YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Çiçekli Darbe Provası
26 Haziran 2009 15:27

Taraf Gazetesi’nin 12 Haziran’da yayınladığı haber o gün bu gündür tartışılıyor. “AKP ve Gülen’i bitirme planı” başlığı ile yayınlanan habere konu belge veya Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a göre kağıt parçası, ortalığı karıştırmaya yetti. Genelkurmay böyle gerçek bir belgenin olmadığını söylüyor. Ama her nedense Askeri Yargı, olmayan belge için yayın yasağı getiriyor.


Askeri Savcılık ve Genelkurmay kesin bir dille böyle bir belge yok da diyemiyor. Böyle bir belgenin olmadığına kendilerinin bile inanmadıkları sonucunu çıkarıyoruz. Yapılan açıklamalardan zaten genel manada kamuoyu da tatmin olmuş değil. Öteden beri darbe, muhtıra ve askeri vesayet taraftarı olan kesimlerse zaten askerden önce bu belgenin sahte olduğuna bizleri inandırmaya çalıştılar.


Burada bazı sakatlıklar olduğu ortada. Öyle bir görüntü var ki askeri savcılık böyle bir belge hazırlandığını ortaya çıkarmak için değil de böyle bir belgenin olmadığını ispatlamak üzere çalışma yapmış gibi görünüyor. Adli Tıp, Polis ve Jandarma’nın aksi yönde kanaatine rağmen askeri yargı, belgenin fotokopi olduğundan hareketle olayı kapatmaya çalışıyor.


Belgede ismi ve imzası geçen Albay Dursun Çiçek’in ifade tutanağında neden öncekilerin aksine farklı bir imza kullandığı noktası üzerinde durulmuyor.


Bağımsız Askeri Yargıdan söz ediliyor. Emir komuta zinciri içindeki bir yargının bağımsızlığından söz etmek sadece komik bir iddia değil mi? Bu bağımsız denilen askeri savcılar ve askeri hakimlerin sicil amirleri kimler? Bu askeri savcılar ve askeri hakimlerin terfisine kimler karar veriyor? 


Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un askeri yargıya baskı yapmamış olması kimsenin baskı yapmadığı anlamına gelir mi? Bırakın askeri yargıyı, gerek duyduklarında sivil mahkemelere bile baskı yapmaktan geri durmayan bazı komutanların askeri yargıya hiç baskı yapmadıklarına ne kadar inanabiliriz?


28 Şubat sürecinde halka göstere göstere yüksek yargı mensupları dahil hakimlere ve savcılara Genelkurmay karargahında psikolojik harekat amaçlı beyin yıkama ve yönlendirme yaparak adaleti baskı altına alan Genelkurmay içinde, bu alışkanlıktan herkes vazgeçmiş midir?


Eğer Genelkurmay veya TSK içinde kafayı darbeyle bozmuş birileri bir plan hazırlayacaksa bu gayr-i meşru planı TSK’nın resmi evrakları arasına koyup bir de resmi evrak kaydı mı yapacaktır? Bazı TSK mensupları böyle bir plan yapmak istiyorsa başka yerlerde de hazırlamış olamaz mı?


Genelkurmay Başkanı Başbuğ, TSK’ya karşı sahte belgeler düzenlenerek yapılan bir asimetrik psikolojik harekattan söz ediyor. Bilemediğimiz birilerini isim vermeden ima ediyor. Böyle bir yöntemle topu taca atmak doğru değil. TSK mensuplarının bu tür belgeler hazırlamadığını kimse söyleyemez. Söylese de buna kimse inanmaz. İnanıyorum diyenler de gerçekte inanmıyorlardır.


Ülkemizin yakın geçmişi bu tür ve envai çeşit askeri belgelerle tescilli. Ergenekon davası sürecinde ortaya çıkan sayısız evrak, Nokta Dergisi’nin yayınlamış olduğu, muhataplarının ısrarla inkar ettiği ama sonunda resmen doğrulanan belgeler, Genelkurmay’ın resmi Web sayfasında yayınlanan 27 Nisan bildirisi, deşifre olan andıçlar.. bunlar da yalan mı?


Belgenin aslı bulunamadı olayı kapatalım” mantığı sadece kendimizi avutmaktır. Bu kağıt parçası denilen belgede sadece bir partinin ve bir cemaatin adının geçiyor olması sadece adı geçenleri ilgilendirmiyor. Aslında tüm siyasi partileri, parlamentoyu, anayasayı, demokrasiyi ve toplumun tüm kesimlerini de hedef alıyor.


O sebeple bu derin komployu planlayanların üzerine hep beraber gitmeliyiz. Böyle bir planın Genelkurmay başkanının emri ile hazırlandığı kanaatinde değilim. Orgeneral Başbuğ’un kamuoyu huzurunda tüm gerçekleri açıklamasını da beklemiyorum. Ama TSK içinde böyle bir belgenin hazırlanmadığına da kesinlikle inanmıyorum.


Olay kapatılmamalı. Derinlemesine incelenmeli. Gerçekten araştırıldığında öyle zannediyorum birkaç sayfalık basit bir fotokopi olmadığı, çok daha geniş boyutlu bir uygulama planı olduğu, toplumun her kesimini ilgilendiren taraflarının bulunduğunu görmüş olacağız.


Hüsamettin Cindoruk’un DP’nin başına nasıl getirildiği, ANAVATAN Partisi’nin Cindoruk’la neden birleştirilmeye çalışıldığı, zorlama yöntemlerle sözde “merkez sağ” siyaset oluşturma gibi bazı siyasi projeler de bu planın içinden çıkarsa şaşırmam.


Bu konunun üzerine en fazla da Genelkurmay Başkanı Başbuğ gitmelidir. Bu belgenin yazılı olmayan hedeflerinden biri de İlker Başbuğ olmalı. TSK içinde birileri İlker Başbuğ’la beraber yapamadıklarını veya İlker Başbuğ’a yaptıramadıklarını onu da aşarak yapmak istiyor olabilir.


Türkiye’nin en fazla sahip çıkması gereken kurumlardan birisi de hiç kuşkusuz Taraf Gazetesi. Taraf kimsenin ağzına almaya bile cesaret edemediği gerçekleri cesurca ifade ediyor. Çok düşük bir tirajı olmasına rağmen yayın hayatına başladığından bu yana Türkiye’nin sancılı demokrasi tarihine damgasını vurdu. Eğer bir şeye ille de “kağıt parçası” diyeceksek, gerçekleri yazamayan, darbeci yalakalığı yaparak ayakta durmaya çalışan ve adına “gazete” denilenlere “kağıt parçası” demek gerekir.


Dikkat etmemiz gerekenlerden biri de “fotokopiden belge mi olur” saptırması ile bir yerlere selam çakan siyasetçi görünümlü şapkasız onbaşılardır.


Eskiden darbeler tanklı silahlı bombalı olurdu. Bir öncekini postmodern diye yutturmaya çalıştılar. Devir değişti. Şimdi moda “Çiçek”li darbeler.


Hadi hayırlısı.


26.06.2009
Alper TAN 


İZLEYEMİYORSANIZ TIKLAYIN


 



Yazarın Önceki Yazıları
ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.20162017 ve sonrası neler olabilir? 22.12.2016Bu 'terör' değil, dış saldırıdır 17.12.2016İran, müflis batının Truva atı mı? 16.12.20163. Dünya Savaşının Adı "Terör" 12.12.2016Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.