynı merkezi kastediyor.


O merkez”in telkinleri ile 2007 yılında 367 bid’atına ANAP’ın başında olan Erkan Mumcu ile beraber fiilen destek olan Mehmet Ağar, siyasi hayatına kötü bir jübile yapmıştı. Böyle bir jübile Ergenekon’un Cin’ine de çok yakışır doğrusu. Kılavuzu Demirel olana bu yakışır çünkü. Zaten Demirel’e ilaveten Sabih Kanadoğlu, İsmail Hakkı Karadayı, Ahmet Necdet Sezer gibi meslek uluları ile istişareyi de ihmal etmiyordur Hüsamettin bey.
Hüsamettin beyin Rahşan hanımla da sık sık görüşmesinde fayda var bu günlerde. CHP ile ortak hareketi güçlendirmek için DSP’nin başına da “Merkez”ci bir genel başkan getirilirse çok iyi olur. Süleyman Demirel, Deniz Bayal, Hüsamettin Cindoruk, Sabih Kanadoğlu, İsmail Hakkı Karadayı ve Rahşan Ecevit bir araya gelip DSP’ye de el atarlarsa çok faydalı olacak. Memleketin buna çok ihtiyacı var. Çünkü DSP’de de genel başkan boşluğu söz konusu. Ergenekon’un bu boşluğu da doldurması gerekir. Aksi halde Ergenekon’u kim, nasıl kurtaracak?


İşte memleketimin siyasetindeki son gelişmeler böyle. Bütün bunlar artık anlaşılabilir şeyler Türkiye için. Ancak anlamakta zorlandığım bir şey var. O da şudur:


Hadi şimdiye kadar oluyordu. Ama şimdi, başında Hüsamettin Cindoruk olan bir partiye Demokrat Parti denilebilir mi? Bunu bir türlü anlayamadım.
Alper TAN
06.05.2009


İZLEYEMİYORSANIZ TIKLAYIN



Yazarın Önceki Yazıları
ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.20162017 ve sonrası neler olabilir? 22.12.2016Bu 'terör' değil, dış saldırıdır 17.12.2016İran, müflis batının Truva atı mı? 16.12.20163. Dünya Savaşının Adı "Terör" 12.12.2016Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.